nur_perisi yazmış | 9 Yorum yapılmış
İşte yine filmi başa sarıyoruz. Yine adın geçiyor ve yine yüreğime kıvılcımlar sıçrıyor. Dışarıda deli gibi yağmur var. Ama o da ne? Nedense içimdeki yangın daha da alevleniyor. Yağan yağmur hatta gözyaşlarım alevi biraz olsun eksiltmiyor.
Dur durak bilmeyecek, bu işkence bitmeyecek. Herkes ondan bir haber getirecek ama kimse iyiyi söylemeyecek.
Koskoca 20 yıl. Anlatılması güç, yaşanması imkansız. Sadece hayali var önümde. Tam 20 yıl önceydi ondan vazgeçişim.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı, aile, anne, ölüm, özlem, baba, babaanne, evlat, hastalık, kırgınlık, sevgi, sigara, vazgeçmek
12 Mayıs, Pazartesi , 2008
semich07 yazmış | 5 Yorum yapılmış
Hayrettin Güneş, ölceği gün ilkokul arkadaşının geleceği vapura yetişmek için saat beş buçukta uyandı. Vapur altı buçukta gelecek olmasına rağmen, evinin uzak olmasından dolayı ve herhangi bir aracın geçmemesinden dolayı erken uyandı.
Sabahın erken saatleri olmasından dolayı hava daha ışımamıştı. Karanlık ormanlık alandan yürürken, bir yandan elinde tuttuğu Salih’in ilkokulda kendisine verdiği bilyelere bakıp gülümsüyor, bir yandan da arkadaşının neden apar topar geldiğini düşünüyordu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: arkadaş, çay bahçesi, ölüm, bilye, kan davası, simit, vapur
29 Nisan, Salı , 2008
limoncicegi yazmış | 2 Yorum yapılmış
Ne kadar acılaştı hayatın tadı baba? Sen yoksun, sol yanım yok, her şey daha bir ağırlaştı baba.
“Çok erken, çok taze” diyorlar acıma. Yalan. Üstünden kırk yıl da geçse tükenmeyecek, azalmayacak acım. Farkındayım baba, yokluğunun bana tahmin edemeyeceğim kadar koyduğunun farkındayım.
Sensizliği yaşamak çok zor baba. Hele bir de yaşayacak o kadar güzel günler beklerken bizi. Hayatın zor olduğunu biliyordum ama sensiz çekilmez olduğunu bilmiyordum.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı, Allah, ölüm, baba, hayat
10 Nisan, Perşembe , 2008
 juju yazmış | 9 Yorum yapılmış
İstediği olmuştu işte. Evlenmişti sevdiğiyle. İlk çocuğunu kucağına aldığında on dokuz yaşındaydı Aysel. Anne olmuştu. Güzel bir anne. Kızının adını Sıla koydu. Kızı da onun canı değil miydi? O kadar uysal ve o kadar şirin bir bebekti ki…
Atilla çok seviyordu karısını ve kızını. Beraberlerken mutluydular.
Yıllar geçti ve Sıla büyüdü. Atilla bir işe girdi ve çok para kazanmaya başladı. Her şey çok güzel gidiyordu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: affetmek, aldatılmak, anne, ölüm, üniversite, baba, babasızlık, evlilik, mektup, mezuniyet balosu, mutluluk, patlama, seni seviyorum, terketmek
9 Nisan, Çarşamba , 2008
fatih dayan yazmış | Yorum yap
Öncesi: “Söz kısmı bitti ve harekete geçtin varsayıyorum. Kabul et ki, her şey andadır. Hatta şunu da kabul et, beklediğin veya tahmin edemediğin kötülüklerle zaten yüzleştin. Zaman aldatmacası ne derse desin, sevdiğin her şey öldü. An, her zamanı kapsadığından, baştan sona kadar her dem için sonsuz hüzün duy.”
Ve: “İlk başlarda rüyalarım saçmalığını yitirdi. Ben uykumu yitirdim. Süreci durduramıyorum.”
Mâba’det-tabia anlamı tanımlamaz. Anlam, adlandırılıp sistematik sınıflandırılabildiğine göre yine eşya tarafından tanımlanabilir: Farklı kümelerin elemanlarını ilişkilendiren mantıktır.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ai, ölüm, kusursuz, mantık, metafizik, otonom, süreç, uyku, yarı iletken, şüphe
9 Nisan, Çarşamba , 2008
|
|