Romantik yazmış | 7 Yorum yapılmış
Bir ilkbahar sabahıydı seni görüşüm. Bakışların içimi eritmişti. Bana güldüğünü hala hatırlıyorum ki düşün bu yedi sene önceydi.
Yağmurlu bir 23 Nisan sabahıydı benim oluşun. 23 Nisan sabahıydı kalbimde var oluşun. Kıvırcık saçların vardı omuzlarına dağılan ve tatlı bakışların içimi dağlayan. Çok sürmedi sana aşık olmam.
Cep telefonu da yoktu o zamanlar. Okuldan gelince beni arardın, sesini duymak için evden dışarı çıkmazdım. Telefonun başında az mı bekledim aramanı, az mı istedim beni sevdiğini söylemeni.
Ama sen ben sormadan söylemezdin.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: 23 nisan, ayrılık, aşk, aşk acısı, özlemek, bitti, unutamamak, şiir
25 Şubat, Pazartesi , 2008
juju yazmış | 6 Yorum yapılmış
Hep sevmişti yağmurları. Yağan, dökülen damlalar doğanın harikalarıydı ona göre. Bulutlardan dökülen bir damla tenine her değişinde huzur dolardı içi. Ruhu, gözleri, iliklerine kadar huzuru hissederdi içinde.
Yine yağmur yağıyordu. İçinden ”Bugün güzel olacak galiba” dedi. Her zamanki gibi vapura bindi. Çoğu insan sırılsıklam olmuş ve yağmurdan yakınıyorlardı.
Vapurun içine gidip bir köşe bulup oturdu. Yanına yaşlı bir adam oturdu. Ne kadar da benziyordu babasına. Bu adam tıpkı babası gibiydi. Yüzünde bir gurur, bir ezilmişlik ve asillik taşırdı hep. En çaresiz zamanlarında bile eksik olmazdı yüzünden o ifade.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çiçek, ölüm, özlemek, baba, huzur, matem, mezar, sigara, vapur, yaşlı adam, yağmur
8 Şubat, Cuma , 2008
yesilimtrak yazmış | 5 Yorum yapılmış
Kış geldi. Yine yoksun hayali sevdiğim. Sensin diye çaldığım her gönül kapısı bir yanılgı. Seni görmek için içmek mi lazım? Seninle yan yana ellerin elimde olması için yağmur yağmaması mı gerekiyor? Özlediğim her an yağmur, sen varken diye ağlamak…
Benden başka gideceğin başka kapıların da vardır. Seven sevdiğine kavuşsaydı Mecnun kör olup Leyla’sız kalmazdı.
Yazları sevmiyorum gelmesin. Diyorsun artık gerçek biri lazım. ”Beni bırak, unut” diyorsun. Unutmak kolay olsaydı, seni çağırdığım her an neden hiç tereddütsüz geliyorsun. Sen kopabiliyor musun ki, sensiz kalmamı bekliyorsun?
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ölmek, özlemek, üşümek, gitmek, ideal sevgili, Leyla ile Mecnun, tereddüt, yağmur
28 Aralık, Cuma , 2007
anafikir yazmış | 19 Yorum yapılmış
Önümdeki klavyenin yukarı gösteren ok tuşuna takıldım. Aslında o takılıyor, üff! Yarım saattir burnumdan soluyarak onu izliyorum. Basıyorum bırakıyorum, basıyorum bırakıyorum. Yavaşlığı beni sinir ediyor.
Kaç kere kapağını çıkarıp, altını üstünü temizleyip tekrar taktım. Hiçbir şey değişmedi. Hala sinir oluyorum, gıcık ediyor beni!
Sinir olan benim ama beni sinir eden “ben” değilim. Onun suçu yok. Aslında büsbütün ben “ben”i özlüyorum. Şuç mu ki? Şimdi neden bu bana itirafmış gibi geldi ki?
» Hikayenin Devamı
Etiketler: özlemek, babaanne, bilgisayar, düzen, değişmek, huzur, karışık, klavye, meyve suyu, mutluluk, sarhoş, sprite, tuş
26 Aralık, Çarşamba , 2007
arya yazmış | 24 Yorum yapılmış
Aynada kendine bakıyordu. Banyodan yeni çıkmıştı, saçlarından sular damlıyordu. Önce alelacele saatine baktı, saat 07:45 idi.
Güne mümkün olduğu kadar erken başlamalıydı. Her şeyi zamanında yapmalıydı. Üzerini giyip, saçlarını kurutmak için yarım saati vardı. En geç 08:15′de evden çıkmış olmalıydı.
Hemen giymek için ayırdığı kıyafetleri giydi, dağılmış birkaç kıyafeti vardı yatağın üstünde, onları toparladı. On dakika geçmişti.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, ayna, ayrılık, ölüm, özlemek, bakımlı, karşılıksız aşk, kuaför, kırışık, mektup, mutlu olmak, sevgili, şarap
25 Aralık, Salı , 2007
|
|