gizem4004 yazmış | 1 Yorum yapılmış
Bugün garip uyandım uykumdan. Sanki bütün gecen beni düşünmekle geçmiş, yüreğinin acısı yüreğimde kalmış.
Biliyorum ki, uykuların yarım, biliyorum ki, hiç bitmiyor senin de kâbusların. Mutluluk ne kadar uzak değil mi bize…
Deli gibi severken, yürek onun için çabalarken, acının uyutmadığı o geceleri çok iyi bilirim ben. Yastıkla savaşırsın. Bir türlü beğenmez o düşüncelerle dolu kafanı koyduğun yeri.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı, anılar, ağlamak, üzülmek, üzmek, hata, mutluluk, nasihat, terkedilmek, uyuyamamak
2 Mayıs, Cuma , 2008
yazi_yorum yazmış | 5 Yorum yapılmış
Hayata dair yaşadıklarımıza bakınca, kimse olanlara bir anlam veremez, ya da bu anlamsızlık karmaşasında kendine pay çıkarır. Kendine pay çıkaranlara benim sözüm. Sözüm ona pay çıkarma kavgasında olanlara.
Seversin; belki yanındasındır, belki kilometrelerce uzağında… Ne kadar seversen sev, seninle ilgili kuşkular hep vardır. Oysa senden önce neler yaşadı, nasıl sevdi bilsen kıskanırsın. Senden önce sevdiğini nasıl sildi, bilsen korkarsın.
Bu, ne onun son derece sevecen, ne de son derece acımasız olduğunun göstergesidir. Bu sadece onun hayat felsefesidir ve ”Hak edene hak ettiği gibi davranacaksın” mantığından başka bir şey değildir.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı çekmek, anlamak, ayrılmak, üzülmek, bitmiş ilişki, karmaşa, pollyanna
18 Ocak, Cuma , 2008
bastet84 yazmış | 5 Yorum yapılmış
Hatırlıyorum da çocukluğumda akşam sefaları açardı evimizin önünde. “Evimiz” dediysem aslında başkalarının olup, bizim kendimizinmiş gibi benimsediğimiz bilmem kaçıncı ev…
Bu benimseme hissiyle, her taşındığımız evde, yeniden bağlamaya çalışırdık çözülüp, gitmiş ailemizin bağlarını. Hepimiz yaşama tutunabilmek için evin muhtelif yerleriyle samimi olur, onlara, kendimize has özellikler katarak, evimize gelenlere “Burası bize ait, bizim bir parçamız” hissi uyandırmaya çalışırdık.
Ben hep akşam sefalarına bağladım o evde yüreğimi. Öz be öz olmama rağmen kendimi hep üvey hissettiğim o evin içinde bana ait hiçbir yer yoktu. Bu yüzden belki de hep “dış kapının akşam sefası” oldum.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: akşam sefası, anne, çocukluk, üzülmek, baba, beklemek, Cocuk, eski zamanlar, evlilik, geri dönmek, yalnızlık
6 Ağustos, Pazartesi , 2007
jaslin yazmış | 16 Yorum yapılmış
Dün haberleri izliyordum. Son zamanlardaki artan şehitlerimizin haberleri içimi parçalıyor zaten. Ankarada iş merkezinde canlı bomba patlamıştı. O zaman üzüldük, ağladık oradaki insanların haline.
Haberlerde o olayda yaralanan 17 yaşındaki bir çocuktan bahsediyordu. Kafasına iki şarapnel saplanmış. Birini çıkarmışlar. Diğerini ise çıkarmak imkansızmış.
Yüreğim sızladı görünce. Ama daha sonra işittiklerim ağlattı beni. Aylarca hastanede yatan bu yavru ne söyleneni anlayabiliyor, ne konuşabiliyor, ne de hareket edebiliyor…
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çocuk, üzülmek, canlı bomba, gençlik, haber, hastane, şehit
30 Temmuz, Pazartesi , 2007