sakinesuskun yazmış | 15 Yorum yapılmış
Adam, karısı, kızı ve baldızı tarlada çalışıyorlarmış. Güneş tam tepelerinde. Yakıcı bir sıcak var.Adam su getirsin diye kızını pınara göndermiş. Kız pınara ulaştığında ulu bir ağaç görmüş. Ağaca bakmış, düşünmeye başlamış;
- “Benim bir çocuğum olursa, bu pınara gelirse, bu ağaca çıkarsa ve bu ağaçtan düşüp ölürse nasıl dayanırım?”
Başlamış ağlamaya. Baba susuzluktan yanarken bir taraftan da kızını merak etmiş. Baldızına seslenmiş;
» Hikayenin Devamı
Etiketler: altın, aptal, at, ağaç, ağlamak, ağıt, çocuk, bakkal, baldız, cehennem, pınar
17 Kasım, Cumartesi , 2007
mskalimero yazmış | 6 Yorum yapılmış
Annemin beni ummadığım şaşırtan bir şevkatle içeri alıp, başıma beze sarılı buzu bastırmasından ne zaman sonra, bir akşam hep birlikte dama çayı-çerezi götürüp, divanlara yayılmış, hemen karşımızdaki açık hava sinemasından piyango vurmuş hissi yaratan filmi seyrediyoruz. Film hangi filmdi, ben sonuna kadar kıpırdamadan izler miydim orası flu..
Damda açıkhava sineması izlemek uzunca bir süre bizi idare ediyor, mutlu mesut geziniyoruz. Ne zamanki şarj bitiyor, tekrar doldurmak üzere çıkıyoruz topluca yukarı, yan komşumuz da eşlik ediyor bize.
Evet sinemayla ilgili bir şey gelecek bizim Çiğdem’in başına diyorsunuz ama son derece yanılıyorsunuz.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, ağaç, dam, film, kanca, köpek, olta, portakal, sinema
11 Eylül, Salı , 2007
barkpeanut yazmış | 5 Yorum yapılmış
Hadi gel. Başladım ağlamaya. Yüzümü görmeden sarıl, nefesin olsun arkamda.
Dal olalım. Garip bir ağaç gibi sarılalım gökyüzüne. Kalalım öylece. Durduralım zamanı ellerimiz buruşana, yüzümüz kuruyana, parça parça olup, dökülünceye kadar.
Sen gitme, görmeyeyim gidişini, bükülmesin boynum. Biliyorum ki öyle kalakalıp, sensiz oyunu bitirimekten korktuğumu.
Ağlıyorum. Olmasını isterdim ağlarken arkamda nefesin…
Etiketler: ağaç, ağlamak, gitme, nefes, sarılmak
10 Haziran, Pazar , 2007