trintragula yazmış | 6 Yorum yapılmış
“Z a P Z i”… Uzattığı kağıtta Zapzi yazıyordu. Harfler birbirinden ayrı ve farklı renklerdeydi. Z’ler sola yatıkken P ve i sağa yatıktı.
- “Bu kağıtta ne anlatmak istedim sence?” diye sordu.
- Zapzi. Hmm… Ne demek istediğini bilmiyorum.
- Biraz düşün. Mesela bu harfleri kullanarak anlamlı bir sözcük oluşturabilir misin?
» Hikayenin Devamı
Etiketler: akıl oyunları, alışkanlık, özel tim, banka soygunu, bilmece, emrehan halıcı, harry potter, kitap, pizza, zeka oyunları
2 Mayıs, Cuma , 2008
KaraKalem yazmış | 3 Yorum yapılmış
Hiçbir şey ne sebepsizdir, ne de hikmetsiz! İnsan, ibret penceresinden yaşadıklarına şöyle bir bakmayı deneyince bu sözün doğruluğunu çok iyi anlıyor. Yaşamımızda yer edinen her olayın, her şeyin bir sebebi ve bir getirisi muhakkak vardır!
Umutlarla başladığımız yolculuklar hüsranla son bulunca; “Neden ben, neden bunların hepsi benim başıma gelir” diye düşündüğümüz olmamış mıdır hiç? Yaşadıklarımızın kıyısında köşesinde ‘hayır’ arayıp, ‘şer’den başkasını bulamadığımız olmamış mıdır?
Bulamayız, göremeyiz. Çünkü içimizi yakan ateş, gözlerimize kadar ulaşmıştır! Ne öğretmenlerimiz, ne ailemiz bize şu üç kelimeyi öğretememişler:
» Hikayenin Devamı
Etiketler: alışkanlık, hayat, hayır, sukunet, sıkıntı, şer
22 Nisan, Salı , 2008
asena75 yazmış | 19 Yorum yapılmış
Biz Türkler ne garip insanlariz. Hiç tanımadığımız insanlara abi, abla, amca, dayı, teyze, analık, babalık, kardeş, bacı, yenge ve daha buna benzer bir sürü sıfatla hitap eder, onları derhal ailemize katmayı bir marifet biliriz.
Ben de Türkiye’de yetiştim. Yıllarca kendimden büyüklere bu sıfatlardan birçoğunu kullanarak seslendim. Hiçbir zaman aklıma bile gelmeyen bir şey bu tip hitap sözlerinin karşımdaki insanı yaralayıp rencide edebileceği.
Aşağı yukarı 12-13 yıldır Almanya’da yaşıyorum. Burada küçücük çocukların bile bana veya diğer yetişkinlere adıyla hitap etmesi önceleri garibime gitmişti ama alışmışım demek ki.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: almanya, alışkanlık, genç, hitap, sarsılmak, türk, türkiye, teyze, yaş, şok
2 Nisan, Çarşamba , 2008
boraan1 yazmış | Yorum yap
Küçük bir çoçuk gibi anneme sarılıp ”Anne ben aşık oldum” demek istedim. İçimden kopup gidenlerle, içime akan o sinsi mutluluğun acımtırak halini yudumlarcasına sana bakarken…
Oysa ilk kez görüyordum ben seni. İlk kez, ilk görüşte aşk!
İçime ağlama duygusu düştü, kendimden korktum. Annem sakınır da beni, içime düşen o kıvılcımdan korur da, sana, bu aşka çaresiz halimi anlayıp, usulca saçımı okşar ve ben nedensiz ağlayarak, seni unuturum diye ona sarılmak istedim.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: alışkanlık, aşık olmak, sevgi, soru, yıldırım aşkı
27 Ağustos, Pazartesi , 2007
cilekbahcesi yazmış | 4 Yorum yapılmış
Bende garip bir alışkanlık mevcut. Bilmem, belki birçok insanda da vardır. Arabada yolculuk esnasında gördüğüm tüm tabelaları okuma gibi.
Aman birini okumadan geçerim diye ödüm kopar resmen. “Bakkal Remzi, Taç Linens, İş Bankası, Ayakkabı Dünyası, Bilmem kaçıncı noter…”
Aman ha, birini bile kaçırmamalıyım. Masaldaki yollarını bulmak için geçtikleri yolları ekmek kırıntısı bırakan çocuklar misali, hepsini okuyup, aklımda tutayım ki, tekrar yön bulmamda kolaylık olur bari.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: alışkanlık, hastalık, psikoloji, tabela, takıntı, yolculuk
8 Ağustos, Çarşamba , 2007
|
|