Bnan yazmış | 4 Yorum yapılmış
Lise 2′ye gidiyorum. Ömer abi (servisçi) ile aramız pek iyi, şakalaşmalar gırla. Bir gün en yakın arkadaşım Çiğdem’le, Ömer abiyle konuşuyoruz. Ömer abi servise bindi. Çiğdem;
- “Ömer abi sana çelme atıyorum bak” dedi. Ömer abi;
- “Sıkıysa” dedi.
Servis yavaşça geliyor. Çiğdem ayağını tekerleğin hizasına uzatmış, bekliyor. Tekerlek yaklaştı, tam ezecekken Çigdem ayağını çekti.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı, arkadaş, ayak, çelme, gülmek, komik, lise, okul, servis, servisçi, şaka
27 Kasım, Salı , 2007
hall yazmış | 25 Yorum yapılmış
“Lütfen”lerle yaşıyorduk sen de biliyorsun. “Lütfen bu çeşmede araba yıkamayınız” yazısı çıkardı karşımıza ya da “Lütfen anne, lütfen baba, lütfen tanrım” derdik her sıkıştığımızda.
Dağınıklığımızın yeterli gelmesi, artık kendimizin bile görmeye başlaması, insanlara kendine gel deme lütfenini verir miydi sanıyorsun.
İyililik meleklerinin hep işsiz olması ya da karşına çıkanların meslekten ihraç edilmesi, işini bilip işe gitmeyenlerden olması, seni ne kadar üzerdi? Beni üzer miydi sanırsın.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, araba, ayak, çeşme, baba, derin, huzursuz, laik, layık, lazer, lütfen, melek, meslek
28 Mayıs, Pazartesi , 2007
ceselo yazmış | 10 Yorum yapılmış
10 küsür sene önceydi. İlkokul 2. sınıfa gidiyordum. Öğretmenden inanilmaz derecede korkan bir arkadaşım vardı. Bir gün tenefüste yanımdan geçerken hafifçe bana çarpı. Ben de onun bu huyunu bildiğimden biraz eğleneyim deyip, “Seni öğretmene söyleyeceğim” dedim.
İlk tepkisi hemen “Elini ayağını öpeyim, söyleme” demek oldu. Ben de ayağımı öpersen söylemem dedim. İlk önce biraz direndi ama sonunda kabul etti.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: arkadaş, ayak, öpmek, öğretmen, ilkokul, korku, teneffüs
16 Mayıs, Çarşamba , 2007