mskalimero yazmış | 24 Yorum yapılmış
Şu Gamlıbaykuş’un başına gelenler kimsenin başına gelmemiştir, desem yalan olmaz. Eee Gamlı Baykuş adı üstünde her şeyden gamlanır ama burnunu sokmadanda edemez hiçbir şeye…
Hala Antalya’nın çorak kasabası Serik’te oturduğumuz yılların bir tanesi, ayların biri ve bir gün..
Karabaş’ın çenesine giren olta kancasının acısı uzunca bir süre okundu Karabaş’ın gözlerinden. İnlemesi, geceleri için için uluması bir çentik yarası açtı yüreğide Gamlının. Nice sonra iyileşti Karabaş ve evilerini korumaya devam etti.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: abi, antalya, ayakkabı, bisiklet, kemer, mavi, rugan, serik
21 Eylül, Cuma , 2007
anafikir yazmış | 6 Yorum yapılmış
Eskiden çocuklar için bir mahalle kavramı vardı. Yani çocuklar evlerinin olduğu çevredeki komşu çocuklarıyla tadından yenmez oyunlar oynarlardı. Şimdi öyle mi ya…
Bir arada olmak, birlikte bir şeyler yapmak adına bir sürü oyun üretirdik. Bunlardan biri de taşlı futbol oyunuydu. Mahalledeki kimsede plastik top yokken tercih edilen bir top oynama şekliydi. Yuvarlak forma yakın bir taş bulunur, karşılıklı kaleler kurulur, başlanırdı futbola.
Toprak sokak aralarında, tozu dumana katarak taşın arkasından koşardık. Bazen tozdan gözgözü görmez, rastgele tekmeleri savururduk, neye, kime denkgelirse : ) Karambolde kimvurduya giderdik çoğu zaman. “Kim vurdu lan bana” diye aranamazdık da çünkü her an gol yiyebilirdik : )
Şimdi hatırlıyorum da, gol atıcaz diye kaç ayakkabı eskitmiştik. Akşama eve döndüğümüzde de ayak parmaklarımız morarırdı da annemiz kızmasın diye çorabımızı çıkarmazdık yatarken : )
|
|
Etiketler: ayakkabı, çocukluk oyunları, çorap, futbol, gol, köy, mahalle, plastik top, spor, taş, tekme atmak, top, toprak, toz
1 Mayıs, Salı , 2007