baybora yazmış | 4 Yorum yapılmış
Kimi botaniğini inceledi, renklerine baktı, dallarını dikenlerini sevdi, kimi kokladı, kokunu, çeşitlerini sevdi. Kimi sende maneviyatını buldu, peygamberine benzetti, kokunu ondan aldığını düşünerek, seni uzun uzun kokladı. Sana herkesin bir bakış açısı vardı.
Ben sana hep bülbülün gözüyle baktım, “Gülüm” dedim, feryat ettim, seni öyle sevdim ki…
Şarkılar hep seni söyledi, şiirler hep seninle başladı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: Allah, azrail, evlat, gül, hemşire, huzurevi, kısmet, nisan, peygamber, tekerlekli sandalye
19 Mayıs, Pazartesi , 2008
Semih yazmış | 16 Yorum yapılmış
Dedemin gectiğimiz ay vefat etmesi üzerine yazdım;
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Ne bir ses ne bir nefes kalır geriye.. Söylenmedik o kadar söz, yapılmadık o kadar iş varken… Geçmiş günlerin geri getilmeyeceği ve hatta geri getirmenin akla bile gelmeyeceği bir an. Ne hisseder insan, neler düşünür?
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: azrail, ölüm, dede, sessiz gemi, Yahya Kemal Beyatlı, yaşam
10 Ekim, Çarşamba , 2007
asena75 yazmış | 11 Yorum yapılmış
En küçük dayım, menenjite yakalanıp ateşler içinde yatarken, anneannem eşini yeni kaybetmenin ve geçim derdine düşmenin belki de biraz cahilliğinin sonucu yeterli tedavi imkanlarına sahip olamamış.
Bu nedenle dayım iyileşmiş ama beyninde hastalığın verdiği hasarlarla maalesef hayatı geriden takibeden bir çocuk olarak kalmış.
Bu nedenle okulda yeterince başarı gösteremeyen dayım, o zamanlar bakırcı ustalığı yapan eniştemin yanında iş öğrensin diye çırak olarak calışmaya başlamış.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: azrail, ölüm, cami, dayı, dindar, enişte, hastalık, menenjit, şaka
6 Eylül, Perşembe , 2007