sherry leonlouise yazmış | 1 Yorum yapılmış
Çocukluğun bitmesinin belirtileri nelerdir? Nasıl anlaşılır bu? Bir anda mı olur, yoksa yavaş yavaş mı?
Tek seferde olduğunu iddia ediyorum. Tek bir anda, tek bir olayla. Bu sabah yağan karı görünce madde madde aklıma gelmeye başladı bu. Sadece çocukluktan çıkmak değil, bünyenin hayallerden uzaklaşıp, aza razı olmaya başladığı vakitlerin geldiği anlar nasıl anlaşılır bir sıralayalım;
1- Kar yağdığında mutlu olmayı bıraktıysanız büyümüşsünüzdür.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, arkadaş, ağlamak, çocukluk, büyümek, kar, sahte, seks, torpil, şirinler
19 Şubat, Salı , 2008
s3rkan_pasha yazmış | 1 Yorum yapılmış
Saatin yelkovanı ve akrebi mi belirliyor zamanı?
Küçüktüm daha, en azından dolabın üst rafındaki çikolatalara uzanamayacak kadar. Eski zamanlarda bakkal dükkanı sahibiydik. Dükkanın üç tekerlekli bir servis arabası vardı. Hani şu mısır satanlardakilerden.
Servisteyken bir gün, yokuşun başında içi dolu bir şekilde durduğunu gördüm. Belki babama ne kadar büyüdüğümü göstermek, belki de kendimi büyüdüğüme inandırmak için. Artık o zaman üç gıdım aklımla ne düşündüysem.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ahir, aile, çocuk, çocukluk, bakkal, büyümek, dükkan, hayat, ideal eş, mertlik, saat, vakit, zaman
26 Aralık, Çarşamba , 2007
Zehra yazmış | 17 Yorum yapılmış
Şiirler yazardım önceden, artık elektronik posta bile yazmıyorum. Dondurmaya bayılırdım, babam alınca yiyebilirdik bir tek. Ben yine babam alsın istiyorum.
Sezen Aksu dinlerdim lise yıllarımda, şimdi zamansızım, radyom hep kapalı. Önceleri “Kanatlarım olsa da uçut gitsem şu sehirden” derdim, şimdi çok özlüyorum o şehri.
Dostlarım vardı yanı başımda önceleri, şimdi yalnızım, özler oldum Türkçe konuşan insanları. Anneme kızardım “Asla onun gibi olmucam” derdim, giderek ona benziyorum ve sevmeye başlıyorum bu değişimi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, özlemek, baba, büyümek, bisiklet, dondurma, lise, radyo, sezen aksu, türkçe, yağmur, şiir
27 Ağustos, Pazartesi , 2007
 zombie yazmış | 3 Yorum yapılmış
Canı çok sıkkındı iki arkadaşın. Gidip sahil kenarında bir çay bahçesine oturmuş, karşılarındaki oyun parkına dalmış düşünüyorlardı.
Biri eşiyle tartışmış yine. Ayrılığa kadar gelmişti bu tartışma. Diğerinin ise aklında geleceğiyle ilgili binbir sorun ve sevdiği adamın hasreti.
Anlatmaya başladılar dertlerini, çözüm bulmaya çalıştılar. Ama içinden çıkamıyorlardı bir türlü. Hiç değilse, hiç değilse bir tanesinin sorununu halledebilselerdi…
» Hikayenin Devamı
Etiketler: arkadaş, ayrılık, çay bahçesi, çocukluk, özlemek, baba, büyümek, deniz kenarı, telefon
20 Ağustos, Pazartesi , 2007
bastet84 yazmış | 5 Yorum yapılmış
Zaman, hayatımızda bir türlü kullanmayı beceremediğimiz şey sanırım. Toz gibi elimize geçirdiğimiz zaman alerji yapıyor sanki ve bu yüzden bir hapşırıkta uçup gidiyor ellerimizden.
İşin komiği hep zamanı iyi kullanmaktan bahsediyoruz.
1. Doğan çocuğumuz ocakta doğar yıl kaybetmesin diye aralıkta doğmuş gibi gösteririz nüfusta.
2. Çocuk okula başlar yıl kaybetmesin her şeyi çabuk öğrensin diye bir sene erken başlatırız ilkokula ki zaten çocuk kreşlerde okuma yazmayı 4 yaşında filan sökmüş olur okula başladığında.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: akraba, çocukluk, öss, özlemek, öğrenci, üniversite, baba, büyümek, dönem, dünya, ders çalışmak, dershane, mutsuzluk, zaman
31 Temmuz, Salı , 2007
|
|