A.Y Borke yazmış | 9 Yorum yapılmış
Kapıyı kapatır kapatmaz hemen evin Boğaz’a bakan geniş penceresine koştu. Perdeyi açmak istemedi. Tülün kendini göstermeyecek kadar uzağında durup adamın gitmesini bekledi.
Garaj kapısını göremiyordu ama buz gibi havada yağan sulu karla birlikte garaj kapısının önünde, pahalı kesme taşlarla çıkan arabanın çimlere zarar vermemesi için iki sıra halinde hazırlanmış araç yolunun, taşlardan parlayan kurşuni ışığındaydı gözleri.
Otomobilin, eşinin otomobilinin oradan çıkıp dış kapının kapandığını görmeden bir türlü rahat edemiyordu. Sanki bu adam yanından uzaklaşmadan, hayat bile yanına gelmeye çekiniyor ya da adam varsa yaşam bir türlü hayat olamıyordu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, çocuk, bahçe, boğaz, dayak, ev, gemi, hizmetçi, huzur, kadın, köpek, koku, perde, tokat, şilep
27 Ocak, Pazar , 2008
istisna yazmış | 5 Yorum yapılmış
Çoğu kişiye göre Pazar gününün anlamı öğle vakitlerine kadar uyumak anlamına gelse de, benim için manası çalışmaktır.
Sabahın sekizidir ve babamın enerji ve motive edici sesi duyulur;
“Hadi Cemali, Caner hadi kalkın”,
Biz güzel yatağımızdan ayrılmanın hüznünü yaşarken, babam kafasında yapacağı işleri düşünür. Ya bir gül dikilecektir, ya da şimşirler budanacaktır gülistan bahçemizde.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, çalışmak, baba, bahçe, kahvaltı, pazar, pazar kahvaltısı
1 Haziran, Cuma , 2007
anafikir yazmış | 10 Yorum yapılmış
Aslında başlıktaki şeftalinin yerine Kayahan’ın şarkısındaki gibi “yalan” gelecek ama benim şeftaliye olan bu iflah olmaz çekincem beni bu şekilde sürükledi
Küçükken şeftali toplamaya giden bir çocuk olarak acı bir şekilde hatırlıyorum. Öğle sıcağında dokununca haşır haşır kaşındıran, bu tüylü meyveye dokunamadığım için toplananları kovalarla taşıma işini kapardım.
Ama yine de, ağaçların arasından geçerken üzerlerime dokülen tozları nedeniyle öğle sıcağına doğru derimi kanatırcasına kaşınırdım.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çocukluk, bahçe, istanbul, kayahan, kaşınmak, meyve, sıcak, yalan, şeftali
31 Mayıs, Perşembe , 2007
cilekbahcesi yazmış | 11 Yorum yapılmış
Merhabalar, ben çilek bahçesi;
Hani o bildiğiniz çilek bahçesi işte. Bahçeye girdiğinizde gözünüzün alabildiğine kırmızı, mis kokusu ciyerlerinize kadar işleyen.
İçeriye girdiğinizde kokusuyla sizi cezbeder; kendinizi zor tutar saldırırsınız. Tomar tomar, avuç avuç yersiniz. Sonra bir oh çeker, şükredersiniz;
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çilek, çocukluk, bahçe, mevye
25 Mayıs, Cuma , 2007