Constantine yazmış | 1 Yorum yapılmış
Şimdi hemen şimdi sokağa bak. Boş ya da dolu, o senin sokağın. Orada hergün bir olay olur. Herkes oradan geçer. Hatta tüm sokak. Kimse eskisi gibi sokağa bakmaz. Ama sen bak. Okula giden öğrencilere bak. Onların hayata nasıl sonsuzmuş gibi baktıklarını gör.
Alt kattaki yaşlı çifti gör. Sanki doğarken birlikte doğmuşlar ve hiç ayrılmayacak gibiler. Bakkal amcayı gör, sepetten ekmek verirken. İşten dönenleri gör. Yaptıkları işi sevmeseler bile evlerine iki lokma getirmenin gururu ile yürüyen insanları.
Karşı penceredeki komşunu gör. Onu tanımasan da ona selam ver. Sonra, sonra gözlerini kapat sokağa çıkamayan, hayatı sadece camdan izleyenleri düşün. Onların nasıl mutlu olduklarını…
Etiketler: bakkal, hayat, komşu, mahalle, sokak, yaşlı çift
11 Şubat, Pazartesi , 2008
s3rkan_pasha yazmış | 1 Yorum yapılmış
Saatin yelkovanı ve akrebi mi belirliyor zamanı?
Küçüktüm daha, en azından dolabın üst rafındaki çikolatalara uzanamayacak kadar. Eski zamanlarda bakkal dükkanı sahibiydik. Dükkanın üç tekerlekli bir servis arabası vardı. Hani şu mısır satanlardakilerden.
Servisteyken bir gün, yokuşun başında içi dolu bir şekilde durduğunu gördüm. Belki babama ne kadar büyüdüğümü göstermek, belki de kendimi büyüdüğüme inandırmak için. Artık o zaman üç gıdım aklımla ne düşündüysem.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ahir, aile, çocuk, çocukluk, bakkal, büyümek, dükkan, hayat, ideal eş, mertlik, saat, vakit, zaman
26 Aralık, Çarşamba , 2007
sakinesuskun yazmış | 14 Yorum yapılmış
Adam, karısı, kızı ve baldızı tarlada çalışıyorlarmış. Güneş tam tepelerinde. Yakıcı bir sıcak var.Adam su getirsin diye kızını pınara göndermiş. Kız pınara ulaştığında ulu bir ağaç görmüş. Ağaca bakmış, düşünmeye başlamış;
- “Benim bir çocuğum olursa, bu pınara gelirse, bu ağaca çıkarsa ve bu ağaçtan düşüp ölürse nasıl dayanırım?”
Başlamış ağlamaya. Baba susuzluktan yanarken bir taraftan da kızını merak etmiş. Baldızına seslenmiş;
» Hikayenin Devamı
Etiketler: altın, aptal, at, ağaç, ağlamak, ağıt, çocuk, bakkal, baldız, cehennem, pınar
17 Kasım, Cumartesi , 2007
catlas8 yazmış | 11 Yorum yapılmış
2 hafta önce babamı ameliyat için hastaneye götürdüm. Eşyalarını güzelce hazırladık. Ki zaten çok değildi eşyası. 2 gün yatacaktı orada. Bir gün ameliyattan önce, bir de sonra. Bitti, bu kadar, 2 gün.
Yola çıktık. Araba ile hastahane arası 4 dk. Ama yol üstündeki her bakkalda duruyoruz. Birinden su alıyoruz, diğerinden biraz daha su, öbüründen meyva suyu, diğerinden biraz daha meyva suyu. Soruyorum;
- Neden duruyoruz hepsinde. Birinden bütün ihtiyaçlarınızı karşılayamıyor musun?
- “Aklıma gelmedi” diyor
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ameliyat, baba, bakkal, endişelenmek, hastane, hemşire, korkmak, sünnet çocuğu
23 Eylül, Pazar , 2007
Noodls yazmış | Yorum yap
Amcamın sahip olduğu bakkal dükkanın da amcamın oğlu ile durmaktaydık. Ben dükkanın arka tarafında oturuyordum. Yeğenim müşteri gelince kasaya doğru gitti.
Adam masanın üzerine telefonunu bırakmış, alışveriş yapıyordu. Kör şans, telefon benim telefonumun aynı modeli. Yeğenim de benim zannedip, adamın önünden telefonu alıp, bana getirdi. Tabii adam görmedi. Dolayısı ile ben de cebimdeki telefonu farketmeden telefonu elime aldım.
Birden şaşırmıştım; telefonda başka bir operatör ismi yazıyordu. Heyecanla telefonu kapatıp, açtım. Pin kodunu girdim; birinci hata, tekrar girdim ikici hata. Terlemiştim ve üçüncü hata, sim bloke!
» Hikayenin Devamı
Etiketler: amca, bakkal, bloke, cep telefonu, karışıklık, yeğen
18 Ağustos, Cumartesi , 2007
|
|