anafikir yazmış | 4 Yorum yapılmış
Zor bela yetiştim yine vapura. Az biraz önce çıkıversem olmayacak mı? Ama o zaman da bekliyorum. Tanımadıklarımın yanında beklemek, hiç mi hiç çalışmadığım dersin sözlü sırasını beklemek, yavaş yavaş bana gelişini görmek gibi. Zaten ne zaman çalıştım ki ben sözlülere?
İzlenmeyi seviyorum ben sanırım. Sanki hayatın şarkısını bestelemişim de, şimdi de klibini çekiyormuşum gibi. En sona kaldım ya, iskelenin kapandı kapanacak kapısından en son ben geçtim ya, sanki vapurdakilerin hepsinin gözü üzerimde.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ağlamak, çirkin, bulut, düşmek, deniz, el ele tutuşmak, gözyaşı, kibrit, kitap, kulaklık, kırışık, martı, müzik, saç, sevgisizlik, sigara, vapur, yaşlı
2 Ocak, Çarşamba , 2008
antiracialist yazmış | 14 Yorum yapılmış
5 yaşındayken annenin bağırış çağırışlarına aldanmadan iki kat merdiven çıkılır ve merdivenden kayarak inmeye kalkılır. Tabi ki düşülür. Ama öyle basit bir düşüş olmaz bu. Direk göğüs üstü, ciğerlerin üstüne.
Anne koşar, gelir. Mosmor bir suratla karşılaşır. Nefes alamayan bir çocuk. Ne yapılır, edilir hala hatırlanmaz. Bir şekilde nefes alır hale getirilir. Herkes derin bir nefes alır. Hayata geri dönülmüştür.
Olaydan iki hafta sonra aynı velet, aynı merdivenlerden bu sefer çevrede kimsenin olmadığı bir zamanı seçerekten çıkar. Geçen seferki hatayı yapmayıp “Bu sefer adam gibi kayıcam kardeşim” demektedir içinden.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, çocukluk, düşmek, hırs, kaymak, merdiven, rezil olmak, yazlık
15 Eylül, Cumartesi , 2007
mskalimero yazmış | 10 Yorum yapılmış
Evet çocukluğumda yaşadığım, benim karakteristik bağlamda form almama öneme haiz bir yeri olan anılarımı anlatmaya devam edeceğim.
ilkokul 4. sınıfın yarısına kadar yaşadığım Antalya’nın Serik ilçesi sadece acı anılarıyla, beynimin uygun hangi lobuysa, orada çöreklenmiş oturmaktadır.
Serik o zamanlar küçük, ihmal edilmiş bir kasaba, biraz da el değmemiş. Tek katlı taş bir binanın sağ kapısından bizim eve, hemen yanıbaşındaki sol kapıdan ise komşunun -ki onlara ait ufacık bir done muhafaza etmemişim içerimde- evine giriliyor.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: afacan, anne, antalya, çiçek, çiğdem, babaanne, balkon, düşmek, ilkokul, portakal, serik, yaramazlık
8 Eylül, Cumartesi , 2007
AoRGuN yazmış | 21 Yorum yapılmış
Oldukça sıcak bir sabah, yine her tatil gününde olduğu gibi geç saatlerde uyandım. Uyandığım ev dayımın evi, gece Mersin’e geç ulaşmamın etkisiyle ancak yeni hatırlayabiliyordum.
Dayım işe gitmişti, ilk günün kahvaltısını ben hazırlayacaktım. Geç kalkmanın da oluşturduğu bir etkiyle oldukça açtım, doğruca mutfağa yöneldim. Elimi ekmek kutusuna attım, boştu. Oysa peynir ekmek hayallerim vardı o an.
Doğruca yüzümü yıkayıp, üstümü değiştirdim ve binanın biraz yanındaki fırıncıya girdim. Pide istediğimi belirttim ve boş gördüğüm son sandalyeye oturup beklemeye başladım. Bu sırada içeriye 50-60 yaşlarında bir amca girdi, refleks şeklinde ayağa kalktım, “Buyur amca, otur” dedim; teşekkür etti.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: amca, cep telefonu, düşmek, fırın, geçmiş, hafıza kaybı, kahvaltı, mersin, peynir, pide, trafik kazası
22 Ağustos, Çarşamba , 2007
 lolllipop yazmış | 8 Yorum yapılmış
Şöyle bir 10-15 sene önce, her yaz, 1 haftalığına dedemin yanına giderdik kuzenlerimle. O 1 hafta benim en mutlu günlerimi yaşadığım dönem ve yer olurdu hep. İstediğimi yapabilirdim. Yanımızda sadece dedem kalırdı.
Yine öyle bir yaz, ben 7-8 yaşlarındayım, kuzenimse 5 yaşında. Ben ondan büyüğüm ya, o yüzden hep göz kulak olurdum ona.
Gezerken tek dikkat etmemiz gereken yılanlardı. O yüzden ellerimize sopalarımızı alır, ben önde yolu kontrol eder, o arkadan beni takip ederdi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: düşmek, dede, dere, korkmak, kuzen, yaz, yılan
5 Haziran, Salı , 2007
|
|