kambur yazmış | 2 Yorum yapılmış
Benim Ergül diye bir arkadaşım vardı. Okuyanlar hatırlar. Hani şu mantar çorbasını şekerli yapan. Yine dükkanda işin olmadığı bir gün anlatmaya başladı;Bir gün işten çıktım. Ankara Ulus’ta otobüs bekliyorum. Saçları da uzatmış, arkadan bağlamıştım.
Durakta üç beş kişi varız. Beyaz bir Renault Station yanaştı durağa. Ben de tanıdık sandım ve yaklaşıp arabanın kapısını açtım. Adam bana,
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ankara, araba, dayı, iş, ulus, uzun saç
16 Ocak, Çarşamba , 2008
sema yazmış | 1 Yorum yapılmış
Yazacak, anlatacak o kadar çok şeyim var ki, uzun zamandır anlatmıyorum kimseye. Gerçi eskiden de anlatmazdım. Bir gün birine anlattım, 1 yıl sonra “Yalan” dedi geçti. O günden beri hep içime attım ne yaşadıysam.
Yaşananları bilme hakkını benimle olanlar aldı. Bu saatte, bu bilgisayarın başında neden bunları yazıyorum bilmiyorum. En sevdiğim şeyi yapıyorum aslında. Bir derdim yok. Sanırım yorgunluk benimkisi. Çok yoruldum, artık durdurmak istiyorum kendimi. Çok denedim ama olmadı.
Keşke kaçacak bir yerim olsa. Eskiden annemle, babamla kavga ettiğinde -genelde şiddet içerirdi bu kavgalar- biz köye dayımlara giderdik.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, baba, dayı, eski ev, koleksiyon, peçete, peçete koleksiyonu, rakı, yurtdışı, şarkı
5 Kasım, Pazartesi , 2007
asena75 yazmış | 11 Yorum yapılmış
En küçük dayım, menenjite yakalanıp ateşler içinde yatarken, anneannem eşini yeni kaybetmenin ve geçim derdine düşmenin belki de biraz cahilliğinin sonucu yeterli tedavi imkanlarına sahip olamamış.
Bu nedenle dayım iyileşmiş ama beyninde hastalığın verdiği hasarlarla maalesef hayatı geriden takibeden bir çocuk olarak kalmış.
Bu nedenle okulda yeterince başarı gösteremeyen dayım, o zamanlar bakırcı ustalığı yapan eniştemin yanında iş öğrensin diye çırak olarak calışmaya başlamış.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: azrail, ölüm, cami, dayı, dindar, enişte, hastalık, menenjit, şaka
6 Eylül, Perşembe , 2007