hayat yazmış | 17 Yorum yapılmış
Ben rehabilitasyon merkezinde öğretmenlik yapıyorum. Benim sınıfımda 10 tane öğrencim var. Hepsi de 14-20 yaşlar arasında ve bu çocuklar aileleri açısından da sorunlu çocuklar.
Bir öğrencime dedesi bakıyordu. Dede 72 yaşındaydı ve çocuk çok güzel bir çocuktu ya da ben sevdiğim için, oğlum gördüğüm için bana öyle geliyordu bilmiyorum.
Onu tüm yaz boyunca yıkadım, temizledim, lifledım, tırnaklarını kestim baya akıllandı. Soğuklar başladığından beri yıkayamıyordum ama temizliğine dikkat ediyordum. Yani oğlum gibi olmuştu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: 29 ekim, öğrenci, öğretmen, cumhuriyet bayramı, dede, Engelli, izmir, polis, rehabilitasyon, tecavüz
2 Kasım, Cuma , 2007
Semih yazmış | 16 Yorum yapılmış
Dedemin gectiğimiz ay vefat etmesi üzerine yazdım;
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Ne bir ses ne bir nefes kalır geriye.. Söylenmedik o kadar söz, yapılmadık o kadar iş varken… Geçmiş günlerin geri getilmeyeceği ve hatta geri getirmenin akla bile gelmeyeceği bir an. Ne hisseder insan, neler düşünür?
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: azrail, ölüm, dede, sessiz gemi, Yahya Kemal Beyatlı, yaşam
10 Ekim, Çarşamba , 2007
Jolly yazmış | 11 Yorum yapılmış
Tozlu rafların arasından bulduğum defterin sayfalarını hızlıca çevirirken gözüme çarptı yazdıkların. Mürekkebi silinmeye yüz tutmuş, okunması zor el yazınla yazdığın “Bu yazıyı okurken ben olmasam da yüzün gülsün” cümlesine bakıyorum ve bir de aynadaki halime. Gerçekten sen olmayınca insanın yüzü gülebiliyor mu?
Yazıların defterdeki izleri yıllar içinde silikleşiyor, peki senin bıraktığın izler, yaşattıkların, silinebiliyor mu?
Çocukluğumdun benim, kahramanım, oyun arkadaşım, her şeyim. Bir hastanede odasında, çığlık çığlığa ağlayarak girdim hayatına, benim aksime sen nasıl sessizmişsin, gözlerin gülüyormuş, ilk yaşadığın duygu, ilk garip mutluluğunmuş.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çocukluk, ölüm, özlem, dede, defter, kaybetmek, rüya, sevgi, Tatil, tavla, yıldızları seyretmek
29 Eylül, Cumartesi , 2007
asena75 yazmış | 16 Yorum yapılmış
Dedem en çok kuru mantıyı severmiş. Bu yüzden onun ölüm yıldönümlerinde bütün aile bir araya gelir ve onun en çok sevdiği bu yemeği yaparak onu yad ile anardık.
Bizler Kafkasya’dan Türkiye’ye gelip yerlesmiş olan Türklerden olduğumuz için yemeklerimiz de o yörenin izlerini taşır. Kuru mantı da onlardan biridir.
Kıyma, rendelenmiş soğan, karabiber, tuz ve bolca maydanozla yoğrulur ve bardak ağzı ile kesilmiş hamurların içine konur. Bu hamurlar, usta ellerin verdiği şekillerle tepsiye sıkça dizilir. İki tarafı da ocakta iyice kızartılır (fırında degil) ve sonunda bu kızarmış hamur, çok az salçalı su ile pişirilir. Üzerine bolca maydanoz serpilir ve sarmısaklı yoğurtla servis yapılır. Resim gibi olurdu hazırlanınca.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, anneanne, bilmece, dede, kafkasya, mantı, masal, sevgi, sofra, sohbet, türk, yemek tarifi
5 Eylül, Çarşamba , 2007
mskalimero yazmış | 47 Yorum yapılmış
Yıl 1947, biliyorum yalnız size değil, bana da çok uzak bir yıl. Ancak yaşananlar bizden, bize yakın, biz belki de…
İşte o yıl, İstanbul, Beyoğlu’nda Rumların ve Ermenilerin Türklerden daha kalabalık olduğu ve birbirleriyle canla kanla dost oldukları, mutluluk ve huzur içinde, kardeşçe yaşadıkları bir semt, Tarlabaşı..
İki katlı eski bir konakta zayıf mı zayıf, çiroz mu çiroz, kara kuru bir kız doğar, 20li yaşlarının ortalarını sürdüren güzeller güzeli İstanbul hanımefendisi Cemile’den.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: afet, anne, anneanne, ölüm, baba, beyoğlu, dede, gül, istanbul, konak, mürebbiye, naif, ortaokul, tebeşir, zarif, şoför
31 Ağustos, Cuma , 2007
|
|