delete yazmış | 2 Yorum yapılmış
Senelerdir eve gelir gelmez açıyorum, beni dünyadan “koparan” aygıtı. “Bağlan” komutuna riayet ettiğin halde “kopmak” ne acıklı bir durumdur oysa.
Ne büyük özgürlükler veriyor sanal dünya insana. “Hadi, hadi!” diye nasıl da yüreklendiriyor. İnsan ne de güzel aşabiliyor haddini!
Kanlı, canlı hayatlarımızda tatmin olamamış egolarımız, nasıl da alenen, utanmadan tatmin edebiliyor kendini sanal dünyada. Hiç bilmediğimiz, tanımadığımız insanların yazılarımıza, şiirlerimize, yorumlarımıza vermiş olduğu (+) larla, gerçekte sahip olduğumuz (-) lerin üstünü ne de rahat örtüyoruz buralarda.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk, eanlat, ego, gerçek, internet, sanal
23 Mayıs, Cuma , 2008
fatih dayan yazmış | 8 Yorum yapılmış
24 Ağustos 1940, Bismarck canlandı. Ne gibi bir anlamı ya da önemi olduğunu hatırlamıyorum. Suyu yardı ve gitti. Adına şiir yazacak değilim.
11 Eylül 1982, güneş doğuyor. Buraların nedense kahverengi örtüsü ve kaosu var. Belirsizlik üzerine binalar yapıyoruz. İnsanları inceliyorum, benlikleri aynı, ihtiyaçları aynı. Farklı hacimlerde aynı ego. Ve aynı hacimde farklı zamanlarda aynı ego.
Sağımda dikilene Memiş’in Keto’ya vurduğu gibi vurdum. Yere düşünce yüzü üzerinde fazlaca çalıştım. Pelte olunca gırtlağına kurşun kalemimi sapladım ki tekrar geğiremesin.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: öfke, boing, ego, keto, memiş, resim, star trek, tren, zeplin
26 Eylül, Çarşamba , 2007
julia bergdorf yazmış | 11 Yorum yapılmış
Yine o gecelerden biriydi. Sağa sola sonra tekrar sağa…. Yok bir türlü uyku tutmuyordu. Baş ucumdaki lambayı yakıp saatime baktım. Gece 02:30.
“Şimdi uykuya dalsam 09:30′da kalksam 8 saat uyumuş olurum” diye geçirdim içimden. Belki sizde yoktur ama benim böyle saçma sapan saplantılarım var. En az sekiz saat uyumalıyım ki hücreler kendini yenilesin. Neyse, baktım olmayacak. Çıktım balkona, bilgisayarımı açtım.
Eşim rutin yurtdışı seyahatlerinden birindeydi ve kardeşim benimle kalıyordu. Bir hafta önce kız arkadaşının yanına Fransa’ya gitmiş, yüksek linans ödevimde bana yardımcı olmak ve kardeş saadeti yaşamak için dönüşünde yanıma gelmişti.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, anne, antalya, ölmek, üniversite, bilgisayar, cannes, ego, eposta, fransa, kardeş, kemer, nice, trafik kazası
21 Eylül, Cuma , 2007
starmix yazmış | 13 Yorum yapılmış
Her konuda fikir sahibidir. Üstelik güya en iyi fikrin sahibidir. Karşısındakinin kendi fikirlerinden farklı bir fikri olursa da
- “Bak ben şunu bunu senden bu kadar daha fazla yaşadım, okudum, gördüm. Sen benim yaşıma gel, benim okuduklarımı oku, yaşadıklarımı yaşa…” tavrına girer.
Fikrisabittir, övmez, övgü ve ilgi bekler. Odur sadece var olan, kendisinden gayrısı önem arzetmez.
İğnelemeye, aşağılamaya bayılır ama bunu alenen yapmaz. Bir kaşı yukarıda konuşur, üstten bakar. Kendisine eleştiri getirildiğinde ise kırmızı bir renkle;
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşağılamak, bağnaz, bencillik, ego, fikir, fikrisabit, iğnelemek
7 Eylül, Cuma , 2007
Stratua Rolium yazmış | 3 Yorum yapılmış
Aklımızı dağıtan, köklü düşünmemizi zorlaştıran, bazen bizi saldırgan yapan, başarıyı engelleyen, bir işe başlamamızı engelleyen, moralimizi bozan, içimizi ekşiten, huzursuzluk veren, tecrübelerimizi yoksayan, bizi kaos ve belirsizlik içinde sürüncemede bırakan asıl kaynak korkudur.
Bütün öfkelerin ve agresifliğin kaynağı da korkudur. Takıntılı aşkların kaynağında, bir yerlere körü körüne bağlanmanın kaynağında da hep korku var.
İstemediğimiz şey olmaktan korkmak, istediğimiz şey olamamaktan korkmak, gelecekten korkmak, pişman olmaktan korkmak, başarısızlıktan korkmak, belirsizlikten korkmak, envai çeşit eşyadan korkmak, korkmaktan korkmak, tekrar tekrar aynı kötü şeyleri yaşamaktan korkmak, örnekler sınırsızca artırılabilir.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk, başarısızlık, bencillik, ego, kibir, korkmak, optimus prime
27 Ağustos, Pazartesi , 2007
|
|