ismilazimdegil yazmış | 3 Yorum yapılmış
Anahtarlarını buldu. Kapıyı açmadan önce derin, uzun bir soluk aldı. Bir ay, on bir gündür eşiğinden adım atmaya cesaret edemediği evine ilk kez bugün geliyordu.
Şimdi yeteri kadar güçlü müydü, emin değildi. Ama artık kaçacak yer yoktu. Eve girmeli, perdeleri aralayıp, güneşin içeri girmesine izin vermeli, camları açıp havalandırmalı, koltuğuna oturmalı, tıpkı eskiden olduğu gibi camdan dışarı bakarak kahvesini yudumlamalıydı. Sanki hiçbir şey olmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı, anılar, ağlamak, direnmek, ev, hatıralar, iz, müzik, travma
26 Şubat, Salı , 2008
A.Y Borke yazmış | 9 Yorum yapılmış
Kapıyı kapatır kapatmaz hemen evin Boğaz’a bakan geniş penceresine koştu. Perdeyi açmak istemedi. Tülün kendini göstermeyecek kadar uzağında durup adamın gitmesini bekledi.
Garaj kapısını göremiyordu ama buz gibi havada yağan sulu karla birlikte garaj kapısının önünde, pahalı kesme taşlarla çıkan arabanın çimlere zarar vermemesi için iki sıra halinde hazırlanmış araç yolunun, taşlardan parlayan kurşuni ışığındaydı gözleri.
Otomobilin, eşinin otomobilinin oradan çıkıp dış kapının kapandığını görmeden bir türlü rahat edemiyordu. Sanki bu adam yanından uzaklaşmadan, hayat bile yanına gelmeye çekiniyor ya da adam varsa yaşam bir türlü hayat olamıyordu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, çocuk, bahçe, boğaz, dayak, ev, gemi, hizmetçi, huzur, kadın, köpek, koku, perde, tokat, şilep
27 Ocak, Pazar , 2008
 Demir yazmış | 2 Yorum yapılmış
Resim yapmayı seviyorum. Çocukluğumdan beri bir türlü vazgeçemediğim tutkularımdan biri de o.
Kendimi bildim bileli hep bir şeyler çizmişimdir. Zaten sonunda bu işi, üç adet kişisel resim sergisi açmaya kadar vardırdığımı da itiraf etmeliyim.
Orta öğrenim yıllarında resim, aldığım dersler arasında en çok sevdiğimdi. Hep dört gözle beklerdim resim saatlerini. Rembrandt’la tanışıklığım da zaten bu sayede oldu!
» Hikayenin Devamı
Etiketler: alarm, Amsterdam, ev, gölge, koltuk, müze, mistik, Rembrandt, resim, rijksmuseum, sanat aşkı, tablo, tutku, ziyaret
10 Aralık, Pazartesi , 2007
leviathan yazmış | 5 Yorum yapılmış
Mahkeme, tek celsede boşanma kararını verdi. Taraflar memnundu.
Figen Hanım gayet sakin adımlarla gitti Halil Beyin yanına. Tokalaştılar. Medeni durumları artık evli değildi; ama ayrılışları medeni olmuştu. Oysa her türlü medeniyetsizlik yapılmıştı son birkaç yıl boyunca. Ağır hakaretler, aşağılamalar, hatta bilumum süs eşyalarının baş istikametinde fırlatılması gibi…
Figen Hanım zaten mahkeme kararını beklemeden eşyalarını toplamış ve yedi yıldır yalnız yaşayan annesinin yanına yerleşmişti. Halil Bey ise aynı evde kalmaya devam edecekti.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ayrılık, aşk, çocuklar, boşanma, erkek, ev, evlenmek, evlilik, kadın, kapitalizm, mahkeme
5 Aralık, Çarşamba , 2007
 arya yazmış | 9 Yorum yapılmış
Yalnız bıraktın beni. Hani söz vermiştin, hiç yalnız bırakmayacaktın beni. Hani her şeyindim. Peki, neden şimdi cenaze töreninde bile bir yabancı gibi duruyorum. Bir yabancı gibi gidişini izliyorum. Yaklaşıp seni son bir kere göremiyor kahroluyorum.
Hastaneye gidişine kadar, o sabaha kadar senin her şeyindim. Komaya girdiğini öğrendiğimde günlerden çarşambaydı, bilmiyorum ya da zıkkım şimdi ne önemi var ki.
Nasıl gelmiştim o hastaneye, nasıl öğrenmiştim birdenbire işyerinde bayılıp uyanmadığını. Evden çıkarken ki o neşeli halin, beni eğilip öpüşün, sessizce fısıldayarak kulağıma “İşten ararım” deyişin son hatıra bana.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, akraba, anne, ağlamak, ölüm, üzüntü, cenaze, dua, ev, gözyaşı, hastane, hoca, sevgili, soyadı, tabut
29 Kasım, Perşembe , 2007
|
|