mervis yazmış | 9 Yorum yapılmış
Kurban Bayramıydı çok iyi hatırlıyorum. Ablamla birlikte fırına gittik. Yemek verecektik.
Ablamla gülüşüp konuşuyorduk. Arka sıramda uzun boylu, liseli olduğunu anladığım bir delikanlı, kendisinin simit almaya geldigini söyleyip, beni lafa tutmaya çalısıyordu. Sorduğu sorulara kısa cevaplar verip, geciştirdim.
Sonraları beni her gördügünde selam vermeye başladı. Bir ara ortadan kayboldu. Onu görmüyordum artık. Gerçi merak da etmiyordum. Her gün farklı bir kızla dolaşan boş bir çocuktu o.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk, boş, deniz, evlilik, fırın, hazır cevap, kumsal, manisa, ukala, yaz, yazlık, yosun
25 Ekim, Perşembe , 2007
muttoros yazmış | 4 Yorum yapılmış
Benim hala oğlunu ziyarete gittik. Onun fırını var. Gittik oturduk. Çırağı çagırdı
- Oğlum git Cin Bekir’e (çaycı) üç çay getirsin
Ve üzerine dedi ki
- Söyle çayın iyi yerinden versin ha
İlk defa rastgeldim bu şekilde çay istenmesine. Çok şaşırdım. Birkaç dakika kendime gelemedim :)
Etiketler: çay, çırak, en iyi, fırın, şaşırmak
28 Eylül, Cuma , 2007
AoRGuN yazmış | 21 Yorum yapılmış
Oldukça sıcak bir sabah, yine her tatil gününde olduğu gibi geç saatlerde uyandım. Uyandığım ev dayımın evi, gece Mersin’e geç ulaşmamın etkisiyle ancak yeni hatırlayabiliyordum.
Dayım işe gitmişti, ilk günün kahvaltısını ben hazırlayacaktım. Geç kalkmanın da oluşturduğu bir etkiyle oldukça açtım, doğruca mutfağa yöneldim. Elimi ekmek kutusuna attım, boştu. Oysa peynir ekmek hayallerim vardı o an.
Doğruca yüzümü yıkayıp, üstümü değiştirdim ve binanın biraz yanındaki fırıncıya girdim. Pide istediğimi belirttim ve boş gördüğüm son sandalyeye oturup beklemeye başladım. Bu sırada içeriye 50-60 yaşlarında bir amca girdi, refleks şeklinde ayağa kalktım, “Buyur amca, otur” dedim; teşekkür etti.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: amca, cep telefonu, düşmek, fırın, geçmiş, hafıza kaybı, kahvaltı, mersin, peynir, pide, trafik kazası
22 Ağustos, Çarşamba , 2007
mskalimero yazmış | 16 Yorum yapılmış
Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı “Biraz bekleyeceksin hocam” dedi ve “İki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum” ekledi.
Kenardaki tabureye oturup, beklemeye koyulurken, içeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selam verdikten sonra, fırıncının tezgahına yaklaşarak;
- “Ekmeklerimi alayım, benim ikizler acıkmıştır“dedi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ekmek, fırın, kore gazisi, torun, yardım, şükür
18 Ağustos, Cumartesi , 2007