baybora yazmış | Yorum yap
Çimento torbaları olduğundan iki kat ağır geliyordu. Akşam yorgunluğunun üstüne, bir de Harran’ın sıcağı öyle kavuruyor ki, terden sırılsıklam oldum. Dudaklarım kurudu. “Bir yudum su” diye kıvranırken, sanki beni duymuş gibi
- “Buyur” dedi
Kafamı kaldırdığımda, bir çift siyah göz, gözlerime değdi ki, ne susuzluğum kaldı, ne de yorgunluğum. Tası bir dikişte içtim. Geri uzatırken,
» Hikayenin Devamı
Etiketler: amele, çiğ köfte, ölüm, doktor, evlat, fakir, hamal, hamile, harran, mezar, okul müdürü, urfa, vali, verem, yokluk
7 Mart, Cuma , 2008
 Schindler yazmış | 2 Yorum yapılmış
İlkokuldaydım, yaşadığım ilçenin zenginlerinin çocuklarının gittiği bir okuldu. Abim güç bela kaydımı yaptırabilmiş. Ben de o okulun fakir ama gururlu genciydim. Öyle olmasaydım zaten yazacağım bu anımda olmayacaktı.
Sınıfımdaki zengin çocuklarıyla muhattap olamazdım pek fazla. Ya da onlar benimle olmazdı. Daha o yaşlarda benim giyinişimle alakalı, hem benim hem onların bilinçaltında oluşan şu “sınıf farkı” doğrusu beni şaşırtıyor.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: bayramlık, doğum günü, fakir, hediye, ilkokul, mahalle, oyun konsolu, sınıf, zengin
3 Ocak, Perşembe , 2008
velican81 yazmış | 7 Yorum yapılmış
Yer; İlkokul bahçesi, Tarih: 1992 veya 93. O gün okul bahçesinde arkadaşlarımla bizim buralarda “kovalamaç” diye bilinen oyunu oynuyoruz.
O gün oynadığım oyundan ziyade, yaptığım hainlik bir video gibi hala gözlerimin önünde. Pişmanım ama fayda yok!
Babam bir apartmanda kapıcılık yapıyor. Okulumuz yaklaşık 200 metre ilerde. Apartman yöneticisinin kızı ile aynı sınıftayız. Bazen aklıma Türk filmlerindeki zengin kız, fakir oğlan sahneleri geliyor. Öylesine çekiyorum içimi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: apartman yöneticisi, arkadaş, dayak yemek, fakir, ilkokul, okul bahçesi, pişmanlık, türk filmi, video, zengin
23 Ekim, Salı , 2007
herakles yazmış | 25 Yorum yapılmış
Kısa bir süre önce özel bir bankanın genel müdürlük departmanında çalışıyordum. Banka içinde performans kriterlerim doğrultusunda beni farklı bir departmana atadılar. Ve bu işi de uzun zaman yaptım ama üzgünüm. Neden üzgün olduğumu yazıyı okudukça anlayacaksınız.
Anlamanız açısından, sıkılmazsanız kısaca işimin içeriğini anlatmak istiyorum. Şöyle ki, bankanın kart sahibi müşterilerini arayarak, bankanın ürünlerini tanıtarak ürünlerin satışını yapıyorduk.
Ortalama on dakikalık bir görüşmenin sonucunda ikna edebildiğimiz müşterilerin satış işlemini başarıyla gerçekleştirip, müşteri onayı alınarak, ürününün bedelini otomatik olarak kredi kartından çekiyorduk.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: banka, fakir, kira, kredi kartı, maaş, malatya, müşteri, pazarlama, pişmanlık, telefon
22 Ağustos, Çarşamba , 2007
asena75 yazmış | 15 Yorum yapılmış
Avukatın biri yolda giderken iki adam görmüş. Bunlar bir tarlanın üzerinde ot toplamakla meşgullermiş.
Avukat sormuş “Ne yapıyorsunuz?”
Adamlardan biri cevap vermiş. “Beyim, otları topluyoruz. Bunları yiyeceğiz”
Avukat iki adama çok acımış. “Gelin benimle” demiş.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, avukat, fakir, limuzin, merhamet, ot
8 Temmuz, Pazar , 2007
|
|