baybora yazmış | 4 Yorum yapılmış
Kimi botaniğini inceledi, renklerine baktı, dallarını dikenlerini sevdi, kimi kokladı, kokunu, çeşitlerini sevdi. Kimi sende maneviyatını buldu, peygamberine benzetti, kokunu ondan aldığını düşünerek, seni uzun uzun kokladı. Sana herkesin bir bakış açısı vardı.
Ben sana hep bülbülün gözüyle baktım, “Gülüm” dedim, feryat ettim, seni öyle sevdim ki…
Şarkılar hep seni söyledi, şiirler hep seninle başladı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: Allah, azrail, evlat, gül, hemşire, huzurevi, kısmet, nisan, peygamber, tekerlekli sandalye
19 Mayıs, Pazartesi , 2008
 hadibesende yazmış | 4 Yorum yapılmış
İlk kez buluşmuşsun biriyle, daha hiçbir şey yok aranızda, olur mu bir şey o bile belli değil henüz. Bakıyorsun tehlike yaklaşıyor. Ellerinde gülleriyle yaklaşıyor teyze.
Bildiğin tüm duaları okumak istiyorsun içinden, bu yöne ilerliyor olmasın diye, ama daha ilk sure yarıya varmamışken gerçekleşiyor kaçınılmaz son.
- Oğluummm, al şu güzel kıza bir gül?
Haydaaa, ulen bi’ dakka be teyze, niye alsın adam şimdi gül bana. Ben gül sevmem, o da ayrı bir mevzu gerçi ama adam neyi sevip sevmediğimi bile bilmiyor daha.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çiçekçi kadın, buluşma, dua, gül, selpak, sure
12 Kasım, Pazartesi , 2007
mskalimero yazmış | 47 Yorum yapılmış
Yıl 1947, biliyorum yalnız size değil, bana da çok uzak bir yıl. Ancak yaşananlar bizden, bize yakın, biz belki de…
İşte o yıl, İstanbul, Beyoğlu’nda Rumların ve Ermenilerin Türklerden daha kalabalık olduğu ve birbirleriyle canla kanla dost oldukları, mutluluk ve huzur içinde, kardeşçe yaşadıkları bir semt, Tarlabaşı..
İki katlı eski bir konakta zayıf mı zayıf, çiroz mu çiroz, kara kuru bir kız doğar, 20li yaşlarının ortalarını sürdüren güzeller güzeli İstanbul hanımefendisi Cemile’den.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: afet, anne, anneanne, ölüm, baba, beyoğlu, dede, gül, istanbul, konak, mürebbiye, naif, ortaokul, tebeşir, zarif, şoför
31 Ağustos, Cuma , 2007
beetlejuice yazmış | 16 Yorum yapılmış
Zamanın ve mekanın birinde bir hükümdarlık varmış. Bu hükümdarlığın padişahının da Gülbeyaz adında bir kızı varmış. Gülbeyaz; alımlı mı alımlı, güzel mi güzelmiş. Padişah bir gün Gülbeyaz’ a
- “Kızım bak yaşın geldi, istersen seni evlendireyim. Ahaliye haber salalım, sen de kimi beğenirsen seni onunla evlendireyim” demiş.
Gülbeyaz’ da kabul etmiş ve ahaliye haber salınmış.
Bu hükümdarlıkta bir de subay varmış. Subay ise Gülbeyaz için deli divane olup, aşkından yanıp tutuşuyormuş. Ve bu haberi alır almaz soluğu sarayda almış. İçeri girmiş, padişahın yanına gitmiş. Padişaha
» Hikayenin Devamı
Etiketler: gül, güzellik, ihtiyar, padişah, saray, subay
29 Ağustos, Çarşamba , 2007
|
|