ayshiiii yazmış | 5 Yorum yapılmış
Ankara’nın köylerinden birinde güzel bir kız yaşıyormuş. Kıza kem gözle bakan kör, yan gözle bakan ise taş olurmuş.
Kız öyle alımlı, öyle güzel, öyle sade ve doğalmış ki, onu her gören yaptığı işi bırakıp sadece onu izliyormuş.
Köye bir gün şehirli bir adam gelmiş. Köyden bir çiftlik alacağını söylemiş. Gel zaman git zaman, kız bu adama delicesine aşık olmuş. Adam da kıza vurulmuş, kandırmış ve imam nikâhı kıymışlar.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aldatmak, ankara, çiftlik, felç, hastane, imam nikahı, iş adamı, kandırmak, köylü kızı, mektup, tıp fakültesi, şehir
21 Mart, Cuma , 2008
Yusuf Nihat yazmış | 1 Yorum yapılmış
Sıkıntılar arazsında amaçsızca yürüyordu. Kabaran kirli dalgalara baktı. Tiksinti duydu. İkindi güneşi alnını yakıyordu. Alnının terini kolunun tersiyle sildi. Gömleğinin cebinden bir sigara çıkarıp yaktı. Can sıkıcı hava bir an önce dağılmalıydı. O da öyle yapmayı düşünüyordu.
Ayakkabılarını eline alarak çıplak ayaklarla yürüdü. Pantolonunun paçalarını sıvadı. Kıyıya vuran dalgalara doğru yürüyordu. Birkaç çocuk suları şapırdatarak yanından geçti. Az ötede sevgililer kol kola yürüyorlardı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı çekmek, anı, dalga, deniz, garip, hastane, hayat, hippi, kumsal, sigara, sıkıntı, taksici, tapınak, türkü, trafik kazası, yaralı
26 Ocak, Cumartesi , 2008
 arya yazmış | 9 Yorum yapılmış
Yalnız bıraktın beni. Hani söz vermiştin, hiç yalnız bırakmayacaktın beni. Hani her şeyindim. Peki, neden şimdi cenaze töreninde bile bir yabancı gibi duruyorum. Bir yabancı gibi gidişini izliyorum. Yaklaşıp seni son bir kere göremiyor kahroluyorum.
Hastaneye gidişine kadar, o sabaha kadar senin her şeyindim. Komaya girdiğini öğrendiğimde günlerden çarşambaydı, bilmiyorum ya da zıkkım şimdi ne önemi var ki.
Nasıl gelmiştim o hastaneye, nasıl öğrenmiştim birdenbire işyerinde bayılıp uyanmadığını. Evden çıkarken ki o neşeli halin, beni eğilip öpüşün, sessizce fısıldayarak kulağıma “İşten ararım” deyişin son hatıra bana.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, akraba, anne, ağlamak, ölüm, üzüntü, cenaze, dua, ev, gözyaşı, hastane, hoca, sevgili, soyadı, tabut
29 Kasım, Perşembe , 2007
 odyseus yazmış | 14 Yorum yapılmış
Nem kokusundan ıslanan, soğuk odalar, her biri büyük avluya açılan onlarca kırık kapı ve akşam olduğunda kapının arkasında ağlaşan kadınlarla yaşadım onca senemi.
Kadınlık yapmanın, kocasının koynuna girip vazifesini yapmak olduğunu bilenlerdendim. İlk üzüntülerimi yaşarken öylesine körpecikti ki bedenim, yaşamanın, ayakta kalmanın bedelini yaşarken hayatımdan endişeliydim.
Hayat 1-0 başlamıştı onaltı yaşımda. Güzelliğimin bedelini sakız fabrikasında çalışırken benden büyük bir adama zorla verilerek ödemiştim.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: adilik, ağlamak, çocuk, baba, bebek, dayak, dua, evlilik, fabrika, hamile, hastane, hayat, içki, kayınvalide, köpek, koca, konak, kurtaj, yaşlı kadın
17 Kasım, Cumartesi , 2007
odyseus yazmış | 23 Yorum yapılmış
Cennete uçarken bir parçanı bana bıraktın! Mavi boncuğum.
Yine yağmur yağıyor, minik minik süzülüyor camdan aşağı. Usulca fısıldıyorsun;
- “Yağmurun sesine bak, aşka davet ediyor.”
Ve gözlerin iri iri bakıyor etrafa.
Aynanın karşısında kendini incelerken konuşmaya başlıyorsun;
» Hikayenin Devamı
Etiketler: abla, anne, anneanne, ölüm, cennet, doktor, hastalık, hastane, kanser, kaybediş, mavi melek, sarılmak, subay
27 Eylül, Perşembe , 2007
|
|