A.Y Borke yazmış | 10 Yorum yapılmış
Denizin kıyıcığında durdu. Burası tam da kendisi gibiydi. Dökülen molozlar, suyun yüzünde biriken kir, masum ama geldiği yeri unutmuş birkaç parça yosun ve gövdesini suya geren mazotla birlikte, hala dalga olmaya ısrarlı birkaç küçük köpürme.
Ne deniz, denizdi. Ne de kıyı, kıyı. Sanki her şey hiç olmak istememiş ama olmuş gibiydi.
Kentin uğuldayan siyah sesine teslim olmamış ama örselenmiş bir koydu burası. Öyle etrafını çeviren cıvıltılı ağaçlar ve durlanmış bir sessizliği falan da yoktu. Her yeri beton kütükleri ile kaplanmış ve istemeden, ansızın bu kuşatma ile koy haline gelivermişti, ansızın. Ne kadar sürdüğü bile belli değildi, ansızın.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: bumerang, deniz, erdem, hayat, kaybettiklerimiz, kazanımlar, kişilik
24 Mart, Pazartesi , 2008
seyyahiso yazmış | 12 Yorum yapılmış
Hani bazen gitmek istersin, her şeyi öylece ardında bırakıp… Ama gitmek mümkün müdür? Peki kalmak niye? Seni oraya bağlayan hiçbir şey olmamasına karşın, kalmana sebep olan ve yollarına barikat kuran şey aslında korkunun ta kendisidir.
Korkular, korkularımız; Hayat boyunca ardımızda bırakıp, kaçamadığımız ve her sonda, her başlangıçta karşımıza dikilen…
O korkuları aslında kendimiz yaratırız ve bir süre sonra da esiri oluruz. Ölüm korkusu, kaybetme korkusu, unutulma korkusu, yalnızlık korkusu vs, vs… Hayat boyu hiç bitmeyen korkular.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: cevap, günaydın, gitmek, hayat, korkmak, korku, mutluluk, sevgi, soru, yalnızlık
14 Mart, Cuma , 2008
anafikir yazmış | 3 Yorum yapılmış
Sultan Mehmet, bel hizasındaki elinin ayasına dayalı kabzasından, ayak bileğine kadar uzanan ihtişamlı, oymalı, yaldızlı kılıcını, ucunun üzerinde sağa sola döndürdü yavaş yavaş. Gür, siyah ve kıvır kıvır olan sakalını okşadı, cenesinden ucuna… tekrar tekrar…
Kısık kısık bakıyordu uzaklara. Düşünceliydi. Bugün yine aynı masada, yine aynı kalemlik ve ataçların yanında dursa da, dün yaşadığı hengamenin korkulu kalp atışlarını yeni yeni atlatıyordu.
Sessizce, biraz da korkarak Sultan Mehmet’in ayağına dokundu Maktul. Geceyi sakin geçirmişlerdi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anılar, donnie darko, fatih sultan mehmet, hayat, iz, johann faber, kalemlik, kitaplık, kurşun kalem, poster, saat, sinema, sleepless in seattle, the shins, waking life, zaman
3 Mart, Pazartesi , 2008
Constantine yazmış | 2 Yorum yapılmış
Herkes insanları bir görüşte tanıyabileceğini, bir bakışta anlayabileceğini düşünür. Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, yanlış düşünüyorsunuz.
Bir örnek uygulama geliştirdim kendi kendime. Aslında hoşlanmadığınız ya da etrafı tarafından sevilmeyen bir insan ile gerçek anlamda diyalog kurduğunuzda ilginç kriterler çıkıyor ortaya. Deneyin ve görün.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: bakış açısı, beklenti, hayat, kişilik, tanımak
26 Şubat, Salı , 2008
anafikir yazmış | 2 Yorum yapılmış
Ben küçük bir kasabada büyüdüm. Bağlı olduğu ilçesini kıskanan, limon sıkıp kaskatı ve parıl parıl yapılmış saçlarıyla vurgun olduğu kızcağızın evinin önünden her yarım saatte bir motosikletle geçtiğinde sevdiğiyle bir bağ kurduğunu hayal eden gençlerin yaşadığı bir yer. Evlerde motosiklet sesi ayrımında ustalaşmış ürkek genç kız kulakları…
Motosiklet gürültüsü ve kızlarının namusundan şikayetçi olan nemrut anne babalar arasında büyüdüm. Benimkiler öyle olmadı neyse ki.
Pek tazecik, pek yakışıklı, hemen kızlar tarafından aldatılıverecek kadar utangaç ve mahcup iki erkek kardeştik biz annemin gözünden bakıldığında ama alelade kasaba gençlerindendik işte, tek meşguliyeti ve eğlencesi gün kararıncaya kadar sokakta, çorapları ayaklarından çıkmak üzereyken bile top diye taşın peşinden koşabilecek kadar mutlu, toz toprak dumanının altında türlü oyunlar oynamaktan hoşlanan mahallenin çocuklarından…
» Hikayenin Devamı
|
|
Etiketler: anne, baba, dans, gelecek, hayat, kasaba, kirlenmek, mahalle, motosiklet, mutluluk, oyuncak, satranç, sokak, toz, traktör, zeyna
16 Şubat, Cumartesi , 2008
|
|