 arya yazmış | 10 Yorum yapılmış
Yalnız bıraktın beni. Hani söz vermiştin, hiç yalnız bırakmayacaktın beni. Hani her şeyindim. Peki, neden şimdi cenaze töreninde bile bir yabancı gibi duruyorum. Bir yabancı gibi gidişini izliyorum. Yaklaşıp seni son bir kere göremiyor kahroluyorum.
Hastaneye gidişine kadar, o sabaha kadar senin her şeyindim. Komaya girdiğini öğrendiğimde günlerden çarşambaydı, bilmiyorum ya da zıkkım şimdi ne önemi var ki.
Nasıl gelmiştim o hastaneye, nasıl öğrenmiştim birdenbire işyerinde bayılıp uyanmadığını. Evden çıkarken ki o neşeli halin, beni eğilip öpüşün, sessizce fısıldayarak kulağıma “İşten ararım” deyişin son hatıra bana.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, akraba, anne, ağlamak, ölüm, üzüntü, cenaze, dua, ev, gözyaşı, hastane, hoca, sevgili, soyadı, tabut
29 Kasım, Perşembe , 2007
 cleveryd yazmış | 3 Yorum yapılmış
Bu yıl ki ramazan ayının ikinci pazar günüydü. İstatistik çalışıyordum ama karnım çok açtı ve çalıştığımdan bir şey anlamıyordum. Ders çalışmayı bırakıp biraz kitap karıştırayım dedim.
O günlerde (bu günler) Karl Marx’ın Das Kapital kitabını okuyordum. Bir mesaj vermeye çalışıyordu kitap. Diyordu ki:
“Bir meta için harcanan zaman ne kadar fazla ise, o metanın değeri o kadar fazladır”
Yirmi sayfa kadar okuduktan sonra, annemim bir ay kadar önce ölen amcasının kırkıncı ölüm günü dolayısı ile mevlit okunacağını duydum ve oraya gittim.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: das kapital, eko, hoca, iftar, istatistik, karl marx, kuran okumak, lokanta, mevlit, ramazan, ses ayarı
27 Eylül, Perşembe , 2007
 ulaash yazmış | 5 Yorum yapılmış
Bizim okulda Almanca dersini ilk biz görmeye başlamıştık. Bu kadar dersin üstüne bir de fuzuli olarak bu ders eklenmişti. Herkes şikayetçiydi bu durumdan.
Herkese rağmen Almanca dersi aldık. Ama hala tek kelime Almanca öğrenemedim. Bizim de suçumuz olabilir bu konuda ama bir Almanca hocası vardı ki, bütün okulu perişan etti.
Sene başında birkaç hafta bayan bir hoca gelmişti ama sonra hamile olduğu için izne çıktı. Bizim sınıfta (diğer bütün sınflarla beraber) yeni gelen hocaya kaldı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: almanca, apaçi, öğretmen, deli, hoca, sınıfta kalmak
13 Haziran, Çarşamba , 2007
onemsiz yazmış | 28 Yorum yapılmış
Okulumuzun ihtiyaçlarını gidermek için kermes yapılırdı okulumuzda. Birçok sınıf yapmıştı. Sıra bizim sınıfa gelmişti. Biz de yapacaktık.
Rehberlik dersinde kermes için birkaç düzenleme yaptık. Kimler ne getircek onlar da kararlaştırıldı. Birkaç bölümün parasını da ben toplayacaktım.
Neyse konu açıldı, herkes “Hocam sizi de bekleriz kermese” diyor. Ben de küçük bir espiri yapayım dedim;
» Hikayenin Devamı
Etiketler: öğrenci, öğretmen, espri, hoca, kermes, şaka
24 Mayıs, Perşembe , 2007
hall yazmış | 6 Yorum yapılmış
Okulun her zamankinden çok çekilmez olduğu günlerden bir gündü. Sinekler bizi o kadar çok rahatsız etmişti ki, arkadaşım (diğer yazımdaki Mustafa) sinekleri öldürüp, sıranın üzerine bırakıyordu.
Matematik hocamız çok müspet bir insan, çok müspet… Arkadaşın sinekleri öldürdüğünü görünce, onların yararlarından, yaratılış nedenlerinden bahsetmeye başladı.
Sınıf çok sıkılmıştı ama otorite konuştuğundan pür dikkat dinliyormuş gibi görünmekteydik. Yani sekiz numaralı maske yüzümüzde. Aslında umrumuzda bile değil :)
» Hikayenin Devamı
Etiketler: adak, öldürmek, cenaze, hoca, ibret, nutuk, sinek, sınıf
23 Mayıs, Çarşamba , 2007
|
|