cicoist yazmış | 1 Yorum yapılmış
Sen imkansızsan, sensizlik de imkansızsa, peki ben neyim? İmkansız bir aşkın bilinmeyen bir hayalperesti gibiyim.
Tıpkı uzay boşluğunda gezinen bir astronot gibi. Sonsuz bir boşluktayım. Dönme vakti gelince astronot dünyaya, benim de sana dönmem lazım.
Yaşanacak güzel günleri yaşamak için bana kalbinde bir yer ver! Dünyam ol! Başka gideceğim bir kalp yok! Sen dünyadaki oksijenimsin. Sığınacağım, yaşayabileceğim, sevebileceğim tek kalpsin…
Etiketler: astronot, boşluk, dünya, imkansız aşk, kalp, oksijen
22 Ocak, Salı , 2008
nur_perisi yazmış | 7 Yorum yapılmış
Yalvarıyorum izin ver unutayım seni. İzin ver, kurtulayım bu acıdan. Hatta izin ver nefret edeyim senden.
Bilirsin kimseye yalvarmam ben. Ama sana ne dilim söz söyler, ne de yüreğim.
Yok oluyorum, tükeniyorum, farkında değilsin. Seninle olmayacağını biliyorum ama sensiz nefes alamıyorum.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ayrılmak, çaresizlik, ömür, gözyaşı, gücü tükenmek, hüzün, hoşcakal, imkansız aşk, pişmanlık, sığınak, yalvarmak
2 Ocak, Çarşamba , 2008
istisna yazmış | 9 Yorum yapılmış
Aşk, hiçbir zaman anlayamadığım, zekamın yetmediği, çoğu zaman beceremediğim kutsal kavram. Üzerine söylenmiş o kadar söz, yazılmış edebi eser ve bestenilmiş o kadar şarkı var ki; açıkçası aşkın ne olduğunu anlamış değilim…
Bu derin kavramla tekrar başım belada gibi. Seviyorum birini. Ama başka birine ait birini. Yani aynen sandığınız gibi. Ama o küçük, tatlı kızın bana yaklaşımı, buluşmalar vesaire, beni ona itiyor.
Başkasına ait olan birine karşı, böylesi bir şeyler hissetmek ne kadar acı. Ne kadar da utanalası bir şey. Bilmiyorum belki de editöryal düzenlemelerde bu yazıyı uygunluğu açısında “Adi Herif” kategorsine eklerler. Zira ortada adilik yapan biri var.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk, başkasının aşkı, beste, imkansız aşk, istanbul
2 Ağustos, Perşembe , 2007
papatya yazmış | 37 Yorum yapılmış
Aslında burada aşk üzerinde yazmak için bayağı yaşlıyım. Fakat şuna inanıyorum ki aşk farklı yaşlarda da daha yoğun hissediliyor.
Ne acı ki uzun yıllar beraber yaşadığım biricik eşimi kanserden kaybettim. İki evladım var. Onları da yüksek tahsillerini yaptırmış ve meslek sahibi olmalarını sağlamış, en son olarak da evlendirmiştik.
Şimdi 50 yaş civarında olan bizler, tam el ele gezeceğimiz, sonbaharı yaşayacağımız dönemde maalesef bu acı ayrılıkla son buldu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: arkadaşlık sitesi, ikinci bahar, imkansız aşk, internet, kanser, sosyal baskı
29 Mayıs, Salı , 2007