muttoros yazmış | 5 Yorum yapılmış
Ben beni bildim bileli İngilizce’den çakarım bi’ şekilde. Neyse, böyle gele gele geldik üniversiteye ve İngilizce belası yine karşımda.
Vizeye girdim. Hiçbir şey bilmiyorum. Dedim adettendir, gittim hocaya, not soruyorum. İsmimi söyledim ama söylemez olaydım. O an yerin dibine girsem haktır. Birkaç hoca da var orada, dedi ki;
- “Oğlum 100 üzerinden 2 aldın. Onu da ben verdim”
Daha o dersi yeni geçtim. Kaçla biliyor musunuz? 95. Nasıl, gelişme var değil mi? Gelişme bende değil hocada :))
Etiketler: öğretmen, üniversite, ingilizce, sınav
10 Eylül, Pazartesi , 2007
fill in the blanks yazmış | 3 Yorum yapılmış
Yakın bir tanıdık, Amerika’da bir ailenin yanında yaşamaktadır. Her akşam birlikte yemek yerler.
Her yemekte, evin annesi çocuğa “Salad dressing?” diye sorar. Çocuk da herhalde giydiği şeylerin yemeğe uygun olmadığını düşünerek mahçup olur.
Böylece bir hafta geçer. Yedinci gün çocuk “Bu sefer salad dressing demeyecek” diye düşünerek son derece şık giyinir. Saçlarını joleler, normal bir ev yemeğine takım elbiseyle oturur.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: amerika, ingilizce, kıyafet, salata, yemek
20 Ağustos, Pazartesi , 2007

mskalimero yazmış | 18 Yorum yapılmış
15-16 yaşlarında okula gitmekten bezmiş “Allah’ım şu okul bitsin, bir daha hiçbir okulun önünden geçmeyeceğim” diyecek kadar ders çalışmayı sevmeyen biri. Okumayı seviyor ve kendi arzu ettiği alanda eğitilmek istiyor. Ne olabilir bu; İngilizce ve Müzik. Her bulduğunu okuyor, sözeli, diksiyonu Edebiyat öğretmeninin kıskanacağı cinsten, kuvvetli.
Yaşadığı yer olan Antalya’da içilen su, alınan hava onu derinden etkiliyor ve Antalya’nın caddelerinde sürekli karşılaşılan yabancılara hayran bırakıyor.
Karşıdan gelen beş kişinin 3′ü İngiliz neredeyse. Yaşıtı genç kızların hissetiği gibi, onun da, İngilizce konuşan kimi görse, kalbi çarpıyor, heyecandan eli ayağına dolanıyor.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: abi, amerika, antalya, aşk, ingilizce, lübnan, müzik, rod stewart, savaş
11 Ağustos, Cumartesi , 2007
yagmuradam yazmış | 9 Yorum yapılmış
Öğretmenlik görevimi yaptığım doğu illerinin birinde, ilkokul 3 ve 4 öğrencilerini bir arada okutuyordum. Gittiğim köyde ise Türkçe bilen çok az, genelde Kürtçe konuşuluyor.
Çocuklar Türkçe’yi bilmediğinden İngilizce anlatmak hayli zorlaşıyor; öğrencilerime derdimi anlatmak çok zor olduğundan dersler olması gerekenden daha uzun sürüyor ve müfredatın da epey gerisinden seyrediyorduk.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: öğrenci, öğretmen, doğu, ingilizce, köy, kürtçe, türkçe
8 Ağustos, Çarşamba , 2007
fill in the blanks yazmış | 22 Yorum yapılmış
Burger King‘de oturmuş Whopper‘ımı dişliyorum. Hemen önümde arkası bana dönük olan zenci kız arkasına dönüyor ve;
- “You got a time?”
diye soruyor. Hayatımda daha önce bu soru kalıbını hiç duymamışım ve ne demek istediğini anlamıyorum. Kendime en yakın gelen manaya yoruyor ve “Biraz zamanın var mı?” diye algılıyorum. Cevaben de
- “For what?”
diyorum. Kız hiç beklemediği bu soru karşısında afallıyor ve gülümseyerek sorusunu;
» Hikayenin Devamı
Etiketler: burger king, ingilizce, kız, soru, whopper, zenci
24 Temmuz, Salı , 2007