Yaş 17 yazmış | 9 Yorum yapılmış
Koşuyorum!
Belki bir dolmuşu bile geçebilirim. Nikotin ciğerlerimden beynime vurunca yavaşlıyorum. Ama bu son şansım. Dersaneye geç kalamam. Saat 7.30′da evden çıktığımı varsayarsak fazla bir yol katetmedim.
Koşuyorum!
Kaplumbağaya bile yetişemem. Halim kalmadı. Bir yandan pantolonum düşüyor, diğer yandan yüzüme vuran Ankara’nın kuru soğuğu. İstanbul nemliydi falan ama sanki daha benlik bir şehirdi. Şu anda fark yok hala..
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ankara, çakmak, cumartesi, dersane, dolmuş, koşmak, kuru soğuk, sigara, yaşlı teyze
17 Aralık, Pazartesi , 2007
A.Y Borke yazmış | 4 Yorum yapılmış
Cezaevinin kapısında onu gördüğü an, onca yıl görmek için görüp geçirdiği ne varsa unuttuğu andı. Orada en güzel, en görkemli haliyle, bıraktığında dudağında kalan son gülümsemesini korumuş halde duruyordu işte.
Bu an için ne çok yaşamıştı. Bu an evet, bu an için, ona sarılıp bir kez daha içi patlayıncaya dek boynunun kokusunu içine çekebilmek için ne çok yaşamıştı.
Şimdi bu anla arasında yalnızca birkaç adım kalmıştı. Oradaydı o, ama asıl istediği o değildi. O andı istediği. Yıllar süren bekleyişten, yollar süren özlemden sonra nihayet bitmişti bu zorlu süreç.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çırpınmak, özgürlük, cep, cezaevi, isyan, kavuşmak, koşmak, ofis, orman, teslim olmak, şarap
6 Aralık, Perşembe , 2007
eternalsunshine-papatya yazmış | 7 Yorum yapılmış
“Sözler geri dönmez, geri dönmez bakışlar. Kuşlar geri uçmaz, geri konmaz aşklar…”
Sabahtan beri aynı şarkıyı dinliyordu bıkmadan, usanmadan. Canı sıkkındı. Pencereden dışarı bakarken gördü onu. Çok güzeldi, ipek gibi, bebek gibi.
Dalgın yürüyordu, gözleri yerde. Bir eliyle çantasını sıkıca kavramış, diğer eli cebinde. Salındıkça yanağına değiyordu saçları. Güzelliğiyle aklını başından almıştı adamın. Güzelliğinden çok sakinliğiyle, sessiz varlığıyla.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: öpüşmek, gökyüzü, gölge, gözler, gülümsemek, koşmak, rüzgar, şaşırmak
2 Aralık, Pazar , 2007

Semih yazmış | 29 Yorum yapılmış
Nefesim kesildi artık yeter! Hayır koşmalıyım. Dayanamayacağım artık. Kalbim yerinden fırlayacak. Olsun koşmam lazım. Bıçak saplandı sanki ciğerlerime. Daha az acıdır durduğumdakine göre! Koşmalıyım. Durmamalıyım! Hiç mi araç geçmez burdan ya! Allahım yardım et bana!
Koş! Koş! Koş! Başka yolu yok bunun! Ciğerin de parçalansa, kalbin de patlasa koşacaksın. Yoksa bu acı öldürecek zaten! Yardım edecek kimse yok mu? Yok mu yardım edecek kimse? Niye kimse yok burada ya! Bakınma etrafına, oyalanma sakın! Sadece koş! Az kaldı. Koş!
Bir kaç saat önce
Amuda kalksam? Yok olmaz! Kalkılır mı hiç amuda? Kafayı mı yedin sen? Yedim tabi ya! Sağa döndüm olmadı, sola döndüm olmadı. Bir de bunu deneyeyim! Yoksa öleceğim!
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı, Anamur, Ağrı kesici, Cildiye, deniz, doktor, hemşire, KBB, koşmak, Kulak
22 Eylül, Cumartesi , 2007