
cleveryd yazmış | 3 Yorum yapılmış
Bu yıl ki ramazan ayının ikinci pazar günüydü. İstatistik çalışıyordum ama karnım çok açtı ve çalıştığımdan bir şey anlamıyordum. Ders çalışmayı bırakıp biraz kitap karıştırayım dedim.
O günlerde (bu günler) Karl Marx’ın Das Kapital kitabını okuyordum. Bir mesaj vermeye çalışıyordu kitap. Diyordu ki:
“Bir meta için harcanan zaman ne kadar fazla ise, o metanın değeri o kadar fazladır”
Yirmi sayfa kadar okuduktan sonra, annemim bir ay kadar önce ölen amcasının kırkıncı ölüm günü dolayısı ile mevlit okunacağını duydum ve oraya gittim.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: das kapital, eko, hoca, iftar, istatistik, karl marx, kuran okumak, lokanta, mevlit, ramazan, ses ayarı
27 Eylül, Perşembe , 2007
okotumale yazmış | 7 Yorum yapılmış
Yaklaşık 4 sene önce. Lise son sınıf. Herkesin lise son anıları vardır birbirinden güzel. Ama bu diğerlerinden biraz daha ilginç bir mevzu.
Küçük bir ilçede yaşadığımız için sosyallik adına pek bir faliyetimiz bulunmuyordu haliyle. Biz de kendi sosyalliğimizi kendimiz yaratalım dedik ve Ramazan ayınının bir günü sahura kalkıp, lokantada yemek yemeye karar verdik.
Küçük bir yerde olduğumuz için lokantayı ayarlamak kolay oldu. Sahur vakti geldiğinde kaktık ve buluşma yerine gittik. Söz veren herkes gelmişti. Tam 9 kişi: )
Yemeğe giderken hoş bir süpriz karşıladı bizi! Kar yağıyordu! Gece o görüntü mükemmeldi. Sonunda lokantaya gidildi, yemekler yendi. Kısa bir ilçe turundan sonra herkes evlerine dağıldı. Ama bu hikayede asıl ilginç olan sahura kalkan 9 kişiden 8′inin oruç tutmamasıydı: )
Etiketler: ilçe, kar, lise, lokanta, oruç, ramazan, sahur
26 Ağustos, Pazar , 2007
cukoc yazmış | 12 Yorum yapılmış
Üniversiteyi yeni kazandığım yıllardı. Yeni birkaç arkadaş edindim, kantinde oturuyoruz. Hadi dedi biri, yemek yemeye gidelim. İyi dedik gidelim.
Neyse bunlar beni bir yere götürdü. Lokantanın adı Yıldız. “Ben burada yemem” dedim. “Ya gel çok ucuz, çok güzel ye işte” gibisinden bir sürü rica cümlesi. Yok dedim yemem.
Berbat bir yer. Adamın elinde bir bez var. Adam onunla bardakları da kuruluyo, masayı da siliyor, çatalı kaşığı tabağı da siliyor, camı da siliyor… Yuh artık dedim. Bir yerleri bir de tuvaleti silmediği kaldı dedim o bezle…
» Hikayenin Devamı
Etiketler: bez, kantin, lokanta, pilav, pis, sinek, ucuz
12 Ağustos, Pazar , 2007