odyseus yazmış | 4 Yorum yapılmış
Yine etrafta melekler dolaşıyor! Bir tanesi bana değdi bak. Nasıl mı anladım? Küsmüş işte, omuz silkiyor giderken. Yetişemedim. Kırgın biraz! Ağlıyor…
Gözyaşlarına değdin mi hiç meleklerin? İnci tanesi gibi parlak, asit kadar yakıcı!
Etrafta ayrılıklar var bugün. Arabanın egzozundan çıkan kötü hava kadar iğrenç! Siyah büyük toz bulutları misali…
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk şarabı, ağlamak, beyaz, Cemre, cennet, gözyaşı, hücre, huzur, melek, siyah
18 Aralık, Salı , 2007
 Semih yazmış | 13 Yorum yapılmış
Daha on iki-on üç yaşlarında bir çocuktum. Okulumuzun tatile girdiği bir yaz döneminde köyde evde tek başıma karanlık bir odada televizyon izliyordum.
Ailem dedemlere gitmiş, ben ise hasta olduğum için evde kalmıştım. Aslında beni yalnız bırakmazlardı ama bu sefer erkeklik onurumu öne sürmüş ve artık evde tek başıma kalabilecek kadar büyüdüğümü söylemiştim onlara.
Televizyonda o sıralar çok sevdiğim Levent Kırca’nın “Olacak O Kadar” programı vardı. Tam yeni bir parodi başlamıştı ki pencereden içeri sızan kuvvetli ışık hüzmeleri dikkatimi çekti. Çok meraklıyımdır, bu merakım beni bilim adamı yaptı ya zaten!
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ateş böceği, ölüm, öss, üniversite, beyaz ışık, melek, moleküler biyoloji ve genetik, pervane böceği, UFO, uzaylı
5 Aralık, Çarşamba , 2007
 Cevval Portakal yazmış | 38 Yorum yapılmış
İşimi seviyorum. Bir şeylere katkıda bulunmak, yardımsever insanların bağışlarına vesile olmak hoşuma gidiyor. Biliyorum, bir gün düzenim bozulacak, şartlar değişecek ve ben bir gerekçe belirtemeden bu işten de ayrılmak zorunda kalacağım. Şimdilik her şey yolunda sayılır.
Bu meydanda gündüz kimse olmaz ki. Akşamları dolmaya başlar burası, hava karardığında. Ben de meydanın ortasındaki büyük beyaz çadırda yerimi alırım. Bu durumdan herkes memnun sayılır.
Normalde gündüz çalışan arkadaşım ile haftada bir çalışma saatlerimizi değiştirmemiz gerekli, ancak gündüz bomboş meydanın ortasında, serin çadırın içinde, koli koli dizilmiş vişne sularını tüketip, gazete okumaktan gayet hoşnut olacak ki, benim sadece akşamları çalışma isteğimi sevinçle karşıladı. Bu kıyağın üzerine çok ta sıkı dost olduk.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: iş, kan, kızılay, melek, mesai, sedye, vampir, yardımsever
5 Eylül, Çarşamba , 2007
mysteriousgirl yazmış | 18 Yorum yapılmış
Hayatta bizi meşgul eden en önemli şey insan ilişkileridir muhakkak. Bunu da açacak olursak, “kadın-erkek ilişkileri” derim.
Nitekim Allah insanı erkek ve dişiden yaratmıştır. “Karşı cinsle ilgilenmek dururken, neden hemcinslerimizle uğraşalım” diyoruz hep değil mi, demesek de kabul edin öyle yapıyoruz!
Bir de Allah’ın yarattığı iki varlıktan daha bahsetmek istiyorum; şeytan ve melek. Şeytan kötülüğün, kurnazlığın, melek ise iyiliğin, saflığın simgesi..
Biz insanların birçok şeyde erkek-kadın ayrımı yapıyor olmasındandır ki- tıpkı mavi; erkek, pembe; kadın rengi gibi- şeytana da dişi deriz. Bu durumda melekler erkek oluyor.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aldatmak, erkek, ilişki, iyi, kadın, kötü, kurnaz, melek, şeytan
28 Ağustos, Salı , 2007
malkavianprincess yazmış | 2 Yorum yapılmış
Tanrı gerçekten insan kılığında melekler gönderir mi insanlarına? Eğer bu dogruysa, ben o meleklerden birini tanıdım.
Herkesin göremiyeceği kocaman pırıl pırıl kanatları vardı sırtında, upuzundu. Gözleri okyanuslardan daha derin, nefesi bir hortum kadar güçlüydü. Cümleleri gizli runler gibiydi ve de turkuaz.
Sarsıldım, titredim, eridim karşısında. Perdeleri aç dedi bana ama istemedim açmak, korktum. O açtı uzun parmaklarıyla, gördüm birçok şeyi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anahtar, ayrılık, aşk, deviant art, korku, melek, sevgili, son, tanrı, yol ayrımı, zaman, ışık
14 Haziran, Perşembe , 2007
|
|