nsundur yazmış | 1 Yorum yapılmış
Ağustos’un 11′i, yıllardan da 1997 idi. O sabah Bursa’dan İnegöl’e dönmeye hazırlanan Yasemin’in içinde bir gariplik vardı.
Annesi “Hadi kızım” dediğinde ayakları geri gidiyordu. Anneannesinin yüzüne “Kal” der belki diye son kez bakmıştı. Oysa gitmek zorundaydı. Annesi
- “Minibüs çok dolu, otobüse binelim” dedi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, baba, bursa, inegöl, minibüs, otobüs, trafik kazası, yağmur
15 Şubat, Cuma , 2008
hadibesende yazmış | 14 Yorum yapılmış
- “Biraz zaman, bekle” dedi.
- “Ben otobüs bile bekleyemem, bir sonraki durağa yürürüm” dedim.
- “Aynı otobüse binmiyor musun sonuçta?” dedi.
Keyiflendim.
Başından beri “oyun” gibiydi bu. “Son lafı eden” olma yarışı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: beklemek, fergie, müzik, otobüs, oyun, sarılmak, veda
30 Aralık, Pazar , 2007
mervis yazmış | 4 Yorum yapılmış
Dedim ya kokuların dilinden bir hikaye bu. Her sabah yaptığım gibi okula gitmek için ES Garaja koşuyordum, ılgıt ılgıt esen rüzgara kapılmış adını bilmediğim bir ağaç kokusu geldi burnuma ilkin, yüzümü yaladı geçti. Mis gibi kokuyu içime çektim.
Durağa ulaştım nefes nefese. Şöföre bir günaydın çaktıktan sonra ikinci koltuğa yerleştim, cam kenarına. Kulaklığımı takıp, sevdiğim ezgilerime bıraktım kendimi. Bir ara, gözlerimi kapamışım işte farketmeden başlıyordu oyunum :)
Bir koku duydum, tahmin etmeye çalıştım sahibini. Dini, uhrevi bir kokuydu bu. Kesin yaşlı bir amcaydı, takkeliydi. Hani o miss dediğimiz kokulardan.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çamaşır suyu, çiçek, öğrenci, öğretmen, hacı misi, kasımpatı, koku, otobüs, rüzgar, toprak kokusu
6 Aralık, Perşembe , 2007
Demir yazmış | 7 Yorum yapılmış
Geçenlerde bir rüya gördüm. Üniversitede okuduğum yıllara ait bir rüyaydı. İkinci sınıfta, gri ve soğuk bir kış sabahı çok erken bir saatte, kampus içinde yer alan yurttaki yatağımda uyanmış buldum kendimi.
Diğer üç arkadaşım henüz uyuyordu. İkisi Kimya Mühendisliğinde, biri de İnşaat Mühendisliğinde okuyordu o sıralar. Yurt odası, sabahın alacakaranlığında ürkütücü bir sessizlik içindeydi.
Ranzaların karşısındaki duvar boyunca uzanan ortak çalışma masasının üzerinde; geceden kalmış biri yarım dolu, diğerleri boş dört çay bardağı, bir dilim kurumuş ekmek, kantinden alınmış ve hala kâğıt üzerinde bekleyen sararmış bir parça beyaz peynir, açık bırakılmış iki kitap, rezistanslı yuvarlak bir ısıtıcı ve dört basit sandalye.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: arkadaş, çay bardağı, özlem, üniversite, ürperti, eski resimler, hasta, kalp krizi, kampus, kar, okul arkadaşı, otobüs, rüya, sınav, yurt
3 Aralık, Pazartesi , 2007
kirikkelam yazmış | 4 Yorum yapılmış
“Ulan herife bak, eylemsizlik prensibi ile insan onurunu aynı potada birleştirmeyi nasıl başarmış, yuh hayvanoğlu hayvan” demeden önce şu altta yazdıklarımı ve her zamanki gibi uzun yıllar boyunca yaptığım araştırmaların sonucunu okumanızı öneririm.
Bu eylemsizlik denen illet ilkokul hocamdan öğrendiğim kadarıyla maddelerin bulundukları hali koruma istekleridir. Yani duran bir madde durmayı, hareket halinde olan bir madde de hareketine devam etmeyi ister. E tabi bu onların en doğal hakkı, onlar da insan neticede.
Eylemsizlik prensibi kafalarında hala şekillenmeyenler için günlük hayattan bir örnek verelim;
» Hikayenin Devamı
Etiketler: bilimsel, eylemsizlik, fizik, fordçu, halay, insan, onur, otobüs, problem
17 Ekim, Çarşamba , 2007
|
|