cumlelersehri yazmış | 8 Yorum yapılmış
Yine Pazar, hava ne kadar güzel. Anlaşılan annem yine erken kalkmış ve odam havalansın diye pencereyi açmış, kuş seslerini duyabiliyorum.
Umarım babam yine “Hadi pikniğe gidelim” diye tutturmaz, hiç sevmiyorum pikniğe gitmeyi.
Abim uyanmış belli, yine son ses müzik dinliyor. Galiba müstakil evde oturmanın en güzel yönü bu olsa gerek? Babam hep, “Senin için bu evi aldık” der bana, sanki alırken bana sormuş gibi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: abi, aile, anne, çocukluk, baba, gol, içki, nefret, pazar, piknik, sarhoş, tekerlekli sandalye, trafik kazası
1 Haziran, Pazar , 2008
asena75 yazmış | 24 Yorum yapılmış
Anneannemin 2 tane üzüm bağı vardı. Bu bağlarda çeşitli meyve ağaçlarının yanı sıra nadide üzümler yetişirdi. Hasan dedeler, gelin parmakları, kınalı yapıncaklar, çekirdekli çekirdeksiz çeşit çeşit üzüm bulunurdu.
Sonbahar gelipte üzümler toplanmaya başlıyacağı zaman hepimiz arabalara doluşur, evde hazırlanmış çeşit çeşit yiyeceklerimizi yanımıza alarak bağa pikniğe giderdik.
Orada ceviz, meyva, üzüm ve salamura icin yaprak toplayarak hem piknik yapar hem de çalışırdık. Bu üzümler eve taşınır ve bahçede oluklara doldurularak üzerlerine temiz bezler gerilerek güneş altında bekletilirdi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, anneanne, üzüm, üzüm bağları, bilgisayar, mevye, pekmez, piknik, televizyon, şıra
2 Eylül, Pazar , 2007

4BlooD yazmış | 19 Yorum yapılmış
Oturduğum muhitteki insan portföyü itibarı ile daha hayata gözlerimi açtığım günlerde başladı muhtemelen, bu bitmek tükenmek bilmeyen el şakaları.
Biri karşına geçer, ağzıyla muccuk diye bir ses üretirken, elini de ani bir hareketle sana doğru uzatır… Zıt erenköy tripleri yapılır vs vs…
Sanırsam 3-5 yaşından itibaren el olaylarına karsı iyice tedirgin olmuşum. Bir süre sonra bu davranış bende tam olmasa da bir tike neden oldu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ankara, el şakaları, elektro saz, emre aydın, gece yolcuları, konser, marmara üniversitesi, misket, piknik, tik
22 Haziran, Cuma , 2007