mskalimero yazmış | 6 Yorum yapılmış
Annemin beni ummadığım şaşırtan bir şevkatle içeri alıp, başıma beze sarılı buzu bastırmasından ne zaman sonra, bir akşam hep birlikte dama çayı-çerezi götürüp, divanlara yayılmış, hemen karşımızdaki açık hava sinemasından piyango vurmuş hissi yaratan filmi seyrediyoruz. Film hangi filmdi, ben sonuna kadar kıpırdamadan izler miydim orası flu..
Damda açıkhava sineması izlemek uzunca bir süre bizi idare ediyor, mutlu mesut geziniyoruz. Ne zamanki şarj bitiyor, tekrar doldurmak üzere çıkıyoruz topluca yukarı, yan komşumuz da eşlik ediyor bize.
Evet sinemayla ilgili bir şey gelecek bizim Çiğdem’in başına diyorsunuz ama son derece yanılıyorsunuz.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, ağaç, dam, film, kanca, köpek, olta, portakal, sinema
11 Eylül, Salı , 2007
mskalimero yazmış | 10 Yorum yapılmış
Evet çocukluğumda yaşadığım, benim karakteristik bağlamda form almama öneme haiz bir yeri olan anılarımı anlatmaya devam edeceğim.
ilkokul 4. sınıfın yarısına kadar yaşadığım Antalya’nın Serik ilçesi sadece acı anılarıyla, beynimin uygun hangi lobuysa, orada çöreklenmiş oturmaktadır.
Serik o zamanlar küçük, ihmal edilmiş bir kasaba, biraz da el değmemiş. Tek katlı taş bir binanın sağ kapısından bizim eve, hemen yanıbaşındaki sol kapıdan ise komşunun -ki onlara ait ufacık bir done muhafaza etmemişim içerimde- evine giriliyor.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: afacan, anne, antalya, çiçek, çiğdem, babaanne, balkon, düşmek, ilkokul, portakal, serik, yaramazlık
8 Eylül, Cumartesi , 2007