nur_perisi yazmış | 5 Yorum yapılmış
Birbirinden hiç kopamayan, kızgınlıkları kumlara yazıp, iyilikleri kayalara monte eden iki dost. Şiirlerde, hikayelerde olduğu gibi gerçek iki dost.
Birkaç gün önceydi yanıma gelişi, hamileydi, mutluydu, ikizlerimiz olacaktı aldığım en iyi haberdi bu. Sevincini sevincim bildim, sarıldım, öptüm, gözyaşı döktüm.
“Teyze olacağım Canom teyze” deyip sarıvermişti kollarım boynunu. ”Ee neyin var senin” deyip soruvermiştin yine o anlamsız soruyu bana. Duymaktan en çok nefret ettiğim soru.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: darılmak, ders, dost, e posta, hamile, hiç, okul, sınıf, teyze, şiir
20 Haziran, Cuma , 2008
uz_han yazmış | 9 Yorum yapılmış
Dört arkadaş kendi aralarında sessiz, sakin, zararsız gençlerdir. Fakat sınıfları onları bezdirmiştir.
Sınıftaki kızlar onların her hareketleri, giyinmeleri ve tarzlarıyla alay etmektedirler. Öyle ki bu çocuklar sabretmenin kitabını yazabilecek hale gelirler.
Daha sonra küfür devreye girer. Düşünün.. Bir kız sizin yanınızda küfür ediyorsa siz bir erkek olarak haydi haydi küfür edersiniz. Sonuç itibariyle kızların yanında küfrettik biz. Ve bu kızlar tarafından disipline verildik.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: alay etmek, disiplin kurulu, küfür, küfretmek, okuldan atılmak, sabretmek, sınıf, tasdikname
5 Şubat, Salı , 2008
 Schindler yazmış | 2 Yorum yapılmış
İlkokuldaydım, yaşadığım ilçenin zenginlerinin çocuklarının gittiği bir okuldu. Abim güç bela kaydımı yaptırabilmiş. Ben de o okulun fakir ama gururlu genciydim. Öyle olmasaydım zaten yazacağım bu anımda olmayacaktı.
Sınıfımdaki zengin çocuklarıyla muhattap olamazdım pek fazla. Ya da onlar benimle olmazdı. Daha o yaşlarda benim giyinişimle alakalı, hem benim hem onların bilinçaltında oluşan şu “sınıf farkı” doğrusu beni şaşırtıyor.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: bayramlık, doğum günü, fakir, hediye, ilkokul, mahalle, oyun konsolu, sınıf, zengin
3 Ocak, Perşembe , 2008
 ImmortaL-13 yazmış | 10 Yorum yapılmış
Günahlarım saymakla bitmez. Ufak bir çocukken ya da şöyle diyelim, ki artık cümle süslemeye ihtiyacım olmadığı vurgulansın, çocukken, çocukken başladım ben inanmaya.
O dönemlerde en büyük suçtu inanmak. Ne haddimize düşmüştü uzun saçlı sevgilinin –ki kendisi bunu asla bilmedi- altın saçlarına dokunmak.
Yıllarca günaha girdim ben. Sırf o saçlara dokunmak için çocukmuşum gibi yaptım. Yaşıma yakışır oyunlar oynadım.
Tek ben değil, her dönem, bütün çocuklar… Günahkardık biz. İnandım, bir gün bunların gerçek olabileceğine, aramızdaki boy farkını görmezden gelerek.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk, çocukluk, öpüşmek, film, günahkar, saç, sevişmek, sinema, sınıf
17 Ekim, Çarşamba , 2007
kuvvei yazmış | 9 Yorum yapılmış
Sosyal bilgiler dersi yazılısındayız. Herkes hazırlıklı, herkes kopyasını hazırlamış. Yani herkes bir an bekliyor. Hoca arkasını dönebilir, biriyle konuşabilir, hiç önemli değil. Önemli olan o anı yakalamak.
Ben yanımdaki arkadaşımla beraber bu anı yakaladık(!) ve iç cebimize koymuş olduğumuz kağıtlardan cevapları yazmaya başladık. Halbu ki neden ezberlemeyip te kağıtlara yazmamızın sebebini bir türlü anlayamam.
Kağıtlarımızı yarı yarıya doldurmuştuk ki, sınıftan tok bir ses duyuldu:
- Osman, Bilal kağıtlarınızı teslim edin.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ağlamak, öğretmen, kopya çekmek, sınav, sınıf, yazılı
30 Ağustos, Perşembe , 2007
|
|