sevkara yazmış | 7 Yorum yapılmış
“İstiklal Caddesi’nin girişinde, Burger King’in önünde buluşuruz” dedim. “Sıradan bir tipim ben. Alalede, sıradan, bildiğin, tanıdığın hatunlardan işte!” desem de olurdu yani. Burger’in önü!! Yaratıcılık diz boyu.
Bu çocuk bana bir ay daha dayanırsa iyi diye düşündüm. Saçlarımı yolayım sinirden dedim, kıyamadım ne yalan söyleyeyim. 20 YTL bayılıp yeni fönletmişim şimdi. Akşam ev dönüşüne bıraktım sinir nöbetimi.
Tam çıkarken aynayla kesişti yolum da, gördüm maymuna dönmüş suratımı. Dudaklarım kırmızıydı yahu. Hayır, kırmızı rujum yok ki benim. Nasıl becermiş, hangisini hangisine karıştırıp sürmüşsem artık, bildiğin ciğer kırmızısı! Bilen bilir, ince dudakta kırmızı bir felakettir.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: burger king, dudak, fön, iç çamaşırı, istiklal caddesi, kırmızı, lens, makyaj, parfüm, rimel, ruj, saç, sütyen
10 Nisan, Perşembe , 2008
ImmortaL-13 yazmış | 19 Yorum yapılmış
Kalçalarımda hissetiğim ani sıcaklık ve “Noluyo lan, kim pandik atıyor” endişesiyle arkamı döndüğümde omuzlarıma değen saçlarını gördüm.
Sarı, sapsarı, yer yer beyazları vardı ama sorun değildi. Sarı, sapsarı saçlarıyla öylece yanımda duruyordu. Elindeki 45 numara Converselerle bir kez daha kalçalarımdan dürttü.
Göğüslerine bakarken daldığım için duyamadım sanırım, o hoş sesiyle müsade istediğini. Dikkatimi dağıtmak için “Çekilsene kardeşim” diye geğirdi adeta.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: baykal kent, bülent ersoy, converse, halusinasyon, kalça, pandik, reha muhtar, saç
24 Mart, Pazartesi , 2008
anafikir yazmış | 4 Yorum yapılmış
Zor bela yetiştim yine vapura. Az biraz önce çıkıversem olmayacak mı? Ama o zaman da bekliyorum. Tanımadıklarımın yanında beklemek, hiç mi hiç çalışmadığım dersin sözlü sırasını beklemek, yavaş yavaş bana gelişini görmek gibi. Zaten ne zaman çalıştım ki ben sözlülere?
İzlenmeyi seviyorum ben sanırım. Sanki hayatın şarkısını bestelemişim de, şimdi de klibini çekiyormuşum gibi. En sona kaldım ya, iskelenin kapandı kapanacak kapısından en son ben geçtim ya, sanki vapurdakilerin hepsinin gözü üzerimde.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ağlamak, çirkin, bulut, düşmek, deniz, el ele tutuşmak, gözyaşı, kibrit, kitap, kulaklık, kırışık, martı, müzik, saç, sevgisizlik, sigara, vapur, yaşlı
2 Ocak, Çarşamba , 2008
 ImmortaL-13 yazmış | 10 Yorum yapılmış
Günahlarım saymakla bitmez. Ufak bir çocukken ya da şöyle diyelim, ki artık cümle süslemeye ihtiyacım olmadığı vurgulansın, çocukken, çocukken başladım ben inanmaya.
O dönemlerde en büyük suçtu inanmak. Ne haddimize düşmüştü uzun saçlı sevgilinin –ki kendisi bunu asla bilmedi- altın saçlarına dokunmak.
Yıllarca günaha girdim ben. Sırf o saçlara dokunmak için çocukmuşum gibi yaptım. Yaşıma yakışır oyunlar oynadım.
Tek ben değil, her dönem, bütün çocuklar… Günahkardık biz. İnandım, bir gün bunların gerçek olabileceğine, aramızdaki boy farkını görmezden gelerek.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk, çocukluk, öpüşmek, film, günahkar, saç, sevişmek, sinema, sınıf
17 Ekim, Çarşamba , 2007
oRdinaRy giRL yazmış | 18 Yorum yapılmış
Sene kaçtı hatırlamıyorum ama MSN falan yoktu. İnternet’ten bi’ çocukla tanıştım. Muhabbet gayet güzel. İzmirliyiz ikimiz de. Uzun süre konuştuktan sonra buluşma teklif etti. “Tamam” dedim.
En yakın arkadaşımla buluşma yerinin oralarda geziyoruz. Hesapta uzaktan bakacağız, çocuk güzelse tanışacağız, değilse tüyeceğiz.
Buluşma yerine bakıyoruz bakıyoruz kimse yok. Telefon etti “Geldin mi” diye “Geldim” dedim. “Tamam ben de geldim” dedi, kapattı ama durduğumuz yerlerden göremiyoruz çocuğu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: arkadaş, internet, internet aşkı, izmir, marge simpson, msn, saç
26 Eylül, Çarşamba , 2007
|
|