hadibesende yazmış | 14 Yorum yapılmış
- “Biraz zaman, bekle” dedi.
- “Ben otobüs bile bekleyemem, bir sonraki durağa yürürüm” dedim.
- “Aynı otobüse binmiyor musun sonuçta?” dedi.
Keyiflendim.
Başından beri “oyun” gibiydi bu. “Son lafı eden” olma yarışı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: beklemek, fergie, müzik, otobüs, oyun, sarılmak, veda
30 Aralık, Pazar , 2007
anafikir yazmış | 7 Yorum yapılmış
Şu an çenemi dayadığım omzun üzerinden İstiklal pek bir yabancı geliyor. Daha önce bebeğine hiç bakmadığım gözlerin etrafımda olmasını istemiyorum. Hemen geri çekilip belki binlerce kere içine girdiğim bebeğe kaçıyorum. Maviliğin ortasında, simsiyah.
Gözler için diş macunu var mıdır diye düşünüyorum bu bembeyazın ortasındaki net maviliği görünce. Bir kez daha çekiyor kendine beni mavi gözler. Belli ki sarılmak istiyor. Sarılıyorum.
Bu kez usulca sırtını okşuyorum. Buna ihtiyacının olduğu o kadar belli ki. Derin bir nefes veriyor. Huzur dolup başımı omzunun bittiği, boynunun başladığı o kıvrıma güzelce yerleştiriyorum. Orasının benim için yapılmış olduğunu anlıyorum o an.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çocuk, duygusuz, göz, huzur, istiklal caddesi, mavi, merdiven, metro, pembe, sarılmak, soğuk, taksim, yabancı
18 Aralık, Salı , 2007
Jolly yazmış | 3 Yorum yapılmış
“Bilir misin seni gerçekten sevdim. Sevdiğim daha bir çok şeyin arasından” ve gerçekten sevmeyi öğrenince hesapsız, kitapsız, çıkarsız, yalansız, dolansız.
O gün anladım başka sevgilerin ne kadar geçici olduğunu. Gözlerimin içine gözlerini kaçırmadan saatlerce bakabilmeni, uyanınca saçlarımı okşamanı, sarılınca kalbinin deli gibi çarpmasını, içtenliğini, olur olmaz yerde yaptığın asabiyetlerini, sabırsız olmana ragmen bana karşı o üstün sabrını sevdim.
Karar verirken kimseye sormadığın halde bana sormanı, hata yaptığım yerde bile beni korumanı, ruhundaki kimseye göstermediğin o çocuk tarafı bana göstermeni sevdim.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: asabiyet, öpmek, özür dilemek, özlemek, dürüstlük, dokunmak, gitmek, rüya, sabır, sarılmak, sevgi, terkedilmek
9 Kasım, Cuma , 2007
odyseus yazmış | 23 Yorum yapılmış
Cennete uçarken bir parçanı bana bıraktın! Mavi boncuğum.
Yine yağmur yağıyor, minik minik süzülüyor camdan aşağı. Usulca fısıldıyorsun;
- “Yağmurun sesine bak, aşka davet ediyor.”
Ve gözlerin iri iri bakıyor etrafa.
Aynanın karşısında kendini incelerken konuşmaya başlıyorsun;
» Hikayenin Devamı
Etiketler: abla, anne, anneanne, ölüm, cennet, doktor, hastalık, hastane, kanser, kaybediş, mavi melek, sarılmak, subay
27 Eylül, Perşembe , 2007
barkpeanut yazmış | 5 Yorum yapılmış
Hadi gel. Başladım ağlamaya. Yüzümü görmeden sarıl, nefesin olsun arkamda.
Dal olalım. Garip bir ağaç gibi sarılalım gökyüzüne. Kalalım öylece. Durduralım zamanı ellerimiz buruşana, yüzümüz kuruyana, parça parça olup, dökülünceye kadar.
Sen gitme, görmeyeyim gidişini, bükülmesin boynum. Biliyorum ki öyle kalakalıp, sensiz oyunu bitirimekten korktuğumu.
Ağlıyorum. Olmasını isterdim ağlarken arkamda nefesin…
Etiketler: ağaç, ağlamak, gitme, nefes, sarılmak
10 Haziran, Pazar , 2007
|
|