semich07 yazmış | 2 Yorum yapılmış
Cephedeki bir gazinin savaş hatırası:
Siperlerde savaşıyorduk. Ben de nişan almış, ateş ediyordum. Bir ara silah tutukluk yaptı. Tetiğe basıyorum basıyorum ama silah ateş almıyor. Silahımın bozulduğunu düşünüp yanımdaki arkadaşıma döndüm.
- “Silahım bozuldu, ateş etmiyor” dedim. O da
- “Parmağın yok” dedi.
O an acısını farkettim. Bir mermi parmağımı koparmıştı. Silahta bir sorun yoktu
İşte arkadaşlar böyle geçilmemiş Çanakkale. Böyle bir ecdada sahipken onlara layık olabiliyor muyuz diye durup bir düşünelim bence.
Etiketler: 18 mart, çanakkale, cephe, gazi, parmak, savaş, silah, siper, vatan
20 Mart, Perşembe , 2008
cicoist yazmış | Yorum yap
Beni yaralayan bir kadındı, belki elinde sustalı yoktu ama her yakınlığı, her gülüşünde benden intikam almak isteyen biri gibi bıçaklanıyordum.
Beni öldüren bir kadındı, elinde kurşunları içinde olan bir silah yoktu ama yüzündeki gözlerin bakışları her baktığında kirpiklerini her kırptığında gözbebekleri namlusundan cıkan mermiler gibi üzerime doğru ateşleniyordu.
Çoğundan kurtuldum kimisi boşa giti, kimisi omuzumu sıyırdı, kimisi kolumu yaraladı, kimisi bacaklarıma diz kapaklarımı yaraladı, hiçbiri canımı o kadar acıtmadı.
Çoğundan küçük sıyrılıklarla kurtuldum ama arkanı dönüp giderken bana baktığın o son bakışın beni kalbimin tam ortasından vurup yere yığdı. Son nefesimde aklıma gelen tek şey bu yalan dünya oldu.
Etiketler: öldürmek, kadın, kurşun, sevgi, silah, yaralamak
14 Kasım, Çarşamba , 2007
cxhan yazmış | 29 Yorum yapılmış
Kanlanmış gözlerinde büyüyen gözbebekleri dalgındı. Ne rüzgârın şiddeti kapatabiliyordu gözlerini ne de yüzüne kurşun gibi çarpan yağmur damlaları.
Elinde tuttuğu, babasından kalma soğuk kırkbeşliğin topuyla oynuyordu farkında olmadan. Evinin karşısındaki yanmayan sokak lambasının altında öylece dikilmiş duruyordu. Evine girecek ne gücü ne de cesareti vardı. Hem gidip de ne yapacaktı boş eve. Boş, bomboş kendisi gibi yapayalnız, sadece anıların yaşadığı bu eve girip de ne yapacaktı ki.
Geçen ay kanser hastası karısını kaybettiğinden bu yana bunu düşünüyordu sürekli. Hayatında ilk defa yalnız kalmıştı ama yalnızlığa dayanamayacağını uzun süredir biliyordu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anı, ölüm, ev, intihar, kanser, korkmak, kırkbeşlik, mermi, silah, yalnızlık, yağmur
24 Ağustos, Cuma , 2007
 Cevval Portakal yazmış | 64 Yorum yapılmış
Sabaha karşı uyandım, aslında insanlar gibi sabah uyanmam lazımdı ancak beceremedim. Uyku saatlerimi düzene sokmak için önceki iki gün uyumayıp, akşam normal insan saatinde yatmayı planlıyordum ancak yatak çekici geldi, akşamüstü yatıp gecenin bir yarısı uyandım, bu zaman dilimini sabaha karşı olarak zikrettiğimde kendimi başarılı hissediyorum.
Karnım aç. Dolayısıyla, yemek ile kahvaltı arasında bir şeyler yemem gerekli. Her seferinde olduğu gibi yine tost, hem sıcak olduğu için yemeği andırıyor, hem de kahvaltı gibi.
Gözlerimi ovuşturarak girdim mutfağa. Karanlığa alışmış gözleri rahatsız etmemek için açmıyorum ışıkları. Dablumbaz mıdır, aspratör müdür hala ismini bilmediğim şeyin ışığını açtım. Hafif, loş, yumuşak, faydalı bir ışık.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çocuk, kahvaltı, lazer, matt damon, oyuncak, silah, sincity, tabanca, tost
18 Ağustos, Cumartesi , 2007
fatih dayan yazmış | 24 Yorum yapılmış
1 . Net hatırlıyorum, uzun zaman önce bir belgesel kanalında deniz anası üzerinde ilginç deneyler yapıyorlardı. Sinir düğümlerine elektrot batırdılar. Farklı voltajlarda gerilim uyguluyorlar, hayvan ona göre belli hareketler yapıyor.
Bunun elektroda ihtiyaç duyulmadan yapılanı da mevcut. Bu veriyi geliştirip silah olarak kullanmak mümkün mü?
2 . İlkokul kitaplarına bile verilen insan beyniyle ilgili bilgilerin içerisinde koku, hafıza, ses ve diğer duyularla ilgili loblardan bahsedilebiliyor ve bilirsiniz bizim okul kitaplarımız 50 yıl geriden gelir; asla da güncellenmez. Mevcut teknoloji nerede olabilir?
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ahlak, cevap, felsefe, hipnoz, komplo, medya, pepsi, saat, silah, soru, sınav, teknoloji, televizyon
2 Ağustos, Perşembe , 2007
|
|