
reddark yazmış | 6 Yorum yapılmış
Postahanede çalışanlara dediler ki; “Ya emekli olun,ya da tayin alın”
Baba da ne yapsın, emekli olup kıt kanaat geçinmektense “Çalışırım” demeyi seçer. Apar topar tayin alma işlemleri başlar, ardından torpil bulup(!) polis dayının yanına, doğuya, Muş’a gidilir.
3 ay geçer, düzen kurulur. Baba ortalarda yoktur. Meğer torpilin torpilini bulup memlekette kalıp, çalışabilir, biz de Allah’tan garip şehirde ama en azından bir akrabamızın yanındayızdır. Hafiften mutluluk…
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ayrılık, emekli, kanka, korku, kıskançlık, memleket, mutluluk, muş, postahane, seven, sevgili, sevilen, suskunluk, tayin, torpil
22 Kasım, Perşembe , 2007
Demir yazmış | 11 Yorum yapılmış
Sokaklara serpilmiş, sapsarı sonbahar sabahlarının sessizliğinde, sen sadece suskunluğu seçtin. Söylenmemiş, siyanürlü sözler sorumsuzca saçılmıştı sağa sola.
Simsiyah seraplar sızıyordu sakladığımız sevgilerden. Sarmaşıkların sarıldığı sakızağaçları, sabah sisinin soluğunda soyunuyordu sen sustuğunda.
Sorgusuz sualsizdi sonbahar.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: samanyolu, sardunya, sümbül, serap, sevda, sis, sonbahar, soğuk, suskunluk
20 Kasım, Salı , 2007
hashus yazmış | 3 Yorum yapılmış
Gönül denizdir. Dil kıyı. Deniz dalgalanınca içindekileri kıyıya atarmış. İşte sanki fırtınalar kopuyor yedi iklim dört bucakta. Gönül merkezli olmayan fırtınalar bunlar. Yerden göğe savuran, yıkıcı, yağmalayıcı.
Hep bir uğultu. Manasız, temelsiz, kişiliksiz sesler ya da sessizlikler. Sessizlik ne kadar uzak artık bize. Denize kavuşamayan akarsular gibi çağlıyor her yer.
Keşke anlayabilsek manayı da kavuşabilsek o engin denize. Mana’nın susup dilin konuştuğu ne bedbaht bir zamanın bahtsızlarıyız oysa. Susmak… Suskunluk ne güzel bir şiir bilene. Artık susuyorum. Asıl konuşmak susunca başlıyor çünkü…
Etiketler: akarsu, deniz, firtına, gönül, mana, sessizlik, suskunluk, yedi iklim
19 Kasım, Pazartesi , 2007