zombie yazmış | 9 Yorum yapılmış
Her sene olduğu gibi yine anneannemlere çiftliğe gidiyordum nefret ede ede. Ama bu sefer kankam da gelecekti bizimle. Hiç değilse Özge’m var, eğleniriz diye düşündüm ve koyulduk yola.
Gittiğimiz yerde telefon çekmiyor. Telefonların çekmesi için 5 dk falan yol yürümen gerekiyor. Biz de her sabah ve her akşam üstü sürekli telefon çeken yer bulur milleti arar, dalga geçer, eğlenirdik.
Yürüdüğümüz yolun sonuna doğru eski bir köy okulu vardı. Etrafında da mezarlar falan. Korktuğumuz için gidemezdik oraya doğru. Sonra baktım, dereye doğru inen yerin orada bir taş.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, çiftlik, inek, korkmak, mezar, musalla taşı, taş, telefon, yusuf yusuf
22 Ağustos, Çarşamba , 2007
anafikir yazmış | 6 Yorum yapılmış
Eskiden çocuklar için bir mahalle kavramı vardı. Yani çocuklar evlerinin olduğu çevredeki komşu çocuklarıyla tadından yenmez oyunlar oynarlardı. Şimdi öyle mi ya…
Bir arada olmak, birlikte bir şeyler yapmak adına bir sürü oyun üretirdik. Bunlardan biri de taşlı futbol oyunuydu. Mahalledeki kimsede plastik top yokken tercih edilen bir top oynama şekliydi. Yuvarlak forma yakın bir taş bulunur, karşılıklı kaleler kurulur, başlanırdı futbola.
Toprak sokak aralarında, tozu dumana katarak taşın arkasından koşardık. Bazen tozdan gözgözü görmez, rastgele tekmeleri savururduk, neye, kime denkgelirse : ) Karambolde kimvurduya giderdik çoğu zaman. “Kim vurdu lan bana” diye aranamazdık da çünkü her an gol yiyebilirdik : )
Şimdi hatırlıyorum da, gol atıcaz diye kaç ayakkabı eskitmiştik. Akşama eve döndüğümüzde de ayak parmaklarımız morarırdı da annemiz kızmasın diye çorabımızı çıkarmazdık yatarken : )
|
|
Etiketler: ayakkabı, çocukluk oyunları, çorap, futbol, gol, köy, mahalle, plastik top, spor, taş, tekme atmak, top, toprak, toz
1 Mayıs, Salı , 2007