cilekbahcesi yazmış | 7 Yorum yapılmış
Kaldırımda öylece yürüyordu başıboş, vurdum duymaz tavırlarla. Arada yanından geçerken bazı dükkanların vitrinlerine takılıyordu gözleri. Bakıyordu ama neye baktığının o da farkında değildi.
Bir ara yürüdüğü kaldırım taşlarının aslında birer kare olduğunu farketti. Sonra tamamen istemsiz bir şekilde o taşların içlerine dikkatli bir şekilde basarak yürümeye başladı.
Gayet özenle atıyordu adımlarını. Öyle ki, adımını az biraz öne ya da geriye atsa, sanki bastığı karenin çizgileri kendini bu denli ezik bulup bastığı için ağlayacaktı ya da belki biri çıkıp “Hooop dikkat etsene! Nasıl yürüyorsun! Çizgilere bastın durmadan” deyip onu uyaracak ve o da sanki toplum içinde yapılmaması gereken çok abes bir davranışı yapmış gibi utanacaktı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: alzheimer, anne, ölüm, banka, dalgınlık, evlat, kaldırım, takıntı, telefon
17 Mart, Pazartesi , 2008
Chili Palmer yazmış | 10 Yorum yapılmış
Ucuz, dikenli, eşit yükseklikte hendekleri olan, sevilmeyen, yumuşak ve şekillenmemiş, daha yakın olarak cıvık ve keskin tüylü, istenmeyensin.
Biraz akıllı olsan benden nefret ederdin. Daha da akıllı olsan beni görmezden gelir ve hiç etkilenmezdin. Seni sevmiyorum, aslında sen de beni sevmiyorsun. Sadece takıntılısın.
Ben kötü karakterli, çirkin, pis kokan, sana değer vermeyen kişiyim. Hala aptalca “Şu dağlarda kar olsaydın yine severdim seni” benzeri cümleler kuruyorsun. O dağlardaki karlar seks yapmaz.
Hadi ayrılalım. Bak güzelsin, gençsin, arkandan gelecek bir sürü insan var. Beni uğraştırma. İleriki günlerde işlerim yüzünden sana zarar geldiğinde, mayışık bir şekilde karşımda dikilirsin. Bunu ikimiz de istemiyoruz.
Etiketler: ayrılık, seks, seni sevmiyorum, takıntı
26 Ağustos, Pazar , 2007
cilekbahcesi yazmış | 4 Yorum yapılmış
Bende garip bir alışkanlık mevcut. Bilmem, belki birçok insanda da vardır. Arabada yolculuk esnasında gördüğüm tüm tabelaları okuma gibi.
Aman birini okumadan geçerim diye ödüm kopar resmen. “Bakkal Remzi, Taç Linens, İş Bankası, Ayakkabı Dünyası, Bilmem kaçıncı noter…”
Aman ha, birini bile kaçırmamalıyım. Masaldaki yollarını bulmak için geçtikleri yolları ekmek kırıntısı bırakan çocuklar misali, hepsini okuyup, aklımda tutayım ki, tekrar yön bulmamda kolaylık olur bari.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: alışkanlık, hastalık, psikoloji, tabela, takıntı, yolculuk
8 Ağustos, Çarşamba , 2007
anafikir yazmış | 6 Yorum yapılmış
Ganelde gayet uysal bir ruh haline sahip olan ben, zaman zaman mantık sınırlarına sığmayan takıntılarım nedeniyle kendimi çileden çıkmış bir halde buluyorum. Bu takıntılarımdan biri de bir anda pencere camının tıklanması.
Evim birinci katta. Sürekli bulunduğum odanın iki tarafı pencerelerle çevrili ve her ikisi de “tık”lanabilecek yükseklikte.
Çoğu zaman bilgisayarımın başında pür dikkat bir şeylerle uğraşır haldeyimdir. Çevremden soyutlanırım. Tam bir konsantre hali.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: cam, korkmak, osmanlı tokadı, pencere, takıntı, şaka
10 Mayıs, Perşembe , 2007