nostaljik yazmış | 13 Yorum yapılmış
Yaşlı insanlara karşı özel bir ilgim ve sevgim vardır öteden beri. Yaşlı derken de, yetmiş yaşını geçmiş insanlardan bahsediyorum.
Çok seviyorum bu yaşlı çınarları ben. Dizlerin dibine kedi gibi kıvrılayım, onlar anlatsın, ben dinleyeyim. Hayattaki en büyük zevklerimden biridir bu. Saatlerce sürsün isterse, hiç sıkılmam.
Aslına bakarsanız onlar da çok hoşlanıyor bu işten. Zevkle anlatıyorlar dinleyen birini bulmuşken. Ara vermeden, büyük bir mutluluk ve keyifle.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anneanne, aşk, özlem, dinlemek, ihtiyar, mutluluk, torun, zaman
12 Mayıs, Pazartesi , 2008
ozgur yazmış | 12 Yorum yapılmış
Kızgın güneşin ve kumların ortasında uzanmış, çocuk sesleriyle karışık dalga sesleri eşliğinde kitabımı okuyordum ki, ayağıma bir tarafı yırtılmış çocuk kolluğu uçtu geldi.
Tuttum tabi refleksle ve sahibi kim acaba diye sağıma soluma bakındım. Arkamdaki şemsiyede oturan yaşlı kadının torunununmuş. Uzatınca koştu aldı.
Aradan çok değil 10 dakika kadar bir süre geçmişti ki, kolluk yine uçtu. Bu sefer kahraman bir amcaydı. Kolluğun yırtık olduğunu, denizde kullanmanın tehlikeli olabileceğini söyleyip, yaşlı teyzenin yanına koydu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çöp, çevre, deniz, kolluk, temizlik, teyze, torun
18 Ağustos, Cumartesi , 2007
mskalimero yazmış | 16 Yorum yapılmış
Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı “Biraz bekleyeceksin hocam” dedi ve “İki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum” ekledi.
Kenardaki tabureye oturup, beklemeye koyulurken, içeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selam verdikten sonra, fırıncının tezgahına yaklaşarak;
- “Ekmeklerimi alayım, benim ikizler acıkmıştır“dedi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ekmek, fırın, kore gazisi, torun, yardım, şükür
18 Ağustos, Cumartesi , 2007
Cercantes yazmış | 1 Yorum yapılmış
Kim unutabilir? Unutulmaz Vizontele filminin bu repliğini. Televizyonun evlerimize girdiği ilk yıllara yetişemedim ama bu icadın evlerimize girdiği ilk yıllarda, insanlarda nasıl şaşılacak bir etki bıraktığını idrak etmek zor değil.
Yine Vizontele’ye benzer bir hikaye… Başkasından dinlemiştim. Bana anlatan şahıs ile babaannesi arasında geçen bir diyolog;
Benim Süper babaannem radyodan, Yurttan Sesler Korosu ’nu dinliyormuş. Koro şarkısını, türküsünü bitirdikten sonra yine benim süper babaannem mutfaktan getirdiği ekmek parçalarını radyonun kırık köşesinden atmaya başlamış.
Bizim torunda “babaanne ne yapıyorsun, radyoyu bozcaksın, hiç radyodan içeriye ekmek atılır mı?” diye serzenişte bulunmuş. Babaannemin verdiği cevapsa -yurttan sesler korosunu kasdederek: “Oğlum sabahtan beri şarkı türkü çığırıyorlar, karınları acıkmıştır. Sevaptır, karınlarını doyuruyorum…”
|
|
Etiketler: babaanne, ekmek parçası, radyo, süper babaanne, türkü, televizyon, torun, Vizontele, yurttan sesler korosu, Zeki Müren, şarkı
26 Mayıs, Cumartesi , 2007