uz_han yazmış | Yorum yap
Hayatınızda hiç son noktaya geldiniz mi? Eminim bu soruya içinizden “Tabi ki” diye cevap veriyosunuzdur. Çıldırırsınız ya da ağlarsınız. Bu tür sonuçlar doğurur karamsarlık.
Mesela sağnak bir yağmur yağıyor. Siz sokaktasınız. Şemsiyeniz yok. “Aman bu yağmurdan da illallah” demekle ne geçer elinize?
Su damlalarının haberi mi olur ki? Niye “Ah ne hoş yağmur” demiyosunuz? Evet, bunu da kimse duymaz ama size iyiliği dokunur. Bütün vücudunuzu ısıtır. Bir neşe anında böyle etki yapar size de. Yağmuru nezle olmadan geçirme gücü bulursunuz kendinizde.
Etiketler: hayat, iyimser, nezle, son nokta, yağmur, şemsiye
10 Nisan, Perşembe , 2008
lavinya_973 yazmış | 4 Yorum yapılmış
Yağmuru severim ben. Damlalarla göz yaşlarımı yarıştırmayı, her seferinde galip gelmenin verdiği sevinci severim. Islanmayı severim, her yağdığında ona koşmayı…
Herkes kaçmaktadır yağmurdan. Herkese inat, ben onu yakalamaya giderim. İnadımdır. İnadımı severim ben. Bazen başıma dert olsa da gururumu severim. Gurur bir hazinedir insana sunulan. Dengesizliğimi severim.
İnkar etmem değişkenliğimi. Acıyı severim ben. Acı çekmek güçlendirir bünyeyi. Acımı yağmurlarla paylaşmayı severim.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı, dibe vurmak, hikaye, rüya, yağmur
4 Nisan, Cuma , 2008
tinedenmar yazmış | 11 Yorum yapılmış
Ders çalışma ümidiyle saati 03:00′e kurup, alarm çalınca bu defa 04:00′e kurup, dörtte uyanınca 05:00′e kurup tekrar yatıp, ardından geç kalmadan önce son kalkış 06:00′da uyandığında, sağanak yağmurda yürürken oynak bir kaldırım taşına basmanla beraber sıçrayan sularla pantolonun battığında, bıkkınlığın ve umutsuzluğun kolları benliğini sarıp sarmaladığında, vitrin camındaki yansımana bakıp “Tipe bak tipe” derken küçümseyerek, o çok sevdiğin fakat adını bile bilmediğin kızı görüp de gene her şey normalmiş gibi geçip gittiğinde, sorumluluklarını yerine getirmeyip de haklı görünmek için başkasını suçlamayı ya da kendini acındırmayı kurarken kafanda, bir yandan hamburger yiyip bir yandan zayıflamayı düşünürken, nihayet o malum soru dökülünce dudaklardan, yeter artık “Nasılsın?” dendi mi bir kez de “İyiyim” deme be abi!
Etiketler: acındırma, alarm, iyiyim, nasılsın, saat, sorumluluk, suçlama, yağmur
31 Mart, Pazartesi , 2008
nsundur yazmış | 1 Yorum yapılmış
Ağustos’un 11′i, yıllardan da 1997 idi. O sabah Bursa’dan İnegöl’e dönmeye hazırlanan Yasemin’in içinde bir gariplik vardı.
Annesi “Hadi kızım” dediğinde ayakları geri gidiyordu. Anneannesinin yüzüne “Kal” der belki diye son kez bakmıştı. Oysa gitmek zorundaydı. Annesi
- “Minibüs çok dolu, otobüse binelim” dedi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, baba, bursa, inegöl, minibüs, otobüs, trafik kazası, yağmur
15 Şubat, Cuma , 2008
juju yazmış | 6 Yorum yapılmış
Hep sevmişti yağmurları. Yağan, dökülen damlalar doğanın harikalarıydı ona göre. Bulutlardan dökülen bir damla tenine her değişinde huzur dolardı içi. Ruhu, gözleri, iliklerine kadar huzuru hissederdi içinde.
Yine yağmur yağıyordu. İçinden ”Bugün güzel olacak galiba” dedi. Her zamanki gibi vapura bindi. Çoğu insan sırılsıklam olmuş ve yağmurdan yakınıyorlardı.
Vapurun içine gidip bir köşe bulup oturdu. Yanına yaşlı bir adam oturdu. Ne kadar da benziyordu babasına. Bu adam tıpkı babası gibiydi. Yüzünde bir gurur, bir ezilmişlik ve asillik taşırdı hep. En çaresiz zamanlarında bile eksik olmazdı yüzünden o ifade.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çiçek, ölüm, özlemek, baba, huzur, matem, mezar, sigara, vapur, yaşlı adam, yağmur
8 Şubat, Cuma , 2008