nsundur yazmış | 1 Yorum yapılmış
Ağustos’un 11′i, yıllardan da 1997 idi. O sabah Bursa’dan İnegöl’e dönmeye hazırlanan Yasemin’in içinde bir gariplik vardı.
Annesi “Hadi kızım” dediğinde ayakları geri gidiyordu. Anneannesinin yüzüne “Kal” der belki diye son kez bakmıştı. Oysa gitmek zorundaydı. Annesi
- “Minibüs çok dolu, otobüse binelim” dedi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anne, baba, bursa, inegöl, minibüs, otobüs, trafik kazası, yağmur
15 Şubat, Cuma , 2008
juju yazmış | 6 Yorum yapılmış
Hep sevmişti yağmurları. Yağan, dökülen damlalar doğanın harikalarıydı ona göre. Bulutlardan dökülen bir damla tenine her değişinde huzur dolardı içi. Ruhu, gözleri, iliklerine kadar huzuru hissederdi içinde.
Yine yağmur yağıyordu. İçinden ”Bugün güzel olacak galiba” dedi. Her zamanki gibi vapura bindi. Çoğu insan sırılsıklam olmuş ve yağmurdan yakınıyorlardı.
Vapurun içine gidip bir köşe bulup oturdu. Yanına yaşlı bir adam oturdu. Ne kadar da benziyordu babasına. Bu adam tıpkı babası gibiydi. Yüzünde bir gurur, bir ezilmişlik ve asillik taşırdı hep. En çaresiz zamanlarında bile eksik olmazdı yüzünden o ifade.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çiçek, ölüm, özlemek, baba, huzur, matem, mezar, sigara, vapur, yaşlı adam, yağmur
8 Şubat, Cuma , 2008
yesilimtrak yazmış | 5 Yorum yapılmış
Kış geldi. Yine yoksun hayali sevdiğim. Sensin diye çaldığım her gönül kapısı bir yanılgı. Seni görmek için içmek mi lazım? Seninle yan yana ellerin elimde olması için yağmur yağmaması mı gerekiyor? Özlediğim her an yağmur, sen varken diye ağlamak…
Benden başka gideceğin başka kapıların da vardır. Seven sevdiğine kavuşsaydı Mecnun kör olup Leyla’sız kalmazdı.
Yazları sevmiyorum gelmesin. Diyorsun artık gerçek biri lazım. ”Beni bırak, unut” diyorsun. Unutmak kolay olsaydı, seni çağırdığım her an neden hiç tereddütsüz geliyorsun. Sen kopabiliyor musun ki, sensiz kalmamı bekliyorsun?
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ölmek, özlemek, üşümek, gitmek, ideal sevgili, Leyla ile Mecnun, tereddüt, yağmur
28 Aralık, Cuma , 2007
anafikir yazmış | 7 Yorum yapılmış
Karşıdaki sitenin demir parmaklıklarının arasından apartman girişine bakıyorum. Karanlık. Pek bir şey göremiyorum. Apartmanın giriş kapısının ardında, karanlıkta yarım yamalak siluetler görüyorum, bir kişi mi, birkaç kişi mi belli olmuyor.
Köşedeki sokak lambası, apartman kapısının hemen önünde yamuk bir çizgi çizmiş. Mermerin bir tarafı karanlık.
Hemen önümden bir kadın geçiyor. Gözlerim bulanıklaşıyor. Sadece kırmızı çantalı olduğunu görebiliyorum. İş kadını. İyi giyimli sanki. O kadar kısa sürede nasıl farketmişsem.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: apartman, çanta, genç, kadraj, kadın, kırmızı, müzik, new slang, oje, sakal, sokak lambası, su birikintisi, the shins, yağmur, yağmur damlası, zarif
7 Aralık, Cuma , 2007
 eternalsunshine-papatya yazmış | 7 Yorum yapılmış
Bu sabah senden önce uyandım. Sana baktım; önce kaçamak, sonra uzun uzun. Bir elin yastığın altında kalmış, diğeri bana doğru. Yüzünde inceden bir gülümseme. Yüzüne güneş ışığı vurmuş. Bütün gece yağmur yağmıştı oysa.
-“Duyuyor musun yağmuru? Duyuyor musun?” diyordun durmadan, yarı uykuda, yarı uyanık.
- “Evet evet” diyordum, sırtım sana dönük.
-“Pencereyi açsana biraz, kokusu gelsin” dedin.
Pencereyi açtım. Havalanan perde güzel kokan soğuğu aldı odamıza. Biz birbirimize sokulduk. Birkaç yağmur damlası kutsadı sevgimizi ve çıplaklığımızı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ada, çıplaklık, deniz, pencere, rüzgar, sevgi, uzak, yağmur
25 Kasım, Pazar , 2007
|
|