Demokles yazmış | 1 Yorum yapılmış
Sanıldığı gibi derdi para, ün, nam, doyumsuz bir cinselllik değildi, ciddiye alınmaktı. Büyük adam oldu. Siyasete bile atıldı hiç istemeden.
O işin sonunu görmekten çok korkuyordu. Hedefi, sonunu kendisinin göremeyeceği kadar uzun bir yolda hedefini bilmek, uzanmak ama asla ellemeden son nefesini vermekti.
Ezikliği her alçak gibi, çocukluğunun hak etmediği ruhsal tacizlerle dolu olmasıydı. Her alçağı nefreti ayakta tutar.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: alçak, alçaklık, çocukluk, Franko, hedef, Hitler, ihmal, Mussolini, Napolyon, nefret, savaş, siyaset, yangın
13 Şubat, Çarşamba , 2008
A.Y Borke yazmış | 8 Yorum yapılmış
Bir yangından, hem de büyük bir yangından, hatta delemediğimiz kuşatmalarda son kalan yanmamış yerimize de kundak veren bir yangından kaçarken ya da teslim olmaya ramak kala kurtulma ihtimalimizi tasarlarken önce neyi kurtarmalıyız? Hatta ”Önce neyi feda etmeliyiz?” diye sormak gerekiyor. Sormak gerekiyor; çünkü neredeyse ömrümüzün her anında cehennem soluyoruz.
Yuttuğumuz ateş toplarına öylesine alıştık ki, döndüğü yeri unutan yeminlerimiz bile var artık. Bu içimizin avlularına kadar varan yangın, bulabildiğimiz ilk okyanusu üstüne kapatmayı istemek yerine bizde yangın kültürü oluşturup, menhus bir tümöre dönüştü bile.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: alesta, anlamama, çürüme, fahişe, felsefe, kaotik, kavim, kitap, ontoloji, ritüel, yangın, şiir, ırz
17 Ocak, Perşembe , 2008
 herakles yazmış | 3 Yorum yapılmış
Yoruldum bu gidişlerden ve vedalaşmalardan. Sessizce kalıp, boş bakmak isterken hayata, neden tutuyorsunuz elimden? Bırakın beni köşelerime.
Eskimiş bir vuslat benim derdim de ilacım da. Şimdi beni sevmenizin hiçbir anlamı yok. Her gece sizsizliğe gömülürken yoktunuz. Ellerim ellerinize defalarca yalvarırken çekip gitmiştiniz. Umarsızdınız guruluydunuz ve acımasızdınız…
Şimdi gidin. Beni sevmelerinizin bir anlamı yok ruhumda. Bu saatten sonra dur diyecek değilim sizlere.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çaba, kader, sevgi, yalnızlık, yangın
30 Kasım, Cuma , 2007
Semih yazmış | 19 Yorum yapılmış
Genç kız kendini yatağa atarak onun kucağına başını koydu ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. Öyle ağlıyordu ki, biraz sonra kucağı sırılsıklam olmuştu. Acaba onu bu kadar ağlatacak şey neydi ki?
Sormak istedi fakat sonra bundan vazgeçti. Ne de olsa az sonra her şeyi anlatacaktı. Yıllardır sabretmeyi öğrenmişti.
Ağladıkça daha da çok ağlıyordu. Onu üzen sebep notları olamazdı çünkü çok çalışkandı ve daima iyi not alırdı. Hem kötü not alsa bile bu kadar üzülecek biri değildi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, arkadaş, ağlamak, öss, dostluk, Genç kız, yangın
17 Ekim, Çarşamba , 2007
 herakles yazmış | 7 Yorum yapılmış
Ne kadar çok olaya, insana sessiz kaldınız? Hiç hatırlıyor musunuz? Çoğumuz belki sayısını bile hatırlayamıyordur.
Daha çocukken başlar sesiz kalmalar. Mahallede arkadaşınla maç yaparken çat, top Ayşe teyzenin camına denk gelmiştir. Evet pası belki sen atmışsındır ama camı sen kırmamışsındır. Tabi suç sana yüklenir. Bir sürü azar bi’ de üstüne dayak yersin anneden, sessiz kalırsın.
İlkokulda usluca dersini dinlerken birden bire arka sırandaki muzur arkadaşların kıyameti koparır. Pat hocadan bir tokat yersin. “Ama hocam ben bir şey yapmadım” desen de, o tokat yüzünde patlamıştır çoktan, sessiz kalırsın.
Bütün hafta deliler gibi o önemli sınava çalışmışsındır. Kağıtlar dağıtılır, sen harıl harıl soruları cevaplarken, sınav sonuna doğru yanındaki arkadaşın bir sorusuna cevap verdin diye. Hoca kağıdını alır ve sana sıfırı basar. “Ama hocam şey em küm” derken sen çoktan sıfırı almışsındır. Sessiz kalmışsındır.
» Hikayenin Devamı
|
|
Etiketler: öğretmen dayağı, üniversite, cam, deniz, ev arkadaşı, iktidar, ilkokul, iş hayatı, mahalle, orman, seçim, sessiz kalmak, sınav, tokat, yangın
31 Ağustos, Cuma , 2007
|
|