
Nagodya yazmış | 8 Yorum yapılmış
Saat sabahın altısı. Yine göz kapaklarım birbirine yapışmış, açamıyorum gözlerimi. Böyle zamanlarda aynaya bakar da insan, göremez ya kendini. İşte öyle. Neyse ki süslenmeye gerek yok buralarda, yataktan kalktığın gibi dolaşabilirsin. Kimse yadırgamaz.
Bak işte İlker de kalkmış. Eee ne de olsa köylü çocuğu, alışkın haliyle. Hemen çıkalım bence, kahvaltıyı salla gitsin. Zaten şöyle bir dolaşır, öğlene döneriz. Sonra da halanın kestiği tavukları indiririz mideye madem. He he he!
Doğal köy tavuğu… Bulmuşken bu doğal cenneti, tadını çıkaralım bari. “Tamam” diyor bizimki, koyuluyoruz yola.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: dağ, dere, doktor, doğa, fizik, görevimiz tehlike, hayal, kuzen, metafizik, Tom Cruise, yayla, yaz, şizofren
23 Nisan, Çarşamba , 2008
yesilkrema yazmış | 22 Yorum yapılmış
Trabzon’un yaylalarından birinde oh yaylanmış oturulur. Hava güzel, su güzel, ortam güzel, muhabbet güzel.
Trabzon arkadaşın memleketidir, ki sebebi ziyaretin adı da yine aynı arkadaştır.
Bir akşam akranlar oturmuş muhabbet ederken, konu Temel’e ve ismiyle müsemma fıkralarına gelir. Yad edilip, gülünür sevgili Temel’e.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: anneanne, arkadaş, fıkra, karadeniz, komik, muhabbet, temel, trabzon, yayla
13 Eylül, Perşembe , 2007

beetlejuice yazmış | 19 Yorum yapılmış
Neredeyse herkesin çocukken bisikleti olmuştur heralde. Benim de vardı. Ve ben her sabah saat 6′da evden çıkar bisikletime atlar, artık pedal çevirecek gücüm kalmayana kadar dolaşırdım.
Eve geldiğimdeyse “Bugün de tüm şehri gezdim” diye düşünüp kendimle gurur duyardım. Ve bir gün babam bize “Sizi yaylaya götüreyim mi?” dedi. Biz de ailecek büyük bi’ sevinçle kabul ettik tabii.
Nerden bilebilirdim yayla gezintisinin beni kendimden utanmaya sürükleyecek bi’ yolculuk olacağını.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çocukluk, bisiklet, mahalle, utanç, yayla, şehir
28 Ağustos, Salı , 2007

cxhan yazmış | 14 Yorum yapılmış
İnsan temiz havada büyük şehirdeki gibi sabah geç saatlere kadar uyuyamıyor. Uyandığımızda sanırım hava daha yeni ağarmıştı.
Güzel ülkemin olağanüstü doğa harikalarından biri olan bu yaylada, sırtını çam ormanlarına yaslamış küçük kulübemizin perdelerini açtığımızda bizi çocuklar gibi sevindiren bir manzara ile karşılaştık. Kar yağıyordu lapa lapa.
Lapa lapa tabirinin sözlük karşılığı bu olsa gerekti. Avuç içi büyüklüğündeki kar taneleri gümüşi renkte gökyüzünden süzüle süzüle iniyordu yaylaya.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: kahvaltı, kar, kulübe, kış, rüya, sucuk, yayla, şömine
25 Haziran, Pazartesi , 2007