 Schindler yazmış | 2 Yorum yapılmış
İlkokuldaydım, yaşadığım ilçenin zenginlerinin çocuklarının gittiği bir okuldu. Abim güç bela kaydımı yaptırabilmiş. Ben de o okulun fakir ama gururlu genciydim. Öyle olmasaydım zaten yazacağım bu anımda olmayacaktı.
Sınıfımdaki zengin çocuklarıyla muhattap olamazdım pek fazla. Ya da onlar benimle olmazdı. Daha o yaşlarda benim giyinişimle alakalı, hem benim hem onların bilinçaltında oluşan şu “sınıf farkı” doğrusu beni şaşırtıyor.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: bayramlık, doğum günü, fakir, hediye, ilkokul, mahalle, oyun konsolu, sınıf, zengin
3 Ocak, Perşembe , 2008
velican81 yazmış | 7 Yorum yapılmış
Yer; İlkokul bahçesi, Tarih: 1992 veya 93. O gün okul bahçesinde arkadaşlarımla bizim buralarda “kovalamaç” diye bilinen oyunu oynuyoruz.
O gün oynadığım oyundan ziyade, yaptığım hainlik bir video gibi hala gözlerimin önünde. Pişmanım ama fayda yok!
Babam bir apartmanda kapıcılık yapıyor. Okulumuz yaklaşık 200 metre ilerde. Apartman yöneticisinin kızı ile aynı sınıftayız. Bazen aklıma Türk filmlerindeki zengin kız, fakir oğlan sahneleri geliyor. Öylesine çekiyorum içimi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: apartman yöneticisi, arkadaş, dayak yemek, fakir, ilkokul, okul bahçesi, pişmanlık, türk filmi, video, zengin
23 Ekim, Salı , 2007
 mysteriousgirl yazmış | 15 Yorum yapılmış
Bilirsiniz üniversitede ders notları A, A-,B+,B,B-… şeklinde verilir. F ile de dersten çakmış durumdasınızdır. Ancak bunu babalarına “F, Fena değil” notu şeklinde yorumlayan arkadaşlarım da olmuştur. Her neyse, ben esas konuya geçeyim.Efendim, bir üniversitede okuyan, çok büyük, çok zengin, Urfalı bir aşiret ağasının kızı hikayemizin kahramanı. Ama ondan daha kahramanlarda var hikayemizde merak etmeyin.
Şimdi, bu kızımız çalışmamış, gezmiş, tozmuş, zengin babasının parasını yemekle meşgulken, birden farkına varmış, eğer filanca dersten C alamazsa kalacakmış.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşiret, üniversite, cahil, ders, fakülte, kampüs, tehdit etmek, tetikçi, zengin
4 Eylül, Salı , 2007
 asena75 yazmış | 13 Yorum yapılmış
Benim gençliğim herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada geçti.
Biz ve bizim gibi insanlara orta halli dendiği için, babalarımızın giydiği kıyafetler kahverengi, bej, gri, lacivert renklerde olur. Bunun karelisi, çizgilisi, incesi, kalını, eskisi, yenisi, yani kumaşlara ne sıfat verirseniz verin, renkleri değişmezdi.
O yıllarda televizyonda izlediğimiz, sunucular ya da şarkıcılar kıyafetlerinde radikal değişiklikler yapmış artık, ördekbaşi yeşiller, kırmızı, bordo, sarı, lameli, lamesiz erkek ceketleri moda olmuştu.
Ama böyle bir modayı takip edebilecek imkanlardan ve ortamlardan yoksun olan bizim erkeklerimiz yine aynı renlerde kıyafetlerini taşımaya devam ediyorlardı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, belediye başkanı, forrest gump, kasaba, kıyafet, moda, parti, siyaset, televizyon, zengin
25 Ağustos, Cumartesi , 2007
hbdemirtas yazmış | 27 Yorum yapılmış
Genelde böyle olaylardan sonra erkek tarafı derbeder rolünde olur (Ferdi Tayfur) ve sürekli içkiye yönelir. Kız tarafı ise istemeyerek evlendiği kişiden olduğunu sandığı çocuğun aslında eski sevdiği kişiden oldğunu bilmesine rağmen bunu söyleyemez ve işler sarpa sarar.
Aradan geçen seneler aşıkları ayırsa da kalpler hep beraberdir. Erkek rolünde olan kişi, ilerde çok zengin olur ve kızı parasıyla satın alabilceğini gösterir (Cüneyt Arkın).
Filmin sonunda ise ölen kişi genelde bayanlardır. Erkek ise tekrar kendini içkiye vurur (Leanardo Di Caprio) gidip uçak falan yapar.
Etiketler: aşk, ölüm, cüneyt arkın, ferdi tayfur, film, içki, kız tarafı, leonardo di caprio, türk filmi, terkedilmek, zengin
24 Ağustos, Cuma , 2007
|
|