4 sene bir yerde bağlı kalan eşek her şey olabilir mi yani?

 yagmuradam yazmış

Üniversite ikinci sınıftayım. Ders bölüm başkanımızın ünvanı profesör. Kendisi, sürekli kötü olan vize notlarımızdan yakınırken, boş bir nesil olduğumuzdan, kendimizi geliştirmek için hiç birşey yapmadığımızdan falan bahsetmeye başladı. Bu da benim hassas olduğum bir konudur. Çünkü kendimin ve neslimin kendini geliştirme konusunda genellikle geri durmadığını düşünürüm.

Yoğun bir biçimde bu düşünceler içerisindeyken, hocanın ”4 sene buraya eşeği de bağlasanız o da mezun olur” dediğini duydum. Ne kadar yaram varsa sızlamaya başladı o an.

Yanıt olarak;

Bir 4 sene daha bağlasanız profesör olur” deyivermişim.

Hocamız 3-4 dakika hiçbir şey demedi. Sonrasında;

Çok komik değil mi Cem Yılmaz. Senin numaran kaç bakiim” dedi.

Tahmin ettiğiniz üzere çok iyi beklediğim vizem ve finalim 25 ve 30 geldi. Bölümü bitirmemin imkanı yoktu artık. Her sınavdan sonra hocamı mahkemeye verdim. Ve böylece bölümü tamamlayabildim.

Üniversitelerin akademik başarıyı ölçen kurumlar olmayışı hep acı bir ironi gibi gelir bana. O günden bu güne…

12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.17 12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.17 12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.17 12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.17 12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.17 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , ,


24 Mayıs, Perşembe , 2007

Öneri: (Sponsor)

12 Yorum yapılmış

  1.  
    Cercantes

    Perşembe, Mayıs 24th, 2007:

    Helal olsun be! Bu ukala tiplere artık ağızlarının payını vermek lazım. Not’u takmayan mahkemeyle uğraşacak azmi ve cesareti bulan Yağmuradam’ı alkışlıyorum. Şak, şak, şak, şak;)

  2.  
    hall

    Perşembe, Mayıs 24th, 2007:

    Bir helalde benden :) Gerçekleri söyleyip nasıl mezun oldun anlamış değilim.Mahkemelerin de adaletsiz olduğunu düşünür hocaları mahkemeye veremezdim bizde bu yolu deneyelim:)Yada susalım:)

  3.  
    istisna

    Cuma, Mayıs 25th, 2007:

    Evet haklı mücadeleni kutluyorum dostum.Herkes senin gibi olmalı ve hakkını aramalı.ama prof.’un kendimizi geliştirmediğimiz konusuna katılıyorum…

  4.  
    lolllipop

    Cuma, Mayıs 25th, 2007:

    tebrikler:)
    keşke herkez senin bu yaptığını yapabilse….

  5. Pazartesi, Haziran 4th, 2007:

    dört sene kimi nereye ne için bağlarsan o olur.
    eşeği bağlasan eşek de mezun olur, eşekliğinden ödün vermeden bittabi!

    okul öyle bir hayat ki herkese sahip olduğundan daha başka namlar bulabilir.
    bazıları “eşek” olur 4 senede bitirir,
    bazıları “inek” olur bitirdikten sonra daha başka şeyleri de bitirir, namları değişir.. değişir..

    araştırma görevlisi olurlar; prof.larının kitaplarını taşımanın daha kolay bi yolu olup olmadığını araştırırlar,

    büyürler doktor olurlar; gözlük numaraları artarken merhaba dedikleri insan sayısı azalır,

    yol alıp doç olur prof olurlar ki bunun adı esasında “bilimadamı”dır; sabah 9 da derse bi girerler gececilerle birlikte 21 de çıkarlar, ne ara bilim adına adamlık yaparlar koca bi muamma!

    sözüm meclisten dışarı! olaki bilim adamlığı namını vicdani huzur içinde taşıyan biri var ise,
    girdiği her derste öğrencinin aslında onun hegemanyası altına ego tatmini için verilmiş bir guruh olduğunu düşünmeyip bildiklerini “paylaşmak” için çabalayan varsa öperim alnının çatından cuklatarak!

    asıl varmak istediğim husus o 4 seneden sonraki eşekliğin bakiliği.
    o kadar doluyum ki bu konuyla ilgili, yazsam bi gece bi ömür olur.

    “sessiz kalınmadığını görmekten mutlu oldum” demek için yazmaya başlamıştım aslında(:

  6.  
    fatih dayan

    Salı, Haziran 5th, 2007:

    İlkokuldan itibaren eğitimin “e” sini göstermeyen saygıdeğer öğretmenlerimiz (bazıları hariç) vardı. Birden ne hikmetse en istenmeyen, en gereksiz yerde, en gereksiz adam sana (kıçının kılları ağardıktan sonra) tavsiye vermeye çalışıyor. Adam olsaydım şimdiye kadar olurdum. Beni eğitmek sana mı kalmış? Ben böyle hayvanım, mutluyum. O eşek zaten bize öğretim görevlisi ve profesör olarak geri dönüyor.

    Ödlekçe savunma ve yalakalık için:
    “Benim derslerime giren hocalardan bahsetmiyorum”. Ya da “Bu hikayede anlatılan kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.”

  7. Salı, Haziran 5th, 2007:

    yazılanları tekrar okuyunca, kendi adıma şunu da eklemeden geçemicem; şair burada üniversite “hoca”larından bahsediyor, ilk ve orta öğretim “öğretmen”lerinden değil.

    zira onların eğitimimize olan katkısı inkar edilemez, tabi herkes gibi onların da istisnası dahilinde.

  8.  
    ümm@

    Çarşamba, Haziran 13th, 2007:

    Helal olsun diyecğim yağmur adam.Aynı benzetmeyi yedek subay okulunda ve birliklerde atğm.ler içinde yaparlardı.Eşeği soksan buraya atğm. çıkar diye.Ben de şöyle düşünürdüm her halde askerri okullarda da tersi oluyor,insan giren eşek çıkıyor.Ama şu var ki her nesil bir sonrakini daha gevşek,lakayt görüyor galiba.Dedelerimizin babalarımıza söylediklerini onlar da bize söylediler.Bizde sonrakilere söyleyeck miyiz?Eleştirmek bir hak ama bir şey üretmeden ,birşeyler vermeden ya da bir fikri olmadan eleştirmekte biraz… ne bileyim işte acımasızca galiba.Birde bu prof. adam olsaydı bir laf için hak yemezdi.Bir şey dedin cevabınıda aldın diye düşük not ver, ne bu şimdi?

  9.  
    jaslin

    Perşembe, Temmuz 26th, 2007:

    Ben de son sınıftayken sıra arkadaşımın siyasi düşüncesi hocayla uymadığı için (tartışmışlardı) bütünlemeyle okulu bitirdim. Ben öğretmenim. Bize stajyer öğrenciler geliyor. Hepsi de ışıl ışıl, pırıl pırıl. Gençler çok bilinçli. Ben gençliğe çok güveniyorum. Keşke hocanız sizler için birşeyler yapabilse. Herkes şikayet eder. O da onu yapmış. Senin için umutluyum ama onun için üzüldüm. Prof olamk herşey olmak değil maalesef.

  10.  
    asena75

    Perşembe, Temmuz 26th, 2007:

    Okul insanin cahilligini alir, ama eseklik baki kalir. Agzina saglik. Adam kartvizitini uzatmis sen de ayna tutmussun. Caban kutlanacak seviyede

  11.  
    Cevval Portakal

    Cuma, Temmuz 27th, 2007:

    helal diim dustin cuk oturtmuşun profa
    bu arada katılıyorum yeni nesil kendini geliştirmeye bir öncekinden daha müsait ve geliştiriyorda bizden sonrakilerde böyle olacak kaçınılmaz, olay imkanlarla alakalı bizim burda bişeyler yazabiliyor oluşumuz kolay kolay seslenemeyeceğimiz genişlikte bir kitleye hitap edebilme imkanı buluşumuz bile kendimizi geliştirmemizin bir parçasıdır, gözlemledğim kadarıyla her nesil bir öncekinden daha meraklı ve daha araştırmacı.

  12.  
    mskalimero

    Cuma, Temmuz 27th, 2007:

    Bazı insanlar beni hayretlere düşürecek kadar acımasız, merhametsiz, sevgisiz ve üslupsuz oluyor gerçekten.

    Ağzım uzun bir süre açık kalıyor bu insanların eylemlerini dinlerken. Benim ilk üniversitemde de böyle bir Allah sevgisinden yoksun kalın biri vardı. Bir yazı yazayım da anlatayım en iyisi onu.

    Böylelerini Allah’ı gerçekten anlamaya ve sevmeye davet ediyorum. O zaman böyle davranamazlar, diye düşünüyorum.

4 sene bir yerde bağlı kalan eşek her şey olabilir mi yani? başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress