Bir kitabın piç edilmesinin hikayesi

 trintragula yazmış

-Ne okuyorsun?

Başımı kaldırıp talep eden suratına baktım. Oturduğum yere çeşitli nedenlerle iki metreden fazla yaklaşmış herkesin sormayı hak ettiği soruyu sormuştu bana. Sabahtan beri beşinci kez cevap vermek zorundaydım:

- Empati. Olasılıksız’ın yazarı Adam Fawer’in yeni kitabı.

- Aaa! Ne güzel! Bitirince bana ver ben de okuyayım.

- Bilmem ki. İstersen kitapçıdan alabilirsin.

- Ay, şimdi kim para vericek ona şekerim! Senden otlanırım işte.

- Hele bir bitireyim.

- Sen bitir, sonra da ben okuyim.

Kendi etrafında yüz seksen derece kelebek gibi dönerek uzaklaştı. Amfinin yegane gay’ine karşı biraz sorumlu hissediyordum kendimi.

İzlediğim yabancı sitcom’larda espri malzemesinin esaslı bir kısmını oluşturan üçüncü cinsiyete karşı ben de bazen şaka yollu alaylarla takılmıştım. Bunu telafi etmek adına ona kitabı verebilirdim. Üstelik böylece kitabı tartışabileceğim birini bulmuş olurdum.

Etrafımdaki çoğu kişinin “Ben bestseller okumam” şeklinde bir prensibi vardı. Mustafa böyle kitaplardan hoşlanan az sayıdaki arkadaşımdan biriydi. Dolayısıyla özverili kararımın altında bir çıkar düşüncesi yatmıyor değildi.

Ertesi gün tekrar geldi:

- Ooo, neredeyse bitirmişsin kitabı. Haftaya alırım, Ok?

- Tamam, pazartesi getiririm.

Pazartesi kitap çantamdaydı. Fakat kitabı alacak kişi ortada yoktu. Kızdım doğal olarak.

Salı günü de kitabı getirdim. Mustafa gene gelmemişti.

Çarşamba 23 Nisan’dı.

Perşembe “Hakkını kaybetti” diyerek kitabı getirmedim. Bu sefer o gelmişti:

- Yaa, İsmail bu sene ilk defa gelmedim. Tatili birleştirip memlekete gittim. N’olur yarın getir, tamam mı? Hafta sonu okumak için çok uygun. İki günde bitirir, pazartesi getiririm. Lütfeeen…

- Olmaaz! Boşu boşuna iki gün taşıdım kitabı. Hakkını kaybettin. Başkasından bul.

Böyle dedim ama Cuma sabahı Empati gene çantamdaydı. Başta bahsettiğim “telafi etme” duygusu baskın çıkmıştı. Fakat o gene amfide yoktu. “Ulan şerefsiz, hani bütün sene ilk defa ders satmıştın? Bu da ikincisi mi? Hem de aynı hafta içinde?

Bu sefer tamamdı. Artık kitabı getirmesem de vicdanım kesinlikle rahat olacaktı.

Pazartesi gene o var, kitap yoktu. Tekrar istedi. Cuma günü gelmediğini hatırlattım. Özür dilemeye başladı, son bir kez kitabı getirmem için adeta yalvardı. Aklıma bir fikir gelmişti.

- “Peki” dedim. “Yarın kitabı son bir kez getireceğim

Akşam kitabı açtım ve hain planımı uygulamaya koydum. Bu tür kitapların en önemli özelliği işin başında neyin ne olduğunun anlaşılmaması, merak uyandırması, sürpriz sonlara sahip olmasıydı. Yapacağım şeyle kitabın sayfalarını korka korka çevirecek, belki okurken bana küfürler edecekti. Ama ben de intikamımı almış olacaktım.

Satır aralarına olayların sonunu yazmaya başladım. Mesela Malcolm diye bir karakter mi çıktı 50. sayfada, yanına not düştüm: “Ana karakterlerden biri değil. 120. sayfada ölecek” Ya da Daniel için “438. sayfada ölecek“, Edward için “Asıl adı Emanuel. Cinsiyet değiştirmiş” Melissa için “Aslında ölmedi, kitabın sonunda tekrar karşımıza çıkacak” (Burada size spoiler olmasın diye kurmaca örnekler verdim).

Salı günü nihayet hem o hem de kitap aynı ortamdaydılar. Bana

- “Ay İsmail, bugün sırf senin için geldim derse. Hiç gelesim yoktu” dedi.

Soğukkanlılığımı korudum. Kitabı verirken,

- “Yalnız Mustafa, bu kitabı okumak istemeyeceksin. Hatta okurken bana küfürler edeceksin” dedim. O,

- “Niye? Çok mu kötü kitap?” diye sordu.

- “Artık onun kararı sana ait. Piç ettim kitabı sana olum; piç ettim! Nıhahahaha. –derin bir nefes- Nıhaahaha” kahkahasıyla uzaklaştım.

1 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 1 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 1 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 1 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 1 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , ,


14 Mayıs, Çarşamba , 2008

Öneri: (Sponsor)

3 Yorum yapılmış

  1.  
    FuuK

    Çarşamba, Mayıs 14th, 2008:

    Ben de okuyorum şu anda kitabı. Çok merak ediyorum sonunu. Umarım siz de zevk alarak okumuşsunuzdur…

  2. Çarşamba, Mayıs 14th, 2008:

    Empati ile ilgili bir noktayı paylaşmak istiyorum. Kitabı bitirdikten birkaç hafta sonra keşfettiğim bir şey. Şimdi düşününce kitapta açık açık vurgulanan bir bağlantı. O nedenle spoiler sayılmaz bence.
    * * *
    * * *
    * * *
    Kitabın ana kahramanlarından Stevie, Olasılıksız’da da önemli bir roldeydi. Fakat orada kendisinden daha çok soyadıyla, yani Grimes olarak bahsediliyordu.

  3.  
    gelmezoldun

    Cuma, Mayıs 16th, 2008:

    gereksiz bir yazı olmuş:(

Bir kitabın piç edilmesinin hikayesi başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress