Ergenlikte aşk

antiracialist yazmış
Aşık olmak, ergenlik dönemi salaklıklarında tek geçtiğim bir eylemdir. Hemen örneklere geçelim:
Orta 1: Ergenliğe yeni giriş dönemleri; mastürbasyon, dergi kavramları, yeni öğrenilmiş uygulanacak ortam aranmakta.
Okulun gayet sevilen, şirin elemanlarından birisinizdir. Her cuma yapılan rutin bayrak töreni sonrası yan sınıftan tanımadığınız görmediğiniz bir kız gelir ve
- “Çok tatlısın seni öpebilir miyim?” der.
Kız öper ve kurbağa prens misali kıza aşık olunur. Her cuma kıza kendini öptürmeye çalışılır. Öpülen cumalarda, haftasonu ağız kulaklarda geçer. Öpülmeyenler de yas tutulur.
Salak, neden cumayı bekliyosun madem öptürmeye bu kadar meraklısın. Git, kızın gözüne gir, açık açık konuş. Yemiyo di mi? Kızı kaptırırsın sonra başkasına göt gibi kalırsın ortada.
Orta 2: Geçen senenin şokundan yeni çıkılmış, yeni sınıf, yeni arkadaşlar derken bir bomba patlar sınıfta. “X, antiracialisti seviyoo”
Bünyede bi’ yenilginin izi vardır ama bu sefer göz karartılmıştır,
- “Konuşmaktan başka çözüm yok. Hadi dkik bak kız da seni seviyo, yürü koçum, kim tutar seni”
Gazın tillahı verilir arkadaşlar tarafından ve kendi içinden. Muhabbet güzeldir, artık engel yoktur. Konuşmak için bir çarşamba günü tenefüs dönüşü çat diye kızın karşısına çıkılır ve sihirli sözcükler söylenir*:
- “Benimle çıkar mısın?”
Kız evi naz evi:
- “Düşünmem lazım”
Envai çeşit gaz kızcağıza da verilir. Düşünür ve kızın en yakın arkadaşı cevabı verir:
- “Tamam kabul ediyo“…
Sınıfta bayram havası eser bir anda. Eee boru değil, sınıf başkanının başı bağlanmıştır artık. First ladysi vardır artık sınıfın.
Sonraki tenefüs kızla konuşmaya çalışılır ancak kızcağız kaçar durur köşe bucak. Sonra arkadaşlar tarafından “Bu böyle olmaz, yürümez ayrılın siz” denilir ve ayrılırsınız.
Sonra kız sizden köşe bucak kaçmaya başlar, aşıksın ya gönül kaçanı kovalar ya 5 sene kızın peşinden koşarsın, ergenliğimin en güzel günleri böylece mundar olur.
Arada kızlara yanaşırsın ama x kişisi dişlidir, ne yapar ne eder peşinde süründürür, ergenlik salaklığı burdadır, ne demeye sürünüyosun salak? Kız seni kıçına takmıyor sen hala x, x diye ağla sızla dur.
Yaşın kaç, başın kaç daha. Git bir alt sınıfına, madem kızlar olgun erkeklerden hoşlanır, kafanı çalıştır, kızlar sana gelmez diyemiyosun neden? Aşıksın salak…
Bi’ ara çalışır gibi oluyo kafa, bi’ alt sınıftan kızın birine yazıyosun. Arkadaşlara tanımlama cümlesi de şu “x’i unutmak için y’yi beğeniyorum” sadece kızı uzaktan görüp, merhabalaşıyosun, 1-2 merhabadan sonra işi pişirdin ya .
- “y, ben senden hoşlanıyorum”
Kız seni tanımıyo, etmiyo, neyine güvenip sana cevap verecek öküz aşık? y kişisinden de yedik mi postayı dön x’e hemen.
Öyle böyle derken zaman geçer ve x ile yollar ayrılır, ama içte ukte durur.
Ergenlik döneminin son sillesi artık yıllar süren salaklıktan uyanmaya neden olmuştur. Lise bitmiş, üniversite hayatına giriş yapılacaktır. 2 alt dönemden bir kız vardır, hoştur, şirindir , gayet güzel konuşulur, mesajlaşılır, dışarı çıkılır gezilir, seni seviyorum mesajları havada uçuşur “Eh artık bi resmiyet koyalım” diye düşünülen gece İnternet’te konuşulurken cevaplar gecikmeye başlar,
- “Noldu?” diye sorulur.
- “Yeni birisi mesaj attı da onunla konuşuyorum” denilir.
- “Tamam o zaman sonra devam ederiz” denir.
2 gün fırsat olmaz bir şekilde görüşülemez, ilk mesajlaşmada yine güzel konuşulur, seni seviyorumlar havada uçuşur, tam açılacam gelen mesaj aynen şudur
- “Canım ben seni seviyorum ama o’nunla çıkıyorum”
Ergenliğin son dönemide bir şekilde g.t olunarak kapatılır.
Şimdiki aklım olsaydı, her gün farklı kızın peşinden koşardım ama nerdee, geçti artık paşam en güzel dönemini salak salak geçirdin…
Not: Bunu yazmama sebep olan, üç yıldır arayıp sormadığı halde hiçbirşey olmamış gibi mesaj atan z kişisine teşekkür eder ve ”İntikam soğuk yenilen bir yemektir” vecizesini hatırlatırım.
|
27 Eylül, Perşembe , 2007






Perşembe, Eylül 27th, 2007:
herzaman söylenilen şey : şimdiki aklım eskide olsaydı ohooo …
cidden keşke olsaydı…
Perşembe, Eylül 27th, 2007:
ilk kız arkadaştan yenilen tekme insanı en akıllındırandır.
çekingenlikten dolayı ilk kız arkadaşının ilk erkek arkadaşı olmayı başaramamış bünye, bu işlerin piri olmuş kız arkadaşın cesur yaklaşımıyla yörüngeye bir güzel oturtulur, ilişki evresinde bocalar durur , saçmalar, nasıl hareket etmesi gerektiğini bir türlü kestiremez. kısa bir süre sonrada şutlanır, mal gibi kalır ortada. işte biz buna felsefede uyanış diyoruz.
Perşembe, Eylül 27th, 2007:
@antiracialist herşeyi çok güzel açıklamışsın,
özellikle z kişisine yaptığın “fatality” takdire şayan bir hareket…
Son gülen iyi güler :))
Ayakta alkışlıyorum, şapka çıkartılır şapka :D
Perşembe, Eylül 27th, 2007:
o z bişeye değmez yhaaa yha arkadaş kızlar salak asıl sen ne takıon onları yhaa sallaaaa hiç tınlama keyfine bak
Perşembe, Eylül 27th, 2007:
Ağzı açık ayran budalası gibiydik :)
Cuma, Ekim 19th, 2007:
herkesin başına benzer şeyler gelmiştir/geliyordur heralde… hatırlıyorum, çok uzak da değil aslında, topu topu 5 yıl öncesi. nasıl ağladığımı, yoluna nasıl baktığımı, yanlışlıkla dokunacak olsa nasıl içimin titrediğini, araya giren arkadaşlarımı, bana gülmelerini, bana gülmesini… sonra birlikte de olduk; ama olamadık. Geldi, geçti. acı doluydu, özlem doluydu. Şimdiki aklım olsa hey gidi hey diyesim var tabii, ama şimdiki aklıma da o günleri yaşamadan erişemezdim ki. artık hangimiz o kadar saf, o kadar hayalperest, o kadar aşık olabiliyoruz? bence durup bir düşünmek lazım, sonra da ergenlik aşkımızı koynumuza alıp saklamak.
Cumartesi, Kasım 3rd, 2007:
ben şu an ergenlik döneminde olan veorta 2 ye giden bir kızım o çocuğun dedikleri çok yannış x kişisi onu sevmiosa unutmak zorunda kalırdı sövmek değil artı burdan bütün erkeklere sesleniyorum biz kızlar olgun değil yakışıklı espirili ve bizi seven erkeklerden hpşlanırız bunu sakın unutmayın benim çıktığım çocuğu 2 kız sevio ama ben takmıom çünkü benim için önemli olan onun kimi sevmesi ki oda beni sevio tabi benim onu sevdiğim kadar sevemez ama nese hadi arkadaşlar ii aşklara doğru
Cuma, Şubat 8th, 2008:
Dostum kafanı bu kadar kızlara takma bence.Ne kadar çok takarsan o kadar çok kovalarsın.Nedense kaçan kovalanır gibi hala tam çözemediğim bir hal var insanlarda.
Hem eğer o en güzel dönemi boyle geçirmek salaklıksa ben o donemi tam ters kulvarda da olsa öyle salak salak geçirdim ve de öyle geçirmeye devam ediyorum.Tam ters derken egomdan gururumdan bolca da saflığımdan ne bi gidip kızla çıktım ne de bana asılan (afedersiniz) arkadaş deyimiyle taşş gibi yada manken gibi hatunları tabiri caizse şutladım.Ben Cavval portakalın dediği o uyanışı yaşayamadım ama bence de böle bir uyanış bazı erkekler için de özellikle bazı kızlar için de gereklidir.Dünyanın etraflarında dönediğini anlarlar.
Ayrıca Merve bence bu yasta ne kadar kabullenmek istemeseniz de daha kendinizi tanımamışken sevmekten bahsetmeniz, aşklara yelken açmanız hata olur.Zamanı gelir o yelkenlerinizle alabora olursunuz.bu yaşta da yüzmesi pek zordur biline…
Cuma, Şubat 8th, 2008:
..sanki beni anlatmış lan….vayy eşşegın gızıı su an kım bılır ne haltı yıon
Pazartesi, Şubat 11th, 2008:
ya ne kadar çirkin deyımler kullanılmış eger yuz vermıyorsa nıye kı beklıyosun allah zeka dıye bışey vermış kullanmasını bılmek gerekıyor .erkekler için ne kadarda basıt çırkın sozler sarfetmek ılk aşk deyıp bır hatıra kalsaydı bare