Kopya bir sanattır
antiracialist yazmış
Hiç unutmam, Orta 1. sınıfta din sınavı oluyorduk. O sene, o okula ben yeni gelmiş, hocayla ilgili efsaneleri duymuş, hocanın Bruce Lee gibi yumruklarını çocuklardan esirgemeyen, kızdığında tekme tokat girişen, daha önce iki çocuğu hastanelik eden biri olduğunu idrak etmiş durumdaydım.
Sınavda bir soru: “Kuran’da adı geçen 25 peygamberin isimlerini yazınız” diyordu. Orta 1 öğrencisi olduğumdan ve hatim indirmediğimden anca 9-10 isim çıkıyordu oysa ki benden.
Tek çare sıramın altındaki kitaptan bakmaktı. Evet, evet bakmaktı. Bakıcaktım ulan. Hoca da minibüsçü cesareti varsa bende de deli cesareti vardı.
Nitekim aldım kitabı kucağıma, başladım isimleri yazmaya. 5, 10, 11 derken bi’ baktım, hoca sanki tecavüze uğramış gibi, sinir ötesiyle bana bakmakta. Hemen ittirdim kitabı sıranın altına, düşünüyor ayağı yaptım.
2 dakika sonra hoca yine gazetesine gömüldü. Ben açtım tekrar kitabı, 12, 15, 17… derken bi’ baktım, hoca sanki anasını belliyomuşum gibi, sinir ötesiyle bana bakıyor. Tekrar ittirdim kitabı.
Hoca 2 dakika sonra tekrar gazetesine gömüldü. Ben açtım son bi’ cesaretle, 18, 20… hocaya bakamıyorum. 23, 25.. ve bitti!!!
Bitmesiyle hocanın ayağa kalktığını idrak ettim. Korkudan hocaya bakamıyodum. Ayak sesleri yakınlaşıyordu. Ben hala hocaya bakamıyordum. Ayak sesleri yanımda, hoca üstümde cebellan gibi durdu. Hissediyordum.
Bir el uzandı kitaba, aldı. Kafama öyle bir geçirdi ki, üstünden sürüyle sene geçti, o nokta halen acır. Sonrasında beni yaka paça, tekme tokat sınıftan dışarı atmıştı.
O zamanlar kopya çekme konusunda profosyonel değildim. İlk ve son başarısızlığımdır bu. Dönüşüm çok fena oldu sonra.
|
6 Eylül, Perşembe , 2007






Perşembe, Eylül 6th, 2007:
25ini sorması da zorbalk yani..
“cebellan” kelimesini iyi araştrmanı tavs edrm..
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
benimde lisede seninkine benzer bi din örtmenim vardı. Adam bi gün sınıfa bi kağıda günahları bi kağıda sevapları yazacaksınız demişti.. herkes harıl harıl yazarken bende hocaya ‘Hocam güzele bakmak sevap mı?’ die sormuştum. Benimde hala adamın bakışları gitmez gözümden;) bre kafiiir! bre ibliss! :)
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
mysti bu anı yazıdan daha iyiydi be… ::))
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
noldu GİZEMLİ sordun da boyun mu uzadı, Halla hallaaahh, hocaları zor duruma düşrnce ne gbi bir keyf alrsnz bilmem..itiraf et bilyrdun adamn bunu sorunca afallayacaaanı.”şunu sorimde kelek ne diyck bakalm, zor duruma düşsn bi de havamz olsun okulda”demşsndr içindn..masumane sorduğna asla inanmam..
örtmenm lafınada baylrm haa, “e” açık e olack ama ve uzayack tabii söylenrken:örtmEniiim..
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
yav allahin 99 adi var bunlarin hepside güclü, affedici, herseye kadir filan gibi anlamlarda. bunun icin kitaba bakmaya gerek yok.
kadir, rahman, rahym, filan filan
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
“filan falan”dan sonra elin ayaana dolanp böööle çarplmayasn ASO? :))
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
mskalimero öğretmen öğrenci ilişkisi çok resmi olmamalıdır be;) yanii öğrenci karşısında ciddi, resmi, hödük bi hoca görmek istemez.. bende öğretmen adayıyım, 2 senem kaldı şunun şurasında meslektaşım:p
Cuma, Eylül 7th, 2007:
tabiki hayatm ama o sınır çok ince ve sen görecksn ilk bir kaç yıl şu anki fikrlernde ısrr edecksn sonraları doğru davranşı yine kendn bulacksn..
dünyada nasl biiir sürü doktor var ve hepsi farklı ise, öğrenci de 1 kişi değl bir sürü, hepsine ayrı bir tavr gelştrecksn..birde öğrenci ders ile sınfn dışını ayrt etmli, sınfta hoca dışarda onlrn canları olablrm..bazı sınflarda sınfn içinde de son derece esprili zevkli bir hoca olablrm, sınfına göre değşr..
şunu düşün bir öğretmen bir öğrencnn arkadaşı olsaydı, yannda oturan kişi olurdu dimi, e otrmadğna göre..
öğrenrsn sende tatlm, ben ünversteden önce öğrenmştm, neden? babm vardı yaknmda, öğretmn..sınfndan her yıl en az 20 anadolu lis kazann çıkaran , öğrenclern, babm onlara kızsada, niyetni anlayp ona tapan öğrencleri olrdu hep..
‘disiplin’ “doğru kullanldığında” öğrencyi sınırlandrmaz onlarn sana olan güvenni sağlr..
mucx..
Cuma, Eylül 7th, 2007:
Ben öğretmen değilim ama beden dili ve diksiyon eğitmenliği yapmıştım bir zamanlar.Genelde eğitimlere firma sahipleri ( kel göbekli 40-50 yaş arası zengin insanlar) katılırlardı. Ben ise o zamnalar 26-27 yaşlarındaydım. Karşılarında ki insanı eğitmen yerine koymaları için belirli bir disiplin gerektiğini düşünüp o şekilde davrandım hep. Ama ders aralrında muhabbetimizi de yaptık. Sanırım başarılı da oldum. Bu konuda kısmen ms`e , kısmen de mysti`ye hak veriyorum . Ne ketum ne de zevzek olmamalı…
Cuma, Eylül 7th, 2007:
öğretmenlk bir sanattr, herkes eğtm fak mezunu olablr anck herks ÖĞRETMEN olamz, her bilen öğretemez, öğretmk başka 1 durumdr..illüzyon yaratmak, hipnotize etmk gbi vs vs..
yıllar önce bir oyunn oyun müziklerini besteleyen o zamann çok önemli ve tannmış bir grup üyesi sesledrecğm şarkı ile ilg bilgi verrkn anlaşlmz kelimeleri ard arda diziyordu bende anlatamadğı için bir örnek verip “böyle mi yorumlamamı istiyorsun burayı” diyp duruyrdm…oda “evet evet de şimdi bak şurda çıkıyrsun ya…”vs vs anlatamyrdu yine, nihayetnde 15 dakkmı almyck bir çalşma 45 dk sürmştü ve içine düştğmz çıkmazı ve benm gözmdeki çaresizlği görnce( 4 şarkı daha vardı çalışlack ve kayt yaplck) “ya çiğdem ben.. işte.. anlatamadğm için müzk yapyorum ya” demşti..
Cuma, Eylül 7th, 2007:
KARIŞIK, Türkçede “ne …..ne…….”kalıbı olumlu bitmelidir, olmsz değl..
birşy değl..
Cuma, Eylül 7th, 2007:
offf ms offf… Dinime kufreden musluman olsa demişler…
Cuma, Eylül 7th, 2007:
ee “beden dili ve diksyn eğtmnlği” diyrsun DA, Allahm kimlern ellerne düşmş bu eğtmler..
bu eğitimi almş ve yetkn olmşlar bilr “bilerk yaplanlr ayrdr birde insiyaki yaplan hatalar vardr, spontan gelşr -ki onlar gerçktn öyle bilinegelmş olandr”
aman kabul edver nolur, ölr müsn?
Halla hallaaah :)))
Cuma, Eylül 7th, 2007:
Yazım yanlışı için özür dilerim…Bütün diksiyon eğitmenleri gibi benim de türkçe profesörü olmam gerekirdi. Ey büyük hocamız , eğitmenimiz , öğretmenimiz , okutmanımız… (Seni tenhada kıstırmiiimm…)
Cuma, Eylül 7th, 2007:
:)))))))))))))
kaçıııııın KARIŞIK gelioooooo..
Pazar, Eylül 9th, 2007:
sizin askiniza da doyum olmuyo yav.
Cuma, Eylül 28th, 2007:
sanada abicim özcan denizin - dönüşüm muhteşem olacak şarkısını tavsiye ediyorum çıkarken onu sölemeliydin bence
Salı, Kasım 20th, 2007:
ben de bi kere kopya çekecektim ama çok korkuyordum fen dersindeydik fen ögrenmeni çok sinirliydi neyse bu konuları geçelim sınavdan önce kopya kagıtları hazırlıyacaktık ben de yazacagımıza giidelim sınav kagıdını çalalım dedim çaldıkda neyse bunu biz bütün sınıfa fotokopi çekip dagıttık
sınavda da kagıdı degiştirecektik daha sonra sınavın sonlarına geliyoduk hoca cemre niye yazmıyosun dedi ben de hocam yazıcam dedim ve arkasını döner dönmez kagıdı degiştirdim bi 5 dk sonra yanıma geldi ooooo cemre sen neymişsin kagıdı 2 dk da doldurdun deyince benim gülmem tuutu zor duruyodum gülmeden hoca kagıtlar topladı ve bütün dınıf 5 aldııı baş ta benle birlikte fen sınavlarını seviyorum……
Perşembe, Mayıs 1st, 2008:
Kopya çekmek çok qüzel oluo :) ama bir yandanda ürkütücü oluo ya hoca yakalarsa beni ……………. yaparsa die :)
Pazar, Mayıs 4th, 2008:
Ben üniversite filan okumadım o yüzden onlar kadar çok öğretmen tanıma fırsatım olmadı.Ancak kendi okul hayatımda benim için önemi büyük hala hatırladığım hayatıma yön vermem konusunda büyük önemi olan bir öğretmen var ki asla unutamam.Gerçekte,içimde yaşadığım dışa vuramadığım gerçek beni ortaya çıkarmamı sağlayan,sadecebenim değil o dönemde ki tüm öğrencilerin gönlünde taht kuran biri.Böyle öğretmenlerden hep olmalı ki öğrencilerin okula,derse bakış açıları deyişsin.
Öğretmenlik mesleyi çok özel bir iş.Hiç kolay değil bir insana birşeyler öğretmek,eğitim vermek.Ancak ayrılacak yönleri de yok değil.Tıpkı mskalimeronun verdiği dr.örneğinde olduğu gibi.