Mendil kontrolü
sakinesuskun yazmış
Sene 1962. İlkokul birincisınıftayım. Herhalde birazdan bahsi geçen öğretmenim rahmetli olmuştur çoktan.
İlk derste temizlik kontrolü var. Mendiller masanın, ellerimiz de mendillerin üzerinde. Benim de mendilim yok.
Beni tahtaya kaldırdı “Bir daha mendilsiz gelmeyeceğim” deyip oturmamı söyledi. Söyleyemedim. Arkadaşlarımı kaldırdı, söyletti ben yine söyleyemedim.
5 ders ve tennefüsler dahil tek ayak üstüne durdum. Her dersin başında birkaç arkadaşımı kaldırdı ve “Bir daha mendilsiz gelmeyeceğim” dediler, bende tık yok.
İçimde fırtınalar kopuyor, kim biliyor ki. Annem rahmetli babamı terketti. Benden küçük 2 kardeşim var. Nasıl derim bir daha mendilsiz gelmeyeceğim diye. Nasıl yalan söylerim…
Ben hala kolay kolay yalan söyleyemem.
|
9 Ekim, Salı , 2007






Salı, Ekim 9th, 2007:
Ben böyle olaylar duyduğumda içim acıyor:( O zamanlar yaşanan fakirlik şu anki gençlerin hayal dahi edemeyeceği türdenmiş. Annem anlatır. Kendinden küçük 4 kardeşine bakabilmek için daha varlıklı olan komşularından avucuyla vita yağ çalarmış. Ana yok başlarında, baba yok. Sabah okula komşu kapısında dışarda kalmış kendi ayağına 3-5 numara büyük ayakkabılarla gider, okul dönüşü gizlice geri yerine bırakırmış. Seneler sonra haklarını helal etmeleri için memleketine gitmiş, komşularına anlatmıştı olanları. Hepsi de haberdarmış zaten durumdan. Helal etmişler haklarını.
Salı, Ekim 9th, 2007:
ay. hadibesende tüylerimi ürperttin be.
maalesef bu bosanmis aile cocuklarinin en büyük problemi. üzüldüm sakinecigim.
Salı, Ekim 9th, 2007:
Ogretmenin bu kadar zalim olmasi anlasilmaz bisey benim icin.Ogretmen ogrencisinin sinif disindaki durumunu da bilmeli.tabi 62 senesinde bunu beklemek cok mu zor bilmiyorum ama insanlarin simdiki zamandan daha yakin oldugu kanisindayim.komsuluklar arkadasliklar varliklar yokluklar acikca bellidir o zamanlar.
bir daha mendilsiz gittin fikri olustu bende.eger oyle bisey olduysa ne gibi bir tepki geldi ogretmenden merak ettim.
Çarşamba, Ekim 10th, 2007:
gerçektende zormuş o zamanlar hayat. ne kadar şikayet etsekte böyle bir zamanda yaşadığımız için sevinmelimiyiz bilmiyorum. (edited by pollyanna)
öğretmenin tutumuda genel olarak ilginçmiş. hadi sınıfındaki öğrencinin aile durumundan haberdar olmasını geçtim. sanki oradaki bütün çocuklar gidip kendilerine mendil alıp, kendileri temizleyip, kendileri ütülüyor. ebeveynleri okula mendille gelmeleri gerektiğinden haberdar (neden mendille gelmek zorundalarsa artık), çocuk okula mendilsiz geldi diye madem birini cezalandırıcaksın veli toplantısı yap mendili olmayan çocukların annelerini tek ayak üstünde beklet.
ilkokulda ben de hatırlarım bu geyiği. öğretmen tek tek masasına çağırıp mendilini göster derdi. nezle olduğum bir dönem burnumu sildiğim mendili kirletmişim diye kızmıştı hatta bana. mendile sildiğim tatakları başkası gördüğü için utanmıştım. ayriyetten burnumuzu dahi silmeyeceksek okula neden mendil getirdiğimiz konusunada çocuk aklımla bir sonuç getirmeye çalışmıştım. nedenini bu yaşıma kadar hala anlayabilmiş değilim. hani bizim zamanımızda selpak mendil yurtdışından tanesi 10 dolara ithal edilmiyordu yine aynı fiyattı. deseler ki “her çocuğun yanında bir paket selpak her zaman olsun burunlarını birbirlerinin üstüne silmesinler” anlarım.
Çarşamba, Ekim 10th, 2007:
Vicdansız hoca işte.Sormalıydı sana kızım niye mendilin yok diye.Sordaydı cevabını alırdı zaten.Zorlamanın ne amlamı var.Ufacık çocuğu..Benim de ilk okul öğretmenin böle bir tipti.İlk okul 1. sınıf öğrencesine tuvalet izini verilmez mi derste ya?? Hocamız öle gattardı ki asla izin vermezdi.Kaç arkadaşım yazık derste altını pisletti bu yüzden …
Diğer taraf da ise aile.Zaten bu aileler değil midir bizi var eden ve aynı zamanda da yok edebilen….Bu kadar diyorum.. zaten anlaşılmıştır sanıırmm
Çarşamba, Ekim 10th, 2007:
o mendil ve tirnak kontrolleri dünyanin en manyak kontrolüdür onu söyleyim. bir insanin temiz olmasi sart ama nedense hócalar cebinde mendil olanin temiz olduguna inanirlar. yav ya zamani olmadiysa annemin yikayip ütülemeye. birinci sinif cocugu bu yüzden cezalandirilir mi?
hele bir de el süyle tuzluk gibi yapilip hocaya uzatilir ve hoca da allah ne verdiye bu tuzlugun üzerine cetvelle gelmez mi?
tadindan yenmiyo valla.
Cuma, Şubat 8th, 2008:
O yaşta o durumda yalan söylemenin yanlışlıgının bilincinde bir çocuk olmak.Tebrik ederim…