Valiye üç kere özür dileten öğrenci
Semih yazmış
- Hocam acil bir durum var. Müdür bey bütün öğretmenleri toplantıya davet ediyor.
- Dersimi bitirseydim.
- Hocam yeni vali okulları geziyormuş. Birkaç saat sonra bizim okula da gelecekmiş. Durum acil.
- Anladım hemen geliyorum.
Dersin kesilmesinden hiç hoşlanmazdı Mehmet Emin öğretmen. Ama Vali gelecekse önemliydi tabi.
- Arkadaşlar, şimdi acil bir toplantıya gitmem lazım ama sizin de dersten geri kalmamanız lazım. Ben yokken benim vekilim kimdir?
Çocuklar hep bir ağızdan bağırdılar:
- Sıınııııfff baaşkanıııııı!
- Aferin arkadaşlar. Şimdi oğlum gel tahtaya. Sen bu konuyu çok iyi biliyorsun. Size ödev verdiğim matematik problemlerini tahtaya yaz ve arkadaşlarına açıklayarak anlat. Ben gelinceye kadar durmak yok. Tamam mı?
- Peki öğretmenim.
Sınıf başkanı göğsünü kabartarak, ciddiyet kazandırmak için hafif de kaşlarını çatarak matematik kitabıyla tahtaya çıkıp tebeşiri eline aldı ve harıl harıl kara tahtaya problemleri yazmaya başladı. Mehmet Emin öğretmen huzurlu bir tebessümle çıktı sınıftan…
Öğretmenler odasında;
- Herkes geldiğine göre başlayabiliriz arkadaşlar. Bildiğiniz gibi ilimize yeni bir vali atandı. Bu vali eğitime çok önem veriyormuş. Bu yüzden sürekli okulları teftişe gelir, eksikleri yerinde görüp yardımcı olurmuş. Ama en sevmediği şey öğrencilerin zayıf olması. Eğer öğrenciler sorduğu soruları bilemezse o okullara bir daha uğramıyormuş. Asker hocam, sizin sınıfa gelmesi için uğraşıcam. Malum okulun en iyi sınıfı sizin. Aman Mehmet Emin Hocam, sakın sizin sınıfa gelmesin, yoksa yandık.
- Ne münasebet efendim. Benim sınıfım iyidir.
- Hocam alınganlık göstermeyin. Herkes biliyor sizin sınıfın ne kadar haylaz ve tembel olduğunu. Vali bey bir saat sonra gelecek. Herkes elinden geldiğince Vali beyi Asker öğretmenin sınıfına yönlendirsin lütfen. Şimdi beni iyi dinleyin…
Mehmet Emin öğretmen suratını asarak emekliliği öncesi mezun edeceği son sınıfın bu şekilde anılmasından rahatsızlığını belli etse de müdür muavinine de kızamıyordu. Derin düşüncelere dalarken müdür muavinin ne dediğini duymuyordu artık.
Toplantı devam ederken;
- Okuldaki bu gürültü ne yahu?
- Vali bey bütün öğretmenler toplantıdaymış. Bu yüzden sınıflarda çocuklar gürültü yapıyor.
- Bu ne ciddiyetsizlik. Ders zamanı toplantı mı olurmuş.
- Herhalde sizin geleceğinizi haber almışlar, onun için toplantıya girmişlerdir efendim.
- Olur mu öyle şey? Ben haber verilmesin demiştim. Kim haber vermiş?
- Eee şey efendim. Önceki gittiğimiz okuldan haber vermişlerdir muhakkak.
- Okulu yıkılıyor yahu! Ne haylazmış bu okulun öğrencileri!
- Ne yapsınlar efendim. Daha çok ufaklar.
- Disiplin yok bu okulda disiplin. Şurada boş bir sınıf var galiba hiç ses yok. Bari orada bekleyelim şu toplantının bitmesini.
Bunu derken bir yandan da kapıyı açan vali bir anda gördüğü manzara karşısında hayretler içinde kaldı. Bir öğrenci tahtada matematik problemi çözerken anlatıyor, diğer öğrenciler de büyük bir ciddiyetle dinliyor bir yandan da not alıyorlardı. Geldiğini gören tahtadaki öğrencinin sesiyle irkildi:
- Ders işliyoruz. Lütfen sonra gelin.
- Özür dileriz. Biz sınıf boş sanmıştık da. Girebilir miyiz?
- Ses çıkarmadan arka tarafa geçip oturun. Ama çok kalabalıksınız sadece iki kişi gelsin.
Heyetin geri kalanı kapıda kalıp Vali bey ve bir yardımcısı mahcubiyet ve biraz da şaşkınlık içinde arka sıraya oturuken sınıf başkanı soruları anlatarak çözmeye devam ediyordu.
- Hayret doğrusu başlarında öğretmenleri de yok ama diğer sınıfların aksine nasıl da sessizce ders işliyorlar.
- Evet efendim. Çok takdir ettim.
Sınıf başkanı kaşlarını çatarak gerisin geriye döndü ve
- Lütfen ders sırasında kendi aramızda konuşmayalım.
Vali beyin şaşkınlığı katlanmıştı.
- Özür dilerim. Bir daha olmaz lütfen dersinize devam edin.
Sınıf başkanı iyice gururlanmış, öğretmenlik rolüne iyice gaza gelmiş bir şekilde devam ediyordu. Problemler bitince yine aynı havayla sınıfa sordu:
- Arkadaşlar! Anlamadığınız bir yer var mı?
Kimseden bir müddet ses çıkmayınca vali bey parmağını kaldırdı.
- Evet buyrun.
- Evladım ben Kocaeli valisiyim. Okulunuzu teftişe gelmiştim.
- Madem Kocaeli valisisiniz neden bizim okulumuzu teftişe geldiniz?
- Tekrar özür dilerim. Ben yeni Konya valisiyim ama uzun süredir Kocaeli’nde görev yaptığım için ağız alışkanlığıyla söyledim.
Tam bu sırada Mehmet Emin öğretmen, müdür ve diğer öğretmenler vali beyin geldiğini haber almış ve telaş içinde açık olan kapıdan gözüktüğünde teneffüs zili de çaldı. Vali bey sınıf başkanını alnından öpüp, müdürün yanına gidip heyecanla sordu:
- Kim bu harika sınıfın kahraman öğretmeni?
Müdür şoku atlatamadığı için kimsenin anlayamadığı bir kaç şey geveleyerek Mehmet Emin öğretmeni eliyle gösterebildi.
- Tebrik ederim öğretmen bey. Bu kadar sınıf öğretmen olmadığı için gürültü patırtı içindeyken, sizin sınıfınız ders işliyordu. Üstelik bütün ders kurallarına da riayet ederek. Eserinizle ne kadar övünseniz azdır.
Ertesi gün Mehmet Emin öğretmen gazetelerde vali bey tarafından yılın örnek sınıfı seçilen ve ödüllendirilen öğrencilerinin haberini okurken göz yaşlarını tutamıyordu:
- Valiye üç kere özür dileten öğrenci!
|
24 Kasım, Cumartesi , 2007






Cumartesi, Kasım 24th, 2007:
Öğretmenler gününde onları onore edecek bir yazıyı yayınlayarak, yayıncılık örneği gösteren site yönetimini kutluyorum.Sitedeki tüm öğretmen arkadaşlarımız dahil tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum.
Semihide bu başarılı yazısından dolayı tebrik ediyorum.Kalemine sağlık.
Cumartesi, Kasım 24th, 2007:
24 Kasım Öğretmenler Gününde senin kaleminden böyle hoş bir hikaye okumak ne güzel.
Yaşanmış bir olaya benziyor. Bana öğretmeni olmayan bu sessiz sınıfta tahtada matematik problemi çözüp öğretmenini gururlandıran sınıf başkanı senmişsin gibi geliyor :)Hatta eminim..
Ne güzel ders verilmiş,ön yargılar yıkılmış burada.Aferin size..
Cumartesi, Kasım 24th, 2007:
Çok güzeldi bu yazı.Benim de vardı bir öğretmenim böyle hala daha kendisini saygı ve sevgiyle anarım ve hatta diğer öğretmenler üstlerine alınmasınlar ama benim tanıdığım en mükemmel öğretmendi o.Benim hayata bakış açımım değişmesinde beni gerçek bir insan yapma konusunda çok emeği vardır.Kendisi de öğretmenlikten de öte harika bir insandı hep arar sorardım ama 1-2 yıldır kendisine ulaşamıyorum artık.Ama inşallah sağdır buradan ben yine onu saygıyla anıyorum elleri öpülesi öğretmenim benim.
Cumartesi, Kasım 24th, 2007:
inanilmaz geliyor yav.hoca sinftan cikacak da cocular oturup ders isleyecek ama olmus iste valla bravo.
Cumartesi, Kasım 24th, 2007:
bizim sınıfı öğretmen başkana teslim ettğinde sınıf ikiye bölünürdü
yaramazlık yapanlar
ders yapanlar
tabi o gürültü içinde ders nasıl yapılırsa!!
çok güzel bir yazıydı
tebrikler
Cumartesi, Kasım 24th, 2007:
ellerinize sağlık. çok hoşuma giderek okudum yazınızı. bir de o valinin ismini öğrenebilseydik çok memnun olurdum. çünkü eğitme önem verecek, okulları ziyaret edip sorunlarını dinleyecek ve eksiklerini giderecek ve üstüne böyle bir durumda soğukkanlı bir şekilde öğrenciden yaptığı hatalar için özür dileyecek bir valinin ülkemizde varlığını bilmek çok gururlandırıcı. malum genelde biz de valiler için ya 40 derece sıcakta güneşte ya da -10 derece soğukta öğrenciler valiyi alkışlamak üzere telef edilir de….
Cumartesi, Kasım 24th, 2007:
ya bu öğrenciyi bizim sınıfa mı atasak ne yapsak yahu .? cok ılgınc walaa
Pazar, Kasım 25th, 2007:
bak doktorcugum yorumun hakikaten bir harika. o telef olma konusunda da cok bi haklisin. bizim ülkemizde devlet adamlari genelde ancak resmi gecitlerde güruh olusturmak icin hatirlar ögrencileri. sahi adi ne bu valinin yav.
hele de özür dileyecek hele de bunu 3 kere arka arkaya yapacak bu her valinin harci degil valla.
Pazar, Kasım 25th, 2007:
efsanemidir gerçekmidir bilmem ama mükemmelmiş.
Pazar, Kasım 25th, 2007:
Dun internete giremedim bugun ancak yorum yapabiliyorum kusura bakmayin. Oncelikle butun ogretmenlerimin ogretmenler gununu kutlar ellerinden operim.
Arkadaslar bu olay gercek ama valinin adini hatirlayamadim bir turlu. Olay yanlis hatirlamiyorsam 93-94 yillarinda oldu ve ilkokuldayim. Aslinda gazetenin manseti iki kere ozur diletendi ama kurguyla bir kere arttirdim:)
Salı, Kasım 27th, 2007:
okurken etkilendim o anda o sınıf başkanı ben olmak isterdim yaa geçmiş ve gelecek bütün öğretmen ve öğretmen olucakların günleri kutlu olsunn
Cuma, Kasım 30th, 2007:
haklisin Bnan o sinif baskani olmak guzel bir duygu da asil onemlisi o sinifta olabilmek bence. Normalde haylaz bilinen bir sinifin yeri geldiginde ogretmeninin sozunden nasil ckmayi dersi ciddiyetle dinledigini hayretle goruyoruz. Sinif arkadaslarmla gurur duyuyorum:) Facebook ile bir cogunu buldum ve tekrar cok guzel bir iletisim kurduk. bir de ulkemde olabilseydim:)
Cuma, Kasım 30th, 2007:
Demek sizin sınıfmış,gördün mü?Peki,sınıf başkanı kimdi Semih?Tahminim doğru mu merak ettim?
Cuma, Kasım 30th, 2007:
okul takımda oynamam karşılıgında bana başkanlık verirlerdi bende kabul ederdim zaten okul takımda oynamadıgım dönemler belli oluyor açıkça
ben çok başkanlık yaptım 4.5.6. sınıflarda sonra lise 2 ve 3 de başkanlık yaptım ben olabilirim diye düşünüyorum ama vali degildir bize gelen pek çok vali böle çıkışlar yapmaz yapanlarıda sanırsam görev süreleri kısa olur veya degiştirilir yeri veyada merkez valisi olur :D türkiyede çok var yatarak para kazanma dediklerinden
Cumartesi, Aralık 1st, 2007:
Evet o sinif baskani bendim ogretmenim ama dedigim gibi orada tahtaya cikip soru cozen ogretmen bile olsa sinif dinlemiyorsa bir anlami yok. Gercekten sinifimla gurur duyuyorum. Ayrica bize vali odul olarak bir canta dolusu kirtasiye malzemesi hediye etmisti. Sinifta kurayla paylasmistik bana da bir kirmizi kalem dusmustu. Hic odev yapmadigim icn ve yazmayi da sevmedigim icin kullanmadim sakladim o kirmizi kalemimi sonra o defterinde muntazam olan kiz kardeslermden birine nasip oldu:)
Valinin okullari bu mantikla gezip gezmedigini ogretmenler odasinda neler oldugunu hic bilmiyorum. Tek bildigim siniftaki olay onu da yarm yamalak hatirliyordum ama sinif arkadaslarmla hep birlikte olanlari hatirlamistik eksiklerimizi tamamlamistik. Ve bizm sinifi bizm donemin en kotu sinifi olarak gordukler de dogruydu. Ama kader iste bizm sinifi konyada yilin ornek sinifi sectirtti:)
Cumartesi, Aralık 1st, 2007:
Güzel yazı daha doğrusu hayata dair iyi bir anekdot ellerine sağlık
Cuma, Aralık 7th, 2007:
gercekten cok guzel bır metın okudum gonderenın ellerıne saglık…
Salı, Aralık 11th, 2007:
Ya Kim Yazdıysa Ellerine Sağlık Hakkaen Mehmet Emin Hoca İyi İş Çıkarmış Vay Be Keşke Öyle Bir Öğretmende Bizim Sınıfa Düşse
Çarşamba, Ocak 23rd, 2008:
İşte geleceğin liderleri…
Salı, Ocak 29th, 2008:
Öyle bir ögrenci yetiştirki;ne yoklugunu ne de varlıgını belli etsin. Önemli olan yeri geldigi zaman güvenip de gidebilmektir.Arka dönüpde gönül rahatlıgıyla kapıdan çıkacak eğtimi o öğrencilere kalpden öğretmektir.BRAVO MEHMET EMİN ÖĞRETMENE…Vermiş olduğu özveriden dolayı diger öğretmenlere duyurulur.(öğretmenlik kutsal bir meslektir.)Kutsallaşması içinde MEHMET EMİN öğretmenlerin çogalmasına baglıdır.Teşekkürler MEHMET EMİN ÖĞRETMENİM.
Pazar, Şubat 24th, 2008:
hakkaten gzl bende bir öğretmenim am mehmet emin öğretmen gibi bir öğretmen ve onun öğrencileri gibi öğrenciler hiç tanımadım ve görmedim “öğrencilerimm görüyosunuz dimi ne öğrenciler var:)
Çarşamba, Şubat 27th, 2008:
ogretmenim kimse mukemmel degil biz de cok uzduk ogretmenimizi ama oyle bir terbiye verebilmis bize ki ne mutlu bize.
Emekli oldu ve Simdi ziyaretine gidiyoruz da butun sinif ogretmenleri gibi o da ogrencileriyle hep gurur duyuyor.
Cuma, Şubat 29th, 2008:
bence bu hikaye çok güzel.öğrenciler de matematik profesörü olmuştur…:)
Salı, Mart 11th, 2008:
Oldukca güzel bir hikaye olmuş…
Perşembe, Mart 20th, 2008:
çok güzel bir yazı , kendini bilen insanları yönetmeye gerek yoktur. Liderler sadece ne yapamayacağını bilenlere yol gösterir ve lider öldüğünde herşey eskiye döner. Her zaman başında biri olmadan da nasıl davranmasını bilen öğrenciler yetiştirmek dileğiyle böyle bir toplum kurtarıcıya ihtiyaç duymaz!
vatan elden gidiyor diye telaşa düşmeye ve korkuların bizi yönetmesine izin vermemiş oluruz. Hikayeyi kim yazdıysa tebrikler gerçekten yaşanmışsa o çocuklar çabuk büyüsünler :)