Ağız dolusu leblebi tozuyla Mustafa demek ne güzel şeydi
cilekbahcesi yazmış
Ah çocukluğum ah… Neler yapılmazdı ki, değil mi? Çocukluğa dair yazıları okurken birden aklıma leblebi geldi.
Leblebileri alırdık, hani şu bildiğimiz sarı leblebi varya, onları bir poşete koyar, doğru sokağa… Sonra taşla poşetin içindeki leblebileri unufak eder, ondan sonra ağzımıza alıp,
“Mustafa” derdik :))
Mustafalar bundan gocunmasın, bazı yerlerde başka ismler de kullanılıyor :)
Ağzımızından püsküren leblebi tozları bizi nasıl mutlu ederdi anlatamam. Üstümüz başımız leblebi tozu olurdu. Çocukluk işte insan neler neler yapıyor…
|
31 Mayıs, Perşembe , 2007







Perşembe, Mayıs 31st, 2007:
Yazın çok tatlı olmuş.Şunu bilki arkadaşım, o çocukluğumuzdaki eğlenceleri şimdi, eşşek kadar olduğumuz halde yapmak bir başka oluyor.
Perşembe, Mayıs 31st, 2007:
teşekkür ederim istisna,seninle aynı fikirdeyim.sanırım asıl güzellik içimizde büyümemiş çocukluğumuzu taşıyıp hayatatın acımasızlığı içinde birazda olsa kendimizi mutlu hissedebilmek öğle değil mi?
Cuma, Haziran 1st, 2007:
Hatta ben evde leblebileri havanda döver, öyle yaşardım bu zevki ama bakkaldan aldığımın yerini tutmazdı. Çünkü Bakkalda pipetle birlikte satılırdı. Pipetle içimize çektiğimiz zaman boğazımıza kaçardı:D
Cumartesi, Temmuz 14th, 2007:
biz leblebi tozunu yedikten sonra islik calmayi denerdik. Bir deneyin. O günleri andikca, bu gün bile gülmemek icin kendimi zor tutuyorum.
Cocukluk güzel sey. Mümkün olsa da dönebilsek.
Pazartesi, Temmuz 30th, 2007:
Biz de ıslık çalmaya çalışırdık. Sonra ardı ardına kahkahalar. Ne güzel günlerdi.
Salı, Temmuz 31st, 2007:
bakkalda satılanların yanında bir de kaymak helvası olurdu böyle beyaz köpük gibi onu da hatırlayan var mı?çok güzeldi tadı:)
Cuma, Ağustos 10th, 2007:
Allahallah ya ben hç bilmyrm böyle 1 oyun..dağarcğm zengnleşti.thanks..